|
|
06 Kasım 2007 Salı 10:46
|
Ekonomi
|
'Türk basını enflasyon haberlerinde SAÇMALIYOR'
Prof. Dr. Deniz Gökçe, başlıktaki iddiasını, Akşam gazetesindeki köşesinde şöyle gerekçelendiriyor:
Lütfen enflasyon haberlerinde saçmalamayalım!
deniz.gokce@aksam.com.tr Artık sıkılmış bulunuyorum ve isyan ediyorum. Bu ülkede enflasyon yıllardır her ay ilan ediliyor. Yıllardır her ay da aynı saçmalar medyayı kaplıyor. İster gazetelerde olsun ister televizyonlarda. Ay be ay aynı saçma!
Bu ayı göz önüne alalım.
Birinde manşet: “Enflasyon kışlık giyim kuşamla son 17 ayın en yüksek düzeyine çıktı”.
Bir diğerinde manşet: “Tüketici en yüksek fiyatı giyim ve ayyakabıya ödedi!”
Bu haberler “absürd”, “komik”, “saçma”! Peki nedir saçma olan?
Bu ülkede giyim ve ayakkabı yılda iki defa zam yapar. Birinde, yılbaşından hemen sonra kışlık giyim ve ayakkabı fiyatları düşer ve yaz modellerine geçmeden evvel indirimlerle eldeki stoklar elden çıkartılır. Sonra da yazlık modellere geçiş başladığında fiyatlar yeniden yükselir. Bu birinci zamdır. Ama fiyatlar sonra artmaz. Yani enflasyon sıfıra düşer. Çünkü enflasyon yüzde artıştır. Fiyat aynı kalırsa veya düşerse enflasyon artmaz azalır.
Ancak eylül ayı geldiğinde okullar açılmadan evvel iki adet olay olur. Birincisi anne ve babalar çocukları okula gönderecekken, giyim ve kuşamı yenilerler. Bu nedenle giyim ve ayakkabı hem okula gidiş hazırlığı için hem de yeniden yazlık modellerden kışlık modellere geçiş olduğu için artan talepler ile zamlanır.
Ancak bu yıl farklı bir şey olmuştur. Eylül ayında, mesela giyim ve ayakkabıcılar uzun zamandır iç ve dış talep arza göre az olduğundan elde çok miktarda stokla girince, bu stoğu taşımamak için, stoğun maliyetini yüklenmemek için, fazla zam yapmamışlardır.
Kaldı ki “en yüksek fiyatı giyim ve ayakkabı ödedi” ibaresi saçmadır çünkü, bir şeyin fiyatında yüzde on artış oldu diye o şey “en yüksek fiyatlı” değildir. En fazla zam görmek ile en yüksek fiyatı ödemek tamamen ayrı şeylerdir.
Kaldı ki bizim esas vurgulamak istediğimiz, dikkat edilmesi gereken şey başkadır. Biz buna “sivri biber” sendromu diyoruz. Dikkati sık sık çektiği için sivri biberi örnek veriyoruz. Sivri biber fiyatı yüzde yüz artsa da “enflasyonu sivri biber yükseltti” diyebilir miyiz? Fiyatı çok artan bir şeyin enflasyona etki yapabilmesi için vatandaşın bütçesinde önemli yeri olması gerekir. Vatandaşın bütçesinde yıllık binde bir payı olan bir şey yüzde yüz zam görse de genel enflasyona katkısı ne olabilir ki?
Bu nedenle enflasyonda yüzde artışı ele almak değil, enflasyon endeksindeki pay ile fiyattaki artışın çarpımı demek olan, “enflasyona katkıları” göz önüne almak gerekir.
Bu ay aylık enflasyon yüzde 1.8 civarında olmuş. Geçen yılın bu ay yani ekim enflasyonu daha küçük, yüzde 1.3 civarında olduğundan, yıllık enflasyon yükselmiştir.
Ancak suçlu kim?
Giyim ve ayakkabı grubu endekste yüzde 8 pay sahibidir. Enflasyonun yıllık yüzde 7.1 olduğu dönemde yani 2007 Eylül ayında giyim ve ayakkabının enflasyona katkısı sadece 0.4 puan iken, Ekim 2007 ayında enflasyon yıllık yüzde 7.7 düzeyine tırmanırken, giyim ve ayakkabı grubunun enflasyona katkısı sadece 0.3 puan olmuştur. Yani giyim ve ayakkabı grubu bu ayda enflasyonu yükselten değil düşüren kalem olmuştur.
Halbuki yıllık enflasyonda, gıda ve alkolsüz içecekler grubu 2007 Eylül ayındaki yıllık enflasyon yüzde 7.1 düzeyinden Ekim 2007 ayında yüzde 7.7 düzeyine yükselirken eylülde 3.3 puan, ekimde ise 4.2 puan katkı yaparak enflasyonu yükselten kalem olmuştur.
Bu yazı medyada, gazete ve televizyonlarda enflasyon haberleri yapan arkadaşları ikaz etmek için yazıldı! Yüzde artış değil, endeksteki pay çarpı yüzde artış sayılarına bakmak gerekli!
Enflasyonu giyim ve ayakkabı değil gıda ve alkolsüz içkiler yükseltmiştir! Giyim ve ayakkabı yükseltse idi bu geçici yani kısa süreli ve mevsimlik olurdu. Gıda ve alkolsüz içkiler bizce kalıcı etki yapacağa benziyor! Daha da elektrik zamları gelmedi!
MASKO Mobilya Kenti, krizin şu ana kadar yıkıcı bir etki göstermediğini, ancak ilk üç ayın ekonomik göstergelerinin kendileri için çok kritik olduğunu açıkladı.
İTO Başkanı Yalçıntaş, Kısa Çalışma Ödeneği'nin şartlarında bir an önce değişiklik yapılması gerektiğini söyledi.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) 1. seansında Bileşik Endeks, dünkü kapanışa göre 724,35 puan düşüşle 27.168,30 puandan kapandı.
Yeni kurulan Diyarbakır-Şanlıurfa Kalkınma Ajansı'na uzman kadrosunda alınacak 30 personel için henüz başvuruda bulunulmadığından atama yapılmadı.
Bu gerileme 2001'den bu yana en büyük düşüş...
Kırklareli'nin Lüleburgaz İlçesindeki Hamitabat Doğal Gaz Kombine Çevrim santralinde elektrik üretiminin yüzde 50 oranında düşürüldüğü bildirildi.
|