|
|
25 Ocak 2008 Cuma 13:38
|
Dünya
|
Kuran ile ilgili filminin gösterimi ertelenince böyle dedi: İslam korkusu iktidarda
FİLM, BUGÜN GÖSTERİME GİRECEKTİ
Aşırı sağcı Hollandalı siyasi Geert Wilders, Hitler'in 'Kavgam' kitabına benzettiği Kuran'ı 'Kadınlara ve eşcinsellere hoşgörüsüzlüğün, cinayetin, caniliğin ve terörün ilhamı' olarak gösteren 10 dakikalık filminin bugün planlanan gösterimini iki hafta ertelerken, ülkesini İslam korkusunun yönettiğini savundu.
Ölüm tehditleri alması üzerine polis koruması altına sokulan Özgürlük Partisi'nin 44 yaşındaki liderinin basında yayımlattığı açık mektupta şöyle denildi: 'Hükümet isterik panik içine girdi. Güvenlik güçleri olağanüstü toplanıp haftasonunda çıkacak olası şiddet eylemlerine karşı önlemleri görüştü. Ülkeyi geçici terk etme uyarısı aldım.'
Tüm bunların İslam'ın hoşgörüsüzlüğünün kanıtı olduğunu söyleyen Wilders, "İncil'in yasaklanması gerektiğini söyleyip faşist karakteriyle ilgili film yapsaydım, Başbakan Balkenende uluslararası etkileri olacak ciddi kriz uyarısı yapar mıydı" diye sordu. "Bir kısa filmin bazılarına göre ekonomik boykot, isyanın ve diğer korkunç olaylara yol açabilecek olması, benim değil, İslam'ın doğası hakkında her şeyi söylüyor" vurgusu yapan sağcı siyasi, "Hükümet panikleyerek İslam'ın Hıristiyanlıkla karşılaştırılamayacağı, benzersiz bir ideoloji olduğu, bu yüzden apayrı bir tavır gerektirdiğini kabul etmiş oldu. Dolayısıyla Kuran filmi şimdiden işe yaradı" dedi.
Kuran filmi bir başka işe daha 'yaradı'. Müslümanları yatıştırma telaşındaki hükümet, Wilders'in öncülük ettiği burkanın toptan yasaklanması tasarısında geri adım attı. Burka yasağını okullar ve hükümet binalarıyla sınırlı tutan Balkenende hükümeti, Wilders'ten 'ödlek' yaftasını yedi. Müslüman toplumuna göre Hollanda'da sadece 50 kadın burka giyiyor.
BUNCA VİZE SIKINTISI YAŞARKEN MEĞER HİÇ BAŞVURUDA BULUNUP 'DÜZELTİN BU DURUMU' DEMEMİŞİZ
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Suriye’nin başkenti Şam’dan İran’a seslenerek, Tahran yönetiminin nükleer programını durdurmaması halinde, “Bir sabah uyandığımızda İsrail’in saldırmış olduğunu g
Spor salonu, üniversiteye başlayan Çinlilerin aileleriyle doldu.
Vietnam Savaşı'ndan (1965-1973) bu yana ilk kez böyle bir tablonun görüldüğü kaydedildi.
Deniz Feneri iddianamesinde, Türk Hükümeti'nin, sanıkların tutukluluk hallerinin sona ermesi için savcıya baskı yaptığı öne sürüldü. Türkiye'den sanıklar lehine çeşitli girişimlerde bulunulduğu da idd
|