|
|
10 Mart 2008 Pazartesi 11:08
|
Dünya
|
İngiliz gazetesi: Korkarız, yakın gelecekte Kuzey Kutbu için Avrupa ile Rusya arasında SAVAŞ yada SAVAŞLAR yaşanabilir
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ, RUSYA İLE ÇATIŞMAYI TETİKLEYEBİLİR
- İNGİLİZ BASININDA BUGÜN
İngiliz basınında bugün, "AB'ye iklim değişikliği uyarısı", "Bush'un CIA'in sorgu yöntemlerine sınırlama getiren yasayı veto etmesine tepkiler" ve "Pakistan lideri Müşerref'in siyasi geleceği" başlıkları öne çıktı.
BBC'nin Türkçe internet sitesi http://www.bbc.co.uk/turkish/'te yer alan basın özetlerine göre, Guardian Gazetesi, Avrupa Birliği'nin dış politika sorumlusu Javier Solana ve Avrupa Komisyonu'nun Dış İlişkilerden Sorumlu Üyesi Benita Ferrero-Waldner'in, bu hafta Brüksel'de toplanacak olan üye ülkelerin liderleri için hazırladığı iklim değişikliği raporunu ele geçirdiğini yazdı.
"Avrupa Birliği'ne uyarı: 'İklim değişikliği, Rusya ile çatışmayı tetikleyebilir" manşetini, şu satırlar takip ediyor:
"Avrupa hükümetleri, enerji kaynakları konusundaki çatışmaların damgasını vuracağı bir döneme hazırlıklı olmaları için uyarıldı. İklim değişikliğinin, Rusya ve Batı arasında, Kuzey Kutbu'ndaki geniş kaynakların paylaşımı konusunda tehlikeli bir rekabeti tetikleyebileceğinin altı çiziliyor."
7 sayfalık raporda ayrıca, iklim değişikliğinin Avrupa için, enerji savaşlarından kitlesel göçlere, siyasi radikalizme kadar birçok sorunu derinleştireceği belirtiliyor. Dünyadaki zengin ve yoksul ayrımının da, kuzey-güney ekseninde derinleşeceği, zira iklim değişikliğine kuzeydeki zenginlerin neden olduğu, yıkıcı etkilerinin ise en çok yoksul güneyde hissedildiğine dikkat çekiliyor.
Financial Times, Başkan George Bush'un, Merkezi Haber Alma Teşkilatı CIA'in kullandığı sorgu tekniklerine sınırlama getiren yasayı veto etmesinin, Demokratlar'dan büyük tepki aldığını aktarıyor.
Başkan Bush'un, CIA'in su işkencesi gibi sert sorgu yöntemleri kullanmasını engelleyecek yasayı veto etmesine Demokratlar sert tepki gösterdi. Senato İstihbarat Komisyonu Başkanı Jay Rockefeller, 'CIA'in yöntemleri, ulusal güvenliğimizi tehlikeye atıyor, hukuki ve ahlaki otoritemizi zayıflatıyor ve El Kaide'ye, yeni eleman ve motivasyon sağlıyor' diye konuştu. Cumartesi günü yasayı veto ettiğini ilan eden Bush, yasanın kendilerini terörle savaşlarında en önemli araçlarından birinden mahrum bırakacağını söylemiş, CIA'in yöntemlerinin birçok saldırı planının ortaya çıkarılmasına yardımcı olduğunu dile getirmişti.
Aynı konuyu başyazısında değerlendiren Independent, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı George Bush'u sert biçimde eleştiriyor.
"Beyaz Saray'daki süresi dolmak üzereyken ve Amerikan kamuoyunun dikkati halefini seçmeye odaklanmışken, Bush'un ülkesinin dünyadaki itibarına daha fazla zarar veremeyeceğini düşünenler yanıldı."
"Bush'un vetosu, başkanlığı döneminde sık sık ortaya çıkan bir özelliğini tekrar gösterdi; 'Uluslararası hukukun üstünlüğüne saygı göstermeme ve Amerika Birleşik Devletleri'nin dünyada nasıl algılandığını hiç umursamama' ".
"Kendini her fırsatta Amerikan bayrağının yıldız ve çizgileriyle sarıp sarmalayan ve kendini vatansever ilan eden Bush, son yıllarda ülkesinin savunduğunu iddia ettiği değerlere hiç kimsenin vermediği zararı verdi".
Times, Pakistan'da geçen ay yapılan seçimlerin ardından muhalefet partilerinin anlaştığını, Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in iktidarının tehlikede olduğunu aktarıyor.
"Geçen ayki seçimlerde galip gelen, Pakistan'ın en büyük iki partisinin iktidar paylaşımı anlaşması imzalamasıyla, Devlet Başkanı Pervez Müşerref'in siyasi geleceği tehlikeye girdi." "Pakistan Halk Partisi'nin fiili lideri ve öldürülen eski Başbakan Benazir Butto'nun eşi Asıf Ali Zerdari ile bir diğer eski başbakan ve Pakistan Müslüman Birliği lideri Navaz Şerif arasındaki anlaşma, Müşerref karşıtı bir hükümet kurulmasının yolunu açtı."
"Asıf Ali Zerdari, Müşerref ile kişisel bir sorunu olmadığını söylerken, Müşerref'in 1999'da darbeyle devirdiği Navaz Şerif, yeni hükümetin kurulmasıyla Müşerref'in siyasi geleceğinin belirsizliğe gireceğinin sinyallerini verdi. Müşerref'i yasa dışı bir devlet başkanı olarak nitelediklerini söyleyen Şerif, son 8 yılda bulundukları fedakarlıkların boşa gitmesini istemediklerini belirtti."
Daily Telegraph, İngiltere Başbakanı Gordon Brown'un, Irak'taki askerlerin ülkeye erken dönmelerini sağlama sözünü tutamayabileceğini duyuruyor.
"Gordon Brown Ekim ayında yaptığı açıklamada, Basra'daki bin askerin Noel'de geri çekilmesinin ardından, ilkbaharda bin 500 askerin daha ülkeye geri dönebileceğini duyurmuştu. Böylece Irak'taki askerlerin sayısı 4 binden 2 bin 500'e inecekti."
"Brown'un bu açıklaması o dönemde, İngiliz askerlerini siyasete malzeme yaptığı gerekçesiyle eleştirilmişti. Zira o günlerde hem erken seçim beklentisi çok yaygındı, hem de Muhafazakar Parti kongresini düzenliyordu."
"Şimdi ise Brown bu sözünü tutamama riski ile karşı karşıya. Komutanların Başbakan'a, Irak'taki asker sayısının sabit tutulmasını önerdiği belirtiliyor. Komutanlar bin 500 asker daha ülkeye dönerse, Irak'ta kendi üslerinin çevresinde devreye gezmekten öteye gidemeyeceklerini, dolayısıyla da bu ülkedeki varlıklarının bir anlamı kalmayacağını düşünüyor."
Afganistan'da bir tutukluya kötü muamelede bulunmak ve tutukluya yapılan kötü muameleyi amirlere bildirmemek suçlamalarıyla 2 ABD askeri hakkında dava açıldı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in partisi Hristiyan Birlik Partisi CDU kendisini 'genelev' skandalı içinde buldu.
Papua Yeni Gine'de, 20 yıldır süren kabile savaşlarına son verebilmek için...
Polis sokak ortasında adamı tekme tokat dövdü, kurbanın kimliği ortaya çıkınca ülke ayağa kalktı.
Avrupa'nın bir numaralı sperm vericisi Hollandalı Ed Houben'in HİKAYESİDİR:
Latin Amerika ülkesi Kosta Rika'da, milli ordunun lağvedilişinin 60. yıl dönümü dün törenle kutlandı.
|