|
|
04 Aralık 2006 Pazartesi 08:37
|
Dünya
|
Almanya yılbaşında dönem başkanı... Fransa ile birlikte oturup Türkiye'ye karşı ORTAK TUTUM alacaklar...
FINANCIAL TIMES GAZETESİNİN HABERİNE GÖRE, BU İŞBİRLİĞİ TÜRKİYE'NİN HAYRINA ALAMET DEĞİL...
BBC - Financial Times, Türkiye Avrupa Birliği ilişkilerinde yine güç bir döneme girildiğini belirttiği yazısında Fransa ve gelecek ay birliğin dönem başkanlığını devralacak olan Almanya'nın ortak bir tutum açıklayacaklarını yazıyor. "Chirac ve Merkel'in Türkiye ittifakı" başlıklı yazısında Financial Times şu değerlendirmeyi yapıyor.
"Yarın Angela Merkel'le biraraya gelecek olan Jacques Chirac'ın, Türkiye'ye baskı uygulanması konusundaki çağrılara destek vermesi bekleniyor. Financial Times'ın öğrendiğine göre Chirac, 'Türkiye'ye limanlarını Kıbrıs uçak ve gemilerine açması için 18 aylık yeni bir mühlet verilmesi' yönünde Angela Merkel'in getirdiği öneriye desteğini açıklayacak. Geçen hafta Avrupa Komisyonu'nun hazırladığı tavsiye raporunda böyle bir mühlet bulunmasa da, hem Paris hem de Berlin hükümetlerinin, Türkiye üzerindeki baskıyı sürdürmek amacıyla bu yönde bir takvim belirlenmesi gerektiğine inandıkları görülüyor."
"Bu açıklama, gelecek hafta Brüksel'de yapılacak Avrupa Birliği liderler zirvesinde de tartışmaları alevlendirecek gibi görünüyor. Paris-Berlin ittifakı, Portekiz, Yunanistan ve Kıbrıs'tan destek bulsa da İngiltere ve İskandinav ülkeleri Kıbrıs konusunda bir tarih konulmasına sıcak bakmıyor. Dönem başkanlığının sonundaki Finlandiya, liderler zirvesi öncesinde yapılacak dışişleri bakanları toplantısında bu konunun bir karara bağlanmasını umuyorsa da görevi devralacak olan Almanya yetkilileri Başbakan Angela Merkel'in konuyu liderler zirvesinde tartışmayı umduğunu belirtiyorlar."
'Bir hayali kovalamak'
Times gazetesi ise bir yorum yazısında, Avrupa Birliği'nin dönem başkanlığını devralmaya hazırlanan Almanya'yı bekleyen ayların bir değerlendirmesini yapıyor.
"Bir hayali kovalamak" başlıklı yazısında Times, Almanya'nın, dönem başkanlığının gündemine Avrupa Birliği anayasasını değil, ekonomik büyümeyi koyması gerektiğini savunuyor.
"Siyasetçileri ve işadamları kendilerine artık daha çok güvenen Almanya, derin bir uykudan uyanan dev gibi Avrupa Birliği'nin dönem başkanlığını devralıyor. Yapılan reformların sonucunda ekonomik büyüme hızlandı. Hıristiyan Demokrat Angela Merkel liderliğindeki koalisyon, beklenenden çok daha başarılı olduğunu gösterdi. Avrupa Birliği, sorunlarla korkmadan mücadele edecek bir başkana ihtiyaç duyuyor. Enerji güvenliği, iç piyasalar, yaşlanan nüfus, göç ve entegrasyon birlik içindeki sorunların başında geliyor."
"Avrupa Komisyonu'nun tavsiye kararı ardından Türkiye'yle ilgili izlenecek tutum da bir diğer önemli konu. Türkiye'nin 'tren kazası' Almanya için daha kötü bir zamanda olamazdı. Müzakerelerin ağır da olsa yolunda devam edeceği ve Berlin'in bu konuda herhangi bir siyasî müdahalede bulunmasına gerek olmayacağı umuluyordu. Ancak hükümetteki iki ortak, Hıristiyan Demokratlar'la Sosyal Demokratlar'ı en temel şekilde birbirinden ayıran Türkiye konusunda Almanya hükümeti 'siyasî inisiyatif' üstlenmek zorunda kalacak. Bu ya kırılgan koalisyondaki çatlakları büyütecek, ya da Merkel Türkiye'yi savunmak zorunda kalacak."
BUNCA VİZE SIKINTISI YAŞARKEN MEĞER HİÇ BAŞVURUDA BULUNUP 'DÜZELTİN BU DURUMU' DEMEMİŞİZ
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Suriye’nin başkenti Şam’dan İran’a seslenerek, Tahran yönetiminin nükleer programını durdurmaması halinde, “Bir sabah uyandığımızda İsrail’in saldırmış olduğunu g
Spor salonu, üniversiteye başlayan Çinlilerin aileleriyle doldu.
Vietnam Savaşı'ndan (1965-1973) bu yana ilk kez böyle bir tablonun görüldüğü kaydedildi.
Deniz Feneri iddianamesinde, Türk Hükümeti'nin, sanıkların tutukluluk hallerinin sona ermesi için savcıya baskı yaptığı öne sürüldü. Türkiye'den sanıklar lehine çeşitli girişimlerde bulunulduğu da idd
|