türk net en son haber 12 Mart 2010Güncelleme: 12.03.2010 20:08 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
    Ana sayfa haber
    Politika Haber
    Toplum Haber
    Ekonomi Haber
    Dünya Haber
    Yaşam Haber
    Spor Haber
    Görüntülü Haber
    Haber İndeksi
    Haber Arama
    Haber Arşiv
    Hava Durumu
    Yazarlar
    Haber Başlıkları
    Araştırma Dosyaları
    Haber Yorumlar
    Haber Üyelik Merkezi
    Haber Üyelik Merkezi

    Güncel Başlıklar
    Cinayet
    Eğitim Haberleri
    Mahkeme Koridorlarından
    Bursaspor
    Turkcell Süper Lig
    Nevzat Basımın Yazıları
    İzmit - Kocaeli
    Tayyip Erdoğanın Gezileri
    Recep Tayyip Erdoğan
    Ak Parti - Yargı ÇATIŞMASI
    Add to Google
    08 Şubat 2007 Perşembe 13:42 Ekonomi

    Hükümet 'glikozdan şeker üretiminde' kotayı yüzde 50 artırdı... Pancardan şeker üretenler mahkemede: Kararname İPTAL EDİLSİN...

    TÜRKİYE'NİN BİR KAÇ YILINA DAMGASINI VURAN BİR TARTIŞMA OLDU BU: MISIR'DAN ÜRETİLEN ŞEKER İLE PANCARDAN ÜRETİLEN ŞEKERİN KAVGASI...

    Zaman gazetesinden FİKRİ TÜRKEL, bugünkü köşesinde konuyu şöyle yazıyor:

    Şeker-glikoz kavgası yine başladı


    Bakanlar Kurulu'nun glikoz üretimine yönelik kararı 27 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlandı. Nişasta bazlı şeker dediğimiz glikoz üretiminin yüzde 50 artırılmasına ilişkin karar, geçmiş senelerde büyük tartışma çıkarmış ve hâlâ mahkeme süreci devam ediyor.

    Belki çoğu kişi, her gün tükettiğimiz, yiyeceklere kattığımız, damağımızın en keyifli maddesinde kota olduğunu bilmiyor. Evet, Türkiye'de şeker üretimi illa 2 milyon 341 bin ton olacak. Bunun 234 bin 100 tonu mısır bazlı üretimden (glikoz) geri kalanı da pancardan üretilecek.

    Kotanın yüzde 50 artırılmasıyla, mısırdan elde edilen glikoz üretimi ancak 351 bin ton olabiliyor. Son dört yılda bu böyle uygulandı.

    'Ne var bunda?' diyebilirsiniz. Başlığa da çektiğim gibi, ortada ciddi bir kavga var. Rekabet demiyorum... İşmahkemelere intikal etmişse, yürütmeyi durdurma isteniyorsa ortada ciddi bir durum var demektir.

    Yine böyle oldu. Son ilgili Bakanlar Kurulu kararına karşı, Şeker İş Sendikası yürütmeyi durdurma kararı istedi. Ama henüz karar verilmedi. Bakanlar Kurulu'nun yüzde 50 artırma inisiyatifi var. Geçen yılki kararla ilgili o kadar çok hüküm ve itiraz oldu ki, burada anlatarak kafa karıştırmak istemiyorum. Kota kararı, 2001 tarihli Şeker Kanunu'yla Sanayi Bakanlığı'nın ülkedeki tesislerin kapasitelerine ve üretim durumlarına göre belirlendi. O günden beri Türkiye, kümülatif olarak yüzde 54,3 büyüme gösterdi. Türkiye'nin nüfusu, tüketimi, ihracatı arttı; ama kota yerinde saydı. Bunu anlamıyorum.

    Şeker Kanunu, sektörün pazarındaki talebi karşılamasını, üretimin dengeli sürdürülmesini ve pazarlama yöntemlerini amaçlıyor. Mevcut duruma göre, piyasayı düzenlemekte yetersiz kalıyor ilgili mevzuat.

    Gazlı içecekleri tüketiyoruz hatta ihracatını da yapıyoruz. Aynı şekilde çikolata, şekerleme ihracatını da gerçekleştiriyoruz. Her gün yeni ürünler, yeni markalar çıkıyor. Demek ki, iç tüketim de artıyor. Bir iki rakamla açıklamak gerekirse; bisküvi ve şekerleme sektörü 2,5 milyar dolarlık bir pazara sahip olup 320 milyon dolarlık ihracat yapmaktadır. Gazlı içecek ve meyve suyu sektörü ise 1,5 milyar dolarlık bir pazara sahip olup, 92,3 milyon dolar ile meyve suyu ihracat kalemlerimizde önemli bir yer tutmaktadır.

    Üretilenlerden yola çıkarak kullanılması gereken glikoz miktarlarının en az 400 bin ton olduğu hesap ediliyor. Hatta 500 bin tonu aştığını söyleyenler bile var. Yani her durumda glikoz kotasının iki misli bir ihtiyaç var. Muhtemelen bu yıl daha fazla talep olacak.

    "Glikoz yerine pancar şekeri kullanılsın" tepkisini duyar gibiyim. Ne yazık ki, içeceklerinizin daha berrak, şekerlerinizin daha parlak, çikolatalarınızın daha yumuşak olmasını istiyorsanız glikoz kullanmak zorundasınız. Yani şekerin yeri ayrı, glikozun yeri ayrı. Bir de sanayici, maliyeti daha düşük olan glikozu tercih ediyor. Nişasta bazlı şeker teminine gelince durum daha vahimdir. Nişasta bazlı şekerlerden glikoz, bisküvi ve şekerleme sektöründe, früktoz ise meyve suyu ve içecek sektöründe yoğun olarak kullanılmaktadır.

    Kotanın en önemli gerekçesi, ülkedeki çok sayıda pancar üreticisinin konumunu korumak olarak belirtiliyor. Maalesef böyle bir durum var ve bu genel tarım politikasıyla ilgili. Kotayla bunun çözüleceğine inanmıyorum. Geçmişte kota sebebiyle Ülker'e ceza geldi ve Amylum gibi üreticiler hakkında soruşturmalar açıldı. Sektörde Cargill kotanın yüzde 40'ını üretme hakkına sahip. PNS, Sunar ve Tat diğer üreticiler. Bu beş üreticinin 932 bin ton kurulu kapasitesi bulunuyor. Sözleşmeli üretim yapılan mısırdan glikoz ve früktoz dışında Türkiye'de pek kullanılmasa da başka türevler de elde edilebiliyor. Sonuçta, pancar ve mısır üretimi yeniden gözden geçirilmeli. Aksi takdirde rekabetçi bir üretim ve ihracat fırsatı yakalayamayız. Yine de kısa zamanda pancarcılar-mısırcılar kavgası bitmeyecek...

    İlgili Başlıklar:
    Şeker Endüstrisi (16 haber)






    Kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,5280 liraya düşerken, avronun satış fiyatı 2,1010 liraya yükseldi. Borsa günün tamamında 143,56 puan düştü.

    2010 yılının ilk yarısında tüm işlemlerin elektronik ortamda gerçekleştiği ilk ihaleyi YAPMAYI umuyorlar

    Borcunuzu 5 KERE YAPILANDIRAMAZSINIZ...

    Türkiye’nin seçkinler kulübü olarak bilinen 6 bin üyeli Büyük Kulüp’te (Circle D’orient) bu hafta sonu yapılacak seçimlerde üç başkan adayı yarışacak.

    GÜNÜN EN ÇOK KONUŞULAN EKONOMİ HABERİ BU OLDU: ÜLKER, KİŞİSEL BAKIM ÜRÜNÜ İŞİNE DE GİRMEK İSTİYOR

    Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
    NET Haber
    Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
    resmi abonesidir.
    NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
    Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
    Reklam