|
|
12 Mart 2008 Çarşamba 11:03
|
Dünya
|
500 metre uzakta... Aynı şehirde, yine Türklerin oturduğu bir bina...
9 Türkün yaşamına malolan yangın daha aydınlığa kavuşmamışken aynı kentte yine Türklerin yaşadığı bir apartmanda çıkan yangın, tedirginlik yarattı
Yangın çıkan bina, Ludwigshafen’de 9 Türkün öldüğü binadan 500 metre uzaklıkta. 10 katlı binanın 6. katında oturan Rus kökenli bir kişinin dairesinde çıkan yangını itfaiye söndürdü.
Ludwigshafen’de önceki gün saat 17.00’de 5’i çocuk 9 kişiye mezar olan binaya yaklaşık 500 metre uzaklıkta, çoğu Türk 82 kişinin yaşadığı 10 katlı binada yangın çıktı. Binanın 6’ıncı katında oturan Rus kökenli bir kişinin dairesinde çıkan yangına, itfaiye müdahale etti.
İlk yangında geciktiği için kurban sayısının artmasına yol açmakla suçlanan itfaiye, ikinci yangına 6 yangın söndürme aracı ve 5 ambulansla hızla müdahale etti. Yangın binayı sarmadan söndürülürken, dumandan zehirlenen iki kişi hastanede ayakta tedavi edildi.
Yetkililer binanın ahşap değil betonarme olmasının büyük bir faciayı önlediğine de dikkat çektiler. Yangının çıkış nedenini kesin olarak belirlemek için başlatılan araştırmanın sürdüğü bildirildi.
Binada yaşayan 25 Türk ise artık siren sesi duyunca büyük panik yaşadıklarını belirttiler. 9 kişinin öldüğü yangının korkusunu nasıl atlatacaklarını bilemediklerini belirten Türkler, “Akşamları tedirgin uyuyoruz” diye konuştular.
MEDYAYI haftalardır meşgul eden tartışma sona erdi. ABD’nin yeni başkanı Barack Obama, kanser hastası Bill Munnoch’ın (67) üç aylık köpeğini Beyaz Saray’a götürecek.
Afganistan'da bir tutukluya kötü muamelede bulunmak ve tutukluya yapılan kötü muameleyi amirlere bildirmemek suçlamalarıyla 2 ABD askeri hakkında dava açıldı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in partisi Hristiyan Birlik Partisi CDU kendisini 'genelev' skandalı içinde buldu.
Papua Yeni Gine'de, 20 yıldır süren kabile savaşlarına son verebilmek için...
Polis sokak ortasında adamı tekme tokat dövdü, kurbanın kimliği ortaya çıkınca ülke ayağa kalktı.
Avrupa'nın bir numaralı sperm vericisi Hollandalı Ed Houben'in HİKAYESİDİR:
|