|
|
14 Kasım 2006 Salı 05:57
|
Ekonomi
|
'Türk nakliyecisine karayoluyla Avrupa'ya geçişin önü kapatılmak isteniyor'
Başlıktaki girişim, AB ile Türk nakliyatçılar arasında krize neden olurken, sektör içinde de karşılıklı suçlamalara yol açtı.
İki kurum karşı karşıya...
Mevcut sistemi savunan UND...
Ve Avrupa'nın istediği sistemi savunan RODER...
UND, perşembe günü Ankara'ya giderek hükümet nezdinde girişimlerde bulunacak. Uluslararası Kara Taşımacıları Birliği (IRU) Genel Sekreteri Martin Marmy de, Başbakan'la görüşmek üzere Türkiye'ye geliyor.
Saffet Ulusoy'un UND'de başkanlığı Çetin Nuhoğlu'na kaptırması ve arkasından alternatif bir nakliyatçı oluşumuna (RODER) gitmesinden sonra başlayan sektör içi bölünme, zaman zaman 'mahkemelik' düzeye gelmişti.
Bölünme şimdi AB'nin 'T1' sistemi konusunda yeniden su yüzüne çıktı. UND, 'T1' sistemine karşı çıkarken, RODER savunuyor.
Bu arada RODER'in deniz yoluyla ihracat taşıması yapan UN RO-RO şirketini aynı günlerde satışa çıkarması da olaya yeni bir boyut getirdi.
UND Başkanı Nuhoğlu'na göre RODER'in hem AB'nin T1 sistemini desteklemesinin hem de aynı dönemde UN RO-RO'yu satışa çıkarmasının 'anlaşılır' nedenleri var. RODER'e, 'kendi menfaatleri için Türkiye'nin ihracatı açısından felaketle sonuçlanacak bir sistemi destekliyorlar' eleştirisi getiren Nuhoğlu'na göre T1, RO-RO'ya olan talebi, dolayısıyla şirketin değerini artıracak bir gelişme ve RODER de bunun sonucunu almak istiyor.
UND Başkanı Nuhoğlu, sistem tartışması sürerken, RODER'in UN RO-RO'yu satışa çıkarması üzerine, olayın yeni bir boyut kazandığını belirtiyor. Dün bu konuda bir açıklama yapan Nuhoğlu şöyle dedi:
"Oyunun nedeni, Ro-Ro'nun değerini artırmak. Türk nakliyecisine karayoluyla Avrupa'ya geçişin önü kapatılarak Ro-Ro alternatifi gösteriliyor. Ardından da UN RO-RO'nun yabancılara satılacağı duyurularak şirketin yüksek bir bedelle satılması amaçlanıyor. Taşımacıyı Ro-Ro'ya mahkûm ederek şirketin değerini artırmak!.. Yapılmak istenen bu. Kendi çıkarları uğruna sektörlerini, ülkemizin ihracatını yok etmeyi göze alabiliyorlar. Bu oyun bozulmalı. Aksi felaket olur."
UND yetkililerinin verdiği bilgiye göre, mevcut BM gözetimindeki TIR sistemi, AB dahil, 55 ülkeyi kapsıyor.
Sistemi temsil eden IRU, TIR karnesi satışını da yapıyor. Sistem Türkiye'de şöyle işliyor: Nakliyat firmaları TOBB'dan karne alırken eski firmalar 5 bin dolarlık, yenileri 20 bin dolarlık teminat senedi veriyor. Bu, TIR'ın aldığı eşyayı güvenli taşıması için verilmiş kefalet anlamına geliyor. Senetler TOBB'da 27 ay kalıyor. Bu zaman içinde taşımayla ilgili bir sorun yansımaması halinde senetler iptal oluyor. Senetler firmalara faiz yükü getirmiyor.
UND, getirilmek istenen T1 sisteminin AB'ye taşımalarda karayoluyla gidildiğinde AB üyesi olmayan bir ülkeden geçilmesi halinde 50 bin dolarlık teminat istendiğini belirtiyor. Bankadan bu teminatı almak ve 27 ay tutmak taşıma başına 2000 dolarlık (toplamda 18 milyar dolar!) maliyet getiriyor.
AB'nin uygulamaya koyduğu T1 (Ortak Transit Rejimi) sistemini RODER savunuyor. RODER İkinci Başkanı Erol Soylu, IRU'nun, TIR karnesi satarak sağladığı gelirden olmamak için eski sistemi savunduğunu belirtiyor: "Yapılmak istenen, TIR karnelerinin elektronikleştirilmesinden ibaret. e-TIR projesi başlıyor. Karne kâğıt ortamından elektronik ortama taşınıyor. T1 bütün AB'de geçerli. Türkiye mevzuat uyumu gereği bunu almak zorunda. Temmuz 2003'te hukuki altyapı kuruldu. TIR rejimi de tamamen ortadan kalkmıyor. T1, AB'ye taşımalarda alternatif olacak. T1'in maliyetleri yükselteceği gerçek dışı. T1'de teminat veren garanti kuruluşu birden fazla olacak. T1 zaten kullanılıyor ve kullanımı artıyor. Burada gümrük bürokratlarını suçlamak üzücü."
Geçtiğimiz yıl Oyakbank’ı ING’ye satan Oyak Grubu’nun yeniden banka satın alabileceğini vurgulayan Coşkun Ulusoy, “36 milyon dolara banka bulursak yine alırız. Fiyat ve şartlar önemli” dedi.
FRANSA, IRAK SİLAH PAZARINA DÖNÜYOR: Dünyanın önde gelen silah üreticilerinden Fransa, yaklaşık 20 yıllık bir aradan sonra Irak pazarına tekrar geri dönmek için hazırlanıyor.
İMKB, Ağustos 2005 seviyelerine geri çekildi
Turkcell ve Kale Kilit işbirliğiyle geliştirilen "Mobil Kapı Güvenliği Sistemi" ile cep telefonları üzerinden mobil imza kullanılarak, dünyanın herhangi bir yerinden kapılar açılıp kilitlenebilecek.
Dünyanın şifresi kırılamayan ilk kuantum şifreleme teknikli bilgisayar ağı Viyana’da düzenlenen bir bilimsel konferansta tanıtıldı.
ACIBADEM Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş, hisselerinin yüzde 50’sini daha önce satın aldığı, International Hospital İstanbul AŞ’nin kalan hisselerinin bir kısmı veya tamamının satın alınması için gör
|