|
|
31 Ocak 2008 Perşembe 12:58
|
Ekonomi
|
Oyak ilk dizel motoru üretiyor
Oyak Renault, bu yıl haziran-temmuz ayında Bursa'daki fabrikada Türkiye'nin ilk dizel otomobil motorunu üretmeye başlıyor.
Oyak Renault, Bursa'daki fabrikasında Türkiye'nin ilk dizel otomobil motorunu üretmeye hazırlanıyor.
Oyak Renault'nun genel müdürü Alain Gabillet, dizel motor üretimi için her türlü hazırlığın yapıldığını, üretim hatlarında montajın sürdüğünü ve Haziran-Temmuz 2008'de ilk dizel motorun üretim hattından çıkacağını söyledi.
Gabillet, Oyak Renault'nun Türkiye'de üretimini yaptığı dört marka ile hedeflerinin saatte 60 araç üretimi gerçekleştirmek ve yılda 360 bin adetlik üretim düzeyine ulaşmak olduğunu açıkladı.
Bursa'da Oyak Renault üretim tesislerinde Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) üyelerinin katılımıyla bir fabrika turu düzenlendi.
Alain Gabillet, Türkiye'de her 1000 kişiden 82'sine bir araç düştüğünü, bu sayının Almanya'da 559, Yunanistan'da 393, Polonya'da 320 olduğunu hatırlattı. Gabillet, "Türkiye'de otomotiv pazarında gidilecek hâlâ büyük bir yol var. Gelecek 5 yılda toplam 5 milyon araç üretimini yapabilirsek Türkiye de kişi başına araç sahipliği açısından bu ülkelerle aynı seviyeye çıkabilir" dedi.
Gabillet, dizel motor yatırımına niçin gittikleri yönündeki bir soruya "Bu yatırım bizim için rantabl olacak. Öncelikle kendi ürettiğimiz araçlara ihtiyaç duyuyoruz ve bu ihtiyacı burada üreterek karşılamak istiyoruz. İkinci konu Doğu Avrupa, Romanya ve Rusya'da dizel motor talebi yükselişte. Bu ülkelerden gelecek talebi de karşılayacağız. Ekonomik verimlilik olarak yılda 450 bin adet olarak hesapladık ve bizim kurulu kapasitemiz de bu rakamı üretecek şekilde. İlk etapta çoğunluğunu kendi ürettiğimiz araçlarda kullanacağız, geri kalan bölümünü de ihraç edeceğiz" yanıtını verdi. Motorun hâlâ Megane Sedan, Clio ve Symbol modellerinde kullanılan 1.5 litrelik dCi motor olması planlanıyor.
'Dizelle benzin arasındaki rekabette kim kazanacak' şeklinde soruya ise genel müdür Alain Gabillet, "Türkiye'de kısa vadede dizel motor öne çıkacak diyebilirim. Bu tercihte tabii ki iki neden önemli. Birincisi yakıt üzerindeki vergiler nedeniyle ortaya çıkan maliyet tercihi. İkincisi de çevresel etkiler. Dizelin benzine göreceli üstünlüğü belki bir zaman sürecek, yakın bir gelecekte alternatif enerjiler daha öne çıkabilir. Biz de zaten bu konunun üzerinde çalışıyoruz."
Yerli piyasanın mutlaka gelişmesi gerektiğini, ancak yüksek vergiler nedeniyle yurtiçi piyasanın istenen hızda büyümediğini ve Türkiye'nin dünya otomobil üretiminde hâlâ 16'ncı sırada olduğuna dikkat çeken Gabillet, "Dünya otomotiv endüstrisinde eskiden akla gelmeyen değişmeler oluyor. ABD artık birinciliği kaybetmiş durumda. Japonya ilk sıraya, Çin'in üçüncü sıraya yerleşti. İtalya ve İngiltere de güç kaybetti. Türkiye bu fırsatları iyi değerlendirmeli" diye konuştu.
Renault'nun binek otomobil pazarında yıllardır liderliğini koruduğunu savunan Gabillet, "Şimdi pazara çok fazla marka girdi. Batı ülkelerinin yanı sıra doğudan, Japonya'dan, Güney Kore'den de rakipler geldi. Rakiplerimizin sayısı arttı. Liderliği korumakla birlikte doğal olarak pazar payımız azalarak yüzde 16.7 düzeyine indi" dedi.
Otomobil pazarı ile ilgili 2007 verilerini değerlendiren Gabillet, Renault'nun binek araba üretiminde yüzde 42'lik pazar payıyla pazar lideri olduğunu, ikinci sırada yüzde 25 ile Toyota'nın geldiğini, üçüncü sırada bulunan Tofaş'ın pazar payının da yüzde 16 olduğunu söyledi.
Gabillet, 1963'te 3 bin araçlık üretimle işe başlayan Türk otomotiv sektörünün 2007 yılında 1 milyon 100 araç ürettiğini ve bu sayının 820 binini ihraç ettiğini vurgulayarak, "2010 yılında sektörün toplam 2 milyon araç üretir hale geleceğini ve bu rakamın 1.5 milyonunu ihraç edeceğini öngörüyoruz. Son 10 yılda gösterdiği performansın bir sonucu olarak otomotiv 2007'de 21.3 milyar dolarlık bir ihracat rakamına ulaştı. Son iki yıldır da diğer sektörleri geride bırakarak ilk sıraya yerleşti" diye konuştu.
Yerlilik yüzde 80 olacak
Genel Müdür Alain Gabillet, üretimde kullanılan mekanik parçalara göre değişmekle beraber, yerlilik oranının yüzde 65 civarında olduğunu, yüzde 35'lik bölümün de ithal parçalardan ve aksamdan oluştuğunu belirtti. Gabillet, "Hedefimiz yerli parçaların payını yüzde 80'e çıkarmak. Bu hedef için mekanik aksam ve motorları burada geliştirmeye çabası içindeyiz" diye konuştu.
Oyak Renault fabrikalarında halen 6 bin 200 kişinin çalıştığını, 2006'da
1500, geçen yılda 1020 yeni personel alımı yaptıklarını belirten Gabillet, "2008'de 700 yeni kişi daha istihdam edeceğiz" dedi. Gabillet, geçen 10 yılda 11 milyar dolar ihracat yaptıklarını, toplam yatırım tutarının da 1.3 milyar dolara ulaştığını sözlerine ekledi.
'Hedefimiz 1 milyon araç'
Renault'nun Japon Nissan ile birleşmesiyle artık dünya otomotiv sektöründe dördüncü büyük ittifak haline geldiğini, 2006 verileriyle toplam üretimin 2 milyon 346 bin araç olduğunu vurgulayan genel müdür Gabillet, "Oyak Renault birçok konuda Renault içinde çok ayrıcalıklı bir yerde bulunuyor. Bir yandan teknolojiyi yenilerken, yeni yatırımlar yapıyoruz, diğer yandan maliyetlerimizi düşürerek verimliliğimizi artırıyoruz. Hedefimiz yılda 1 milyon araç üretmek" dedi. 2007 gerçekleşmeleri hakkında da bilgi veren Gabillet, toplam 263 bin 656 otomobilin ve 104 bin motorun üretildiği geçen yıl 3.4 milyar dolarlık satış cirosuna ulaştıklarını, bunun 2.5 milyar dolarının ihracattan kaynaklandığını belirterek, 210 milyon dolarlık da yatırım yaptıklarını söyledi.
Bursa tesislerinde en modern teknolojiyle üretim yaptıklarını, kullanılan robotların sakal tıraşı yapabilecek hassaslıkta çalıştığını ifade eden genel müdür Gabillet, mevcut durumda tesislerde bir saatte 53 otomobil ve 50 motor üretimi gerçekleştirdiklerini, üretimin yüzde 22'sinin yurtiçi satış, yüzde 78'inin de ihracata gittiğini belirtti. Gabillet "Üretim planlamasında özel bir hedefimiz yok, illa yurtiçine üreteceğiz ya da ihraç edeceğiz diye. Piyasada oluşan hareketleri dengelemeye çalışıyoruz. Mevcut iç piyasa talebine ve koşullarına göre son iki yıldır ağırlığı ihracata vermiş durumdayız. Beş kıtaya 100 ülkeye Bursa'dan ihracat gerçekleştiriyoruz" dedi.
VE BU PAZARI DA 'GÖÇMENLER' YARATIYORMUŞ
İstanbul serbest piyasada kapanış saatlerinde doların satış fiyatı 1,5970 YTL, avronun satış fiyatı 2,0300 YTL oldu.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), dünkü kapanışa göre 15,23 puan artışla 24.347,01 puandan kapandı.
Yalçındağ, hükümetin krize karşı önlem paketi almada geç kaldığını belirterek, 'Çok daha önce yapılabilirdi. Daha fazla gecikmeden, bir an önce yapalım' dedi.
Kuyruktaki vatandaşlardan biri '100 YTL için üç gündür hastaneden bankaya gidip geliyorum' diyor... Diğeri, 'Yetmese de bayram harçlığı olmacak' diyor ve bekliyor...
|