|
|
17 Nisan 2008 Perşembe 12:37
|
Dünya
|
Türk heyeti 'sıkıştırınca' Avrupa Parlamentosu, tarihinde ilk kez bir bildiri yayınlayıp bir ülkenin YÜKSEK MAHKEMESİNİ kınayacak
O ÜLKE, TÜRKİYE. KONU, TARTIŞILMAYA DEVAM EDİLİYOR:
HÜRRİYET GAZETESİ YAYIN YÖNETMENİ ERTUĞRUL ÖZKÖK, BU BİLDİRİ İLE GİLİ GİRİŞİMLERİ KINADI.
GAZETESİ İSE ŞU HABERİ YAPTI:
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Başkanı Luiz Maria De Puig, parti kapatmalara karşı çıkan bir bildirinin yayınlanması için Türk heyetinden talep geldiğini açıkladı. Heyet Başkanı AKP’li Mevlüt Çavuşoğlu ise "Başkan’la 2 kez görüştüm ama böyle bir talebim olmadı. Bildiri kararı ben Strasbourg’a gelmeden önce alınmış" dedi.
AVRUPA Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) Türkiye’de açılmış bir parti kapatma davasıyla ilgili olarak ilk kez gündeme aldığı bildiri hazırlığı krize neden oldu. AKPM Başkanı Luiz Maria De Puig, dün NTV’ye yaptığı özel açıklamada, bildiri talebinin Türk heyetinden geldiğini açıkladı. Puig "Bu seferki fark, bu bildiriyi yayımlamamız için bize talepte bulunulmuş olması. Bilmenizi isterim ki, bu talep Türk heyetinden geldi. Hatta heyete göre, Türk Parlamentosu Başkanı bizi resmi olarak Ankara’ya davet edecek. Çünkü, sadece bir siyasi partiyle ilgili bir konu olsa kabul etmezdik. Başka durumlarda da siyasi partilere karşı kapatma davaları açılmış ama o durumlarda bizden böyle bir eylemde bulunmamız istenmedi" dedi. Puig’in ofisinden sızan bilgilere göre, bildiriyi AKP’li milletvekilleri talep etti.
Bugün yayınlanması beklenen bildiride parti kapatılması konusunda Avrupa Konseyi bünyesinde görev yapan Venedik Komisyonu’nun prensipleri hatırlatılacak ve şiddeti savunan ile şiddet uygulayan partilerin dışında herhangi bir siyasi parti kapatılmasının Avrupa demokrasisine aykırı olduğunu vurgulanacak.
MERHAMET DİLENCİLİĞİ
Puig’in sözleri halen Strasbourg’da bulunan ve 8 AKP’li, 2 CHP’li ve 2 MHP’li olmak üzere 12 kişiden oluşan AKPM’deki Türk heyetinde krize neden oldu. Heyette yer alan MHP’li Tuğrul Türkeş ve Ertuğrul Kumcuoğlu, bunun üzerine heyetten ayrı olarak bugün konuyla ilgili basın toplantısı düzenleyeceklerini açıkladılar. MHP Ankara Milletvekili, emekli büyükelçisi Deniz Bölükbaşı, "AKP, Türk yargısını baskı altına almak için kapı kapı dolaşmaya başlamıştır. Bunun başka bir anlamı yok. Destek ve merhamet dilenciliği yapıyorlar" dedi.
MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ekici de "Bu, Türk siyasetinde kabul edilebilecek normal bir durum değil. AKP’ye tavsiyemiz meşruiyet sınırları içinde problemlerine normal siyaset vasıtalarını kullanarak çözüm aramalarıdır. AB kapsamında iç siyaseti değerlendirme alışkanlığı, bedeli olan taviz politikalarının önünü açan tehlikeli süreci başlatır" diye konuştu. CHP’DEN SERT TEPKİ
CHP’li üyeler ise bu gelişmelerden CHP Genel Merkezi’ni bilgilendirdi. Dün toplanan CHP MYK’da konu ele alındı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen, tepkisini şöyle dile getirdi: "Kapatma davasını engellemek için AKP’nin yurtiçinde ve yurtdışında yaptığı girişimler yargıya açık ve saygısızca müdahale niteliği taşımaktadır. Cumhuriyet tarihimiz boyunca Türkiye’de hiçbir siyasi parti yargı denetiminden kurtulmak için yabancı ülkelerden medet ummamıştır, şefaat istememiştir. Bu yola ilk defa başvuran AKP iktidarı olmuştur. Bunun son örneği AKPM Başkanı’nın bugün basına yaptığı açıklama ile inkar edilemez biçimde ortaya çıkmıştır. Hiç kimse unutmasın ki Türkiye müstemleke değildir."
TEKLİF GETİRMEDİM
Türk Grubu Başkanı AKP’li Mevlüt Çavuşoğlu, Hürriyet’e yaptığı açıklamada, Puig’le iki kez baş başa görüştüğünü, ancak böyle bir talepte bulunmadığını savundu. Çavuşoğlu, şunları söyledi: "Başkanlık Divanı’ndaki bildiri kararı, ben daha Strasbourg’a gelmeden önce alınmış. Bu kararın, benim uçağım inmeden önce alındığını Başkan kendisi bana bildirdi. Başkan, görüşmemizde ’Bir taslak metin üzerinde çalışıyoruz. Ayrıca Türkiye’ye gelme kararı verdik’ dedi. Sonra salı günü yeniden makamına çağırdı. ’Türkiye’ye gelme kararımızı söylemiştik ama bunun için bize bir davet mektubu gerekir. Delegasyon olarak bunu yapabilir misiniz?’ diye sordu. Meclis Başkanı’na ileteceğimi söyledim. Zaten kendisi de ikinci bir açıklama yapıp ’Davet mektubu konusunda yardım istedim, başka türlü yorumlanmış’ dedi. Ben Avrupa Demokratlar Grubu’nun toplantısında bu konu sorulduğunda bile ’Bir tarafta kendi partim, bir tarafta Türk heyeti başkanıyım, benim herhangi bir teklif getirmem söz konusu olamaz. Türkiye’yi şikáyet eder duruma düşmek istemem’ dedim."
AKP Grup Başkanvekili Sadullah Ergin ise "Bizim böyle bir talebimiz ve girişimimiz yok, dezenformasyon olduğunu düşünüyorum" dedi.
Türk Heyeti
Mevlüt Çavuşoğlu-AKP
Ruhi Açıkgöz-AKP
Lokman Ayva-AKP
Özlem P. Türköne-AKP
Mehmet S. Tekelioğlu-AKP
Mustafa Ünal-AKP
Erol Aslan Cebeci-AKP
M. Nursuna Memecan-AKP
Haluk Koç-CHP
Birgen Keleş-CHP
Tuğrul Türkeş-MHP
Ertuğrul Kumcuoğlu-MHP
ERTUĞRUL ÖZKÖK'ÜN YAZISI İSE ŞÖYLE:
Kimmiş bu bildirici arkadaş
HAYRETLER içindeyim.Önümde iki ayrı metin duruyor.Biri dünkü Star Gazetesi’nden.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi, AKP’nin kapatma kararına karşı bir bildiri yayınlayacakmış.
Üstelik tarihinde ilk defa böyle bir şey yapacakmış.
Elbette yapabilir.
Kimse de bir şey diyemez.
İsteyen katılır, istemeyen katılmaz.
Ama NTV’deki haberde çok önemli bir ayrıntı var.
Konsey Başkanı bildiri yayınlama isteğinin Türk parlamenterlerden geldiğini açık açık söylüyor.
* * *
"Çok tepkili, çok önyargılı" görünmeyelim diye kendimizi tuttuk ve manşete o kelimeyi koymadık.
Ama Brüksel’den gelen açıklamayı anlatacak tek kelime vardı.
"Skandal..."
Skandal ki ne skandal.
Düşünebiliyor musunuz, Ankara’dan "birileri" Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’ne gidiyor, "lobi" yapıyor.
Kime karşı?
Ülkesinin en yüksek yargı organına karşı.
Yani Anayasa Mahkemesi’ne karşı.
Ne demelerini istiyor?
"AKP’yi kapatırsanız, biz de sizi dışarı atarız" demelerini.
Yani 12 Eylül’de Türkiye’yi dışarı atmayan Avrupa’dan, Anayasa Mahkemesi’ne dava açıldı diye, yani yargı organına başvuru oldu diye bildiri yayınlamasını isteyecek kadar kendini kaybetmiş biri.
Ben ki sakin insanım, beni çıldırtacak bir girişim.
Hakikaten merak ediyorum. "Kimmiş Avrupa’dan Anayasa Mahkemesi’ne karşı böyle bir bildiri yayınlamasını isteyen?"
Gerçekten öğrenmek istiyorum.
Neden mi?
Yüzüne bakıp birkaç kelam etmek için.
Eğer yaptığı şeyden utanmıyorsa, ortaya çıkıp, "Evet arkadaş ben istedim" demeli.
Ortaya çıkıp söylemezse, o zaman anlayacağız ki, kendisi de "yediği haltın" farkında ve utancından saklanıyor.
Daha dava yeni açılmışken koparılan bu fırtına nedir Allah aşkına?
Bu kadar mı korkuyorsunuz ülkenizin adaletinden?
Ülkenin başbakanı, Ankara’da Mahkeme’ye karşı bir şey yapmayacağını söylüyor.
Birisi veya birileri Avrupa’ya koşuyor, utanmadan sıkılmadan, "Ülkem hakkında bildiri yayınlayın. Parti kapatılırsa, ilişkileri askıya alacağız deyin" diye lobi yapıyor.
Bunu da güya "demokrasi uğruna" yapıyor.
Senin anayasanda, demokrasi sadece senin koltuğundan ibarettir diye bir ifade mi var?
Yoksa, o anayasa demokrasiyi, bir "kurumlar rejimi" bir "check and balance" yani kontrol ve dene sistemi olarak mı anlatıyor?
* * *
Bu işin suyu çıkmaya başladı.
Türkiye, Avrupa Birliği üyesi olacaksa, elbette oradan gelecek görüşleri dinlemeliyiz.
Ama bu görüşler, iktidardaki partinin arzusuyla ağır bir tehdide dönüştüğü zaman, emin olun tam aksi sonuçlara yol açabilir.
Türkiye’de demokrasiyi savunan insanlar, bu hükümetin yaptığı haksızlıklara, keyfi yönetime rağmen AKP’nin kapatılmasını arzu etmiyor.
Ama emin olunuz, dışardan gelen baskılar böyle haysiyet çizgisinin altına inmeye başladığı zaman, AKP’liler en azından bu konuda doğal müttefiklerini de kaybediyorlar.
O yüzden gördüğüm her AKP’liye soruyorum.
Yok mu aranızda bu gerçeği görecek biri?
Aranızdaki bazı işgüzárlar, her gün AKP’nin kendi ayaklarına ateş etmeye devam ediyor.
Bazı yandaşlar da bu baskıları "demokrasinin zaferi" diye sunup, onları çukurun dibine itiyor.
Pakistan'da suikaste kurban giden eski Başbakan Benazir Butto'nun kocası Asıf Ali Zerdari, devlet başkanı seçildi.
Birden kalabalığa girip ortalığa işeyen kırmızı suratlı maymunu yakalamak için polis ağlarla geziyor.
BAY YÜZDE 10'UN PAKİSTAN'A LİDER OLMASI KESİN GİBİ: Pakistan’da 18 Ağustos’ta hükümetin baskısı sonucu devlet başkanlığı görevinden istifa eden Pervez Müşeref’in yerine kimin geçeceği bugün yapılacak
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın davetini kabul eden koyu katolik İspanya’nın Başbakanı Jose Luis Rodriguez Zapatero iftara geliyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmek üzere Türkiye'ye gelen Gürcistan Başbakanı Lado Gurgenidze, gece soluğu ünlü eğlence merkezi Reina'da aldı.
19. Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde 5. Grup'ta bugün oynanacak Ermenistan-Türkiye maçı öncesinde Türk basın mensupları adeta akreditasyon çilesi çekti.
|