|
|
19 Ağustos 2007 Pazar 16:34
|
Dünya
|
RUSLARIN UÇAKLARI NAFTALİNLİYMİŞ... Rusya, 'savaş uçaklarımı uluslararası devriyeye tekrar çıkartacağım' dedi; Amerika ciddiye almadı
ABD, Rusya'nın, uzun menzilli kıtalararası nükleer bombardıman uçaklarının düzenli devriyelerinin yeniden başlatılması kararı almasını tehdit olarak görmediğini açıkladı.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Sean McCormack, konuyla ilgili açıklamasında, "Rusya, eski uçaklarını naftalinlerin arasından çıkarıp yeniden uçurmak istiyorsa bu onların kararıdır" dedi.
Beyaz Saray Sözcüsü Gordon Johndroe da bu kararın ABD'nin güvenliği için bir tehdit oluşturup oluşturmadığı konusunda sorulan bir soruya, "Ordumuzun böyle bir kaygısının olmadığını düşünüyorum" diye yanıt verdi. Sözcü, dünyadaki farklı orduların, güçlerini farklı biçimlerde eğitme yolunu seçtiklerini belirterek, Rusya'nın bu kararının beklenmedik bir olay olmadığını kaydetti.
PUTİN NELER YAPIYOR; NEDEN YAPIYOR?
Devlet Başkanı Vladimir Putin'in önceki gün ağır bombardıman uçaklarının ülke dışına uzun menzilli uçuşlar yapmaya yeniden başladığını açıklaması Rusya'nın nereden nereye geldiğini gösteren çarpıcı bir örnek oldu.
Uygulamaya 15 yıl önce son verilmesinin asıl nedeni bir filonun sürekli uçmasını sağlayacak paranın bulunmamasıydı.
Savaş uçakları için yakıt alamayan hükümet, çalışanlarının maaşlarını bir yıllık gecikmeyle ödeyebiliyor ya da erkek işçilere alacaklarına karşılık kadın bağı vermeyi öneriyordu. Bu koşullarda Rus ekonomisi 1998 yılında dibe vurduğunda Merkez Bankası'nın kasasında sadece birkaç milyar dolar kalmıştı; bu tam bir iflastı.
Ama 2000'lerin başlamasıyla iki unsur Rusya'nın şansını çevirdi: Petrol fiyatları yükseldi ve Kremlin'de iktidar değişti. Petrol fiyatında bir dolarlık artıştan bir milyar dolar kazanan Rusya'nın döviz rezervleri önceki gün 420 milyar dolara ulaştı; yani Ruslar paraya boğuldu. Boris Yeltsin'in demokratik, ancak kaotik yönetiminin ardından Putin'in başa gelmesiyle ülke içinde ve dışında otoriter, ancak vatandaşına güven vermeye başlayan bir Rusya şekillendi.
Halkın kırılan gururunu onaran Putin, Rusya'nın büyük bir devlet olduğu tezini işledi ve petrol gelirlerini bu uğurda harcadı. Kaosun yerini düzenin almasıyla halkın gözünde kahraman seviyesine yükselen Putin'in antidemokratik uygulamaları Batı tarafından ne kadar çok eleştirilirse, düzen ve otorite arayışı içindeki Ruslar tarafından o kadar çok sevildi. Bilinen ideolojik kalıplara sokulamayan, ancak kısaca "Putinizm" olarak adlandırılan politikalarıyla Rusya lideri ülke içinde dikensiz gül bahçesi yarattı; artırdığı askeri ve istihbarat faaliyetiyle ABD'ye kafa tutmaya başladı ve enerji kozuyla da "süper devlet" unvanına yeniden talip oldu. Şimdi Rusya'da herkes, görev süresi mart ayında dolacak Putin'in iktidarda kalmasını sağlayacak formüller arıyor.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın, onuruna verdiği iftar yemeğinde ünlü Ermeni müzisyen Djivan Gasparyan’ın “Sarı Gelin” türküsünü seslendirmesiyle duygulu anlar y
KOKU, İNSANIN ÜZERİNE BİR YAPIŞTI MI, BİR DAHA ÇIKMIYOR. İŞTE FİLİSTİNLİLERİN BULDUĞU ÇARELER:
Kanada’da, girdikleri evin kedisini mikrodalga fırında yakarak öldüren gençlere 1 yıl gözetim altında tutulma ve 100 saat de toplum merkezlerinde çalışma cezası verildi.
AVRUPA Birliği’nin öğrenci değişim programı Erasmus’un öğrenci birliği ESN, Türklerle anlaşamayan Kıbrıs Rum kesimini attı.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün Ermenistan-Türkiye maçı için Erivan'a gitmesini ''tarihi ve cesur bir davranış'' olarak değerlendirdi.
Rusya'nın Venezuela ile bu yıl içinde Karayip Denizi'nde ortak tatbikat yapacağı bildirildi.
|