|
|
04 Ocak 2008 Cuma 16:09
|
Dünya
|
Sırbistan'dan AB'ye rest
Sırbistan Başbakanı Vojislav Koştunitsa, Avrupa Birliği'ne ''Bağımsız Kosova'yla Belgrad arasında" bir tercih yapmak zorunda kalabileceği uyarısında bulundu.
BBC - Kosova'nın gelecek birkaç ay içinde bağımsızlık ilan etmesi bekleniyor.
Avrupa Birliği Dışişleri Bakanları, Ocak ayında yapacakları toplantıda bölgeye polis ve yargı gücü gönderip göndermemeyi tartışacak.
Sırbistan Avrupa Birliği'nin planlarına karşı.
Koştunitsa, Kosova'nın bağımsızlığının Sırp topraklarının bir bölümüne el konması anlamına geleceği uyarısında da bulundu.
Kosova'daki Sırplar da, bölgeye Avrupa Birliği'nin bir polis gücü sevkine karşı çıkıyor.
Kasım 2007'de, Sırbistan'la Avrupa Birliği, Avrupa Birliği'ne tam üyelik sürecinin ilk adımı olan Ortaklık ve İstikrar Paktı'nı parafe etmişti.
Ancak Sırp başbakan, eğer Avrupa Birliği bölgeye polis ve yargı gücü gönderirse, anlaşmayı imzalamayacaklarını söyledi.
Sırbistan'da 20 Ocak'ta cumhurbaşkanlığı seçimi yapılacak.
Kosova konusunun seçim kampanyasının öncelikli başlığı olması bekleniyor.
Kosova'da kasımda yapılan seçimlerin ardından oluşan yeni parlamento ilk toplantısını önümüzdeki saatlerde yapacak.
Demokrat Parti ve Kosova Demokratik Birliği arasındaki koalisyon pazarlıkları ise henüz sonuçlanmadı.
Anlaşmaya varılan iki konudan biri, başbakanın Demokrat Parti'nin lideri Haşim Taçi'nin olması, Kosova Demokratik Birliği'nin lideri Fatmir Seydu'nun da özerk yönetimin başkanı görevini sürdürmesi.
Şimdiki pazarlıklar bakanlıklar üzerine odaklanmış durumda.
Her iki partinin, muhtemel bağımsızlık ilanının Avrupa Birliği ve ABD tarafından destekleneceğine inancı tam.
BUNCA VİZE SIKINTISI YAŞARKEN MEĞER HİÇ BAŞVURUDA BULUNUP 'DÜZELTİN BU DURUMU' DEMEMİŞİZ
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Suriye’nin başkenti Şam’dan İran’a seslenerek, Tahran yönetiminin nükleer programını durdurmaması halinde, “Bir sabah uyandığımızda İsrail’in saldırmış olduğunu g
Spor salonu, üniversiteye başlayan Çinlilerin aileleriyle doldu.
Vietnam Savaşı'ndan (1965-1973) bu yana ilk kez böyle bir tablonun görüldüğü kaydedildi.
Deniz Feneri iddianamesinde, Türk Hükümeti'nin, sanıkların tutukluluk hallerinin sona ermesi için savcıya baskı yaptığı öne sürüldü. Türkiye'den sanıklar lehine çeşitli girişimlerde bulunulduğu da idd
|