|
|
01 Nisan 2008 Salı 07:32
|
Dünya
|
Tarihin akışını değiştirecek beş gün diye yazsak, abartmış olmayız
Kyoto Protokolü'nün yerini alacak küresel eylem planının ilk adımlarının atılması planlanıyor
Birleşmiş Milletler iklim değişikliği müzakereleri, Tayland'ın başkenti Bangkok'da, 160'tan fazla ülkeden temsilcilerin katılımıyla başladı.
Müzakereler, 2009'da sera etkisi yaratan gazların emisyon oranının düşürülmesini ve küresel ısınmanın önüne geçilmesini öngören bir anlaşmaya varılması amacıyla yapılan görüşmelerin yeni bir etabını oluşturuyor.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun, beş gün sürecek müzakerelerin açılışında yayımlanan görüntülü mesajında, katılımcıları, 'gezegeni küresel ısınmanın yıkıcı etkisinden kurtarmak için çok sıkı çalışmaya' çağırdı.
Bangkok'daki toplantının iki yıllık yoğun görüşmelerin başlangıç noktası olduğunu belirten Ban, konuşmasında ayrıca, "Tarihin akışını değiştirmek amacıyla görüşme sürecini başlatmak için toplandınız" ifadesini kullandı.
Bangkok'daki toplantıda, katılımcılar arasındaki fikir ayrılıklarının aşılması ve 2009 sonuna kadar Kyoto Protokolü'nün yerini alacak bir anlaşmaya varılması için küresel bir eylem planının ilk adımlarının atılması planlanıyor.
BM'nin İklim Değişikliği Konvansiyonu Başkanı Yvo de Boer de Bangkok'da gazetecilere yaptığı açıklamada, görüşmeye katılan heyetlerin görevinin çok önemli olduğunu ve uluslararası topluluğun, 'tarihin en karmaşık uluslararası anlaşmalarından biri olabilecek bu anlaşmayı hazırlamak için iki yıldan kısa süresi bulunduğunu' söyledi.
Yvo De Boer, "Bu süreçte kesinlikle kazananlar ve kaybedenler olacak. Ancak harekete geçmezsek sonunda hepimizin kaybedeceği gün gibi ortada" diye konuştu.
Görüş ayrılıkları var
Tüm katılımcı ülkelerin küresel ısınmayla mücadele edilmesi konusunda hemfikir olmasına rağmen, ülkeler arasında küresel ısınmayla nasıl mücadele edileceği konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.
Çin, Hindistan, Brezilya gibi büyük ülkeler, gaz salınımını sınırlamayı amaçlayan Kyoto Protokolü'nün yükümlülüklerinden muaf tutuluyor. Bu ülkeler, gazların salınımını azaltacak tedbirlerin, ekonomik büyüme, yoksullukla mücadele çabalarını ve ticari girişimleri engellememesi gerektiğini savunuyor.
ABD de ekonomik büyümesine zarar vereceği gerekçesiyle Kyoto'yu imzalamıyor. AB ülkeleri sanayileşmiş ülkelerin küresel ısınmayla mücadelede başı çekmesi gerektiğini düşünüyor.
Yeni başlayanlar için Kyoto dersleri
Kyoto nedir?
1997'de BM'nin, Japonya'nın Kyoto şehrinde düzenlediği ve 1990'da ölçülen sera etkisi yaratan gazların oranını temel alarak 2008-2012 yıllarında sera gazlarının yayılma oranını 1990'a oranla en az yüzde 5 azaltmak üzere 170'ten fazla ülkenin kabul ettiği anlaşmadır.
Yasal bağlayıcı yönü var mı?
Kyoto, 16 Şubat 2005'ten bu yana kanun gücüne sahip. Yine de uzun zamandır en yüksek gaz yayma hacmine sahip ülkeler sıralamasında birinciliği Çin'e kaptıran ABD, Başkan George W. Bush'un çok masraflı olduğu gerekçesiyle 2001'den bu yana anlaşma yükümlülüklerini yerine getirmemekte.
Uygulama şekli nedir?
Hedefini tutturamayan ülkeler 2012 yılında hem hedefledikleri oranı, hem de 2013 yılının ikinci yarısı itibarıyla yüzde 30 daha fazla oranda sera gazı yayılmasını azaltacak. Sera etkisi yaratan gaz ne demek?
Kömür, petrol, doğalgaz gibi fosil yakıtların kullanılmasıyla ortaya çıkan karbondioksit başta olmak üzere, tarımda kullanılan metan ve nitroz oksit gazları, sera etkisi yaratan gaz sınıfında. Kriterler nasıl uygulanıyor?
2005'te AB 12 bin fabrika ve güç istasyonuna kota hizmeti veren bir piyasa kurdu. Kotasını aşanlar daha fazla kota satın alabilecek ya da ceza ödeyecek, doldurmayanlar kalan kotasını satabilecek.
Başka ne gibi uygulamalar var?
Hedefini tutturmakta zorlanan gelişmiş ülkeler fakir ülkelere güneş enerjisi gibi temiz kaynaklar sağlayarak ya da eski Sovyet ülkelerine yatırım yardımı yaparak fazladan kredi kazanabilir.
MEDYAYI haftalardır meşgul eden tartışma sona erdi. ABD’nin yeni başkanı Barack Obama, kanser hastası Bill Munnoch’ın (67) üç aylık köpeğini Beyaz Saray’a götürecek.
Afganistan'da bir tutukluya kötü muamelede bulunmak ve tutukluya yapılan kötü muameleyi amirlere bildirmemek suçlamalarıyla 2 ABD askeri hakkında dava açıldı.
Almanya Başbakanı Angela Merkel'in partisi Hristiyan Birlik Partisi CDU kendisini 'genelev' skandalı içinde buldu.
Papua Yeni Gine'de, 20 yıldır süren kabile savaşlarına son verebilmek için...
Polis sokak ortasında adamı tekme tokat dövdü, kurbanın kimliği ortaya çıkınca ülke ayağa kalktı.
Avrupa'nın bir numaralı sperm vericisi Hollandalı Ed Houben'in HİKAYESİDİR:
|