|
|
19 Mayıs 2008 Pazartesi 11:52
|
Ekonomi
|
Kaçak şeker için şöyle bir kılıf bulunmuş: Biz kesme şeker yapıyoruz
Şeker kaçakçılarının, faaliyetlerini kamufle edebilmek, yurt içi piyasaya daha rahat ürün sürebilmek ve karını artırabilmek için, şekeri ''kesme şeker'' olarak işlemeye yöneldiği belirlendi.
''Kesme-küp şeker tesisi'' olarak üretim izni alan firmalar, yurt içindeki fabrikalardan, kaçak şeker işleme faaliyetlerini kamufle etmek için düşük miktarlarda şeker alırken, İran, Irak ve Suriye'den getirdikleri yüksek miktardaki şekeri burada işleyerek, yurt içi piyasaya sürüyor. Firmalar, şeker kaçakçılığı ile vergi kaybına neden olup, haksız rekabet yaratırken, küp-kesme şekere dönüştürdükleri şeker ile karlarını daha da artırıyorlar.
Doğu ve Güneydoğu'da, son aylarda, çok sayıda firmanın ''kesme şeker tesisi''ne üretim izni almak için Tarım ve Köyişleri Bakanlığı'na başvurduğu belirtilirken, bakanlığın görüş sorduğu Şeker Kurumu'nun, ''denetimi zor olduğu'' gerekçesi ile buna olumsuz görüş bildirdiği öğrenildi.
Doğu ve Güneydoğu'dan, emniyet kurumları ve savcılıklar tarafından Şeker Kurumu'na gönderilen çok sayıda şeker örneğinden yüzde 72'sinin, yapılan analiz sonucunda, Türkiye'de üretimi olmayan kamış şekeri olduğu belirlendi.
Şeker Kurumu Başkanı Azmi Aksu, kaçak şekerin Ankara'ya kadar girdiğini bildirerek, Ankara'da Gimat'ta kesme şeker tesislerinde yapılan denetimlerde, birkaç firmanın kaçak şeker kullandığını belirlediklerini açıkladı.
Kaçak şeker ile mücadele sırasında, şeker kaçakçılarının yurt içindeki şeker fabrikalarının ambalajlarını bile taklit ettiği ortaya çıktı.
Bazı kaçakçıların ise kaçak şekeri yerli şeker ile karıştırarak piyasaya sürdüğü belirlenirken, analizlerde pancar ve kamış şekerinin karıştırıldığı ortaya çıktı.
Fiyatının ucuzluğu nedeniyle kaçak yollardan sokulan kamış şekerinin önlenmesi insan sağlığı açısından da önem taşıyor.
Ziraat Bankası, bireysel kredi faiz oranlarında, indirime gittiğini açıkladı.
İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) işlem gören hisse senetleri günlük bazda ortalama yüzde 2,84 oranında değer yitirdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Güler, 40 milyon m3'ten 48 milyon m3'e çıkartılan Mavi Akım'daki gaz miktarının 45 milyon m3'e düştüğünü açıkladı.
İstanbul serbest piyasada, kapanış saatlerinde, doların satış fiyatı 1,5300 TL, avronun satış fiyatı 2,0920 TL oldu.
Türkiye Masası Şefi Rachel van Elkan başkanlığındaki Uluslararası Para Fonu (IMF)heyeti, Ankara'ya geldi.
Deloitte Türkiye'nin Ekonomist Dergisi işbirliği ile hazırladığı '2008 Yılı Birleşme ve Satın Almalar Raporu' yayınlandı.
|