|
|
15 Haziran 2008 Pazar 08:48
|
Ekonomi
|
Yediğimiz meyve - sebzelerde kimyasal ilaç kalıntısı var mı? İşte gerçek: Türkiye'de bunu DENETLEYEN YOK
Yurtdışında bu tip denetimlerin genellikle hallerde yapıldığını anlatan mevye-sebze komisyoncuları Türkiye’de böyle bir uygulama bulunmadığının altını çiziyor.
Rusya’nın 7 Haziran tarihinde Türkiye’den domates, patates, patlıcan, üzüm ve limon ithalatını, pestisit (böcek ilacı) ve nitrat bulunduğu gerekçesiyle durdurması, “Türkiye’de denetim yapılmıyor. Zehirleniyoruz” korkusunu gündeme getirdi.
İstanbul Bayrampaşa Sebze Meyve Hali’nde komisyonculuk yapan İbrahim Dülger geçen yıl İstanbul Sebze Meyve Hali’nde 2.6 milyon ton sebze meyve satıldığını belirterek şöyle devam etti:
“Viyana Sebze-Meyve Hali’ne giren her şey belediye laboratuvarında denetlenir. Sadece kalıntı bulunan sebze meyve değil, ham olan meyvenin de hale girmesine izin verilmez. Bizim Türkiye hallerinin hiçbirinde laboratuar yok. Hale gelen tüm sebze meyve, denetlenmeden satılarak tüketicinin sofrasına gider. İstanbul Büyükşehir Belediyesi geçen yıl halden 32 milyon YTL rüsum topladı. Halimize Çin granitleri döşendi, fakat 3 milyon YTL harcanarak bir laboratuar kurulmadı.”
MİLLİYET gazetesinden BÜLENT YARDIMCI'nın haberine göre:
İstanbul Sebze Meyve Hali Komisyoncuları Derneği (İsmeyder) Basın Sözcüsü Necdet Üzün, “Tam donanımlı, uluslararası bir kalıntı kontrol laboratuvarı kurmak için araştırma yaptık. Bu işin maliyeti 1 milyon euro’ya yakın. İsmeyder olarak buna gücümüz yetmez. İstanbul Büyükşehir Belediyesi, halden topladığı yüzde 2 rüsumla bu laboratuvarı kurmalı” dedi.İstanbul Sebze Meyve Hali Müdürlüğü ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, “Kalıntı denetimi bizim görevimiz değil” diyerek şöyle konuştular:
“Yasada bize verilmiş böyle bir denetim yetkisi yok. Yasa gereği sebze-meyvenin çıkış noktasında denetlenmesi gerekiyor. Her türlü denetim ve kontrol üretim bölgesinde yapılmalı.”
Perakendeciler Federasyonu Başkanı Şeref Songör, sebze-meyvede ilaç kalıntısı sorununun 2005 yılında Rusya’nın ithalatı durdurmasıyla gündeme geldiğini hatırlatarak şunları söyledi: “Biz federasyon olarak zaman zaman laboratuvarda kalıntı kontrolü yaptırıyoruz. İki yıldan beri bu konuda olumlu gelişmeler oldu. Sebze meyvede korkulduğu kadar kalıntı yok.”
LÖSEV: Tarım ilacı kırmızı reçeteyle satılsın
Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV), sebze ve meyve üzerindeki tarım ilacı kalıntılarının, ince bağırsaktan emilerek, kan yoluyla tüm vücuda yayıldığı ve başta lösemi ve lenfoma olmak üzere kansere neden olduğu uyarısında bulundu. LÖSEV’den yapılan açıklamada şöyle denildi:
“Doktorlar uyuşturucu ilaçların kullanımını kontrol altına alabilmek için kırmızı reçeteyle yazmakta, eczanelerde kırmızı reçete olmadan bu ilaçları satmamakta ve sattıkları uyuşturucu ilaçları reçetesiyle birlikte kayıt altına alarak Sağlık Bakanlığı’na bildirmektedir. Çok zehirli olan tarım ilaçları da aynen kontrol altına alınmalıdır. Gümrükten girdiği andan itibaren resmen kayıtlara alınmalıdır. Tarım ilaç satış noktaları daha sıkı denetlenmeli, herkese ruhsat verilmemeli, satacak kişiler mutlaka ziraat mühendisi olmalıdır. Üretici tarım ilacını bu konuda ihtisaslaşmış uzman ziraat mühendisi reçetesi olmadan satın almamalıdır.”
‘Yüzde 95 kontrolsüz’
Gıda Güvenliği Derneği Başkanı Samim Saner, Türkiye’de üretilen 40 milyon ton sebze-meyvenin yüzde 5’inin ihraç edildiğini belirterek şöyle konuştu:
“Sebze meyvenin yüzde 5’i kontrollü bir şekilde ihraç ediliyor. Sorun içerde tüketilen yüzde 95’te. Tüketici sağlığının korunması için yüzde 95’in de denetim ve kontrol altına alınması amacıyla ‘sebze meyvede kalıntının önlenmesi yasası’ çıkarılmalı. İTU olarak anılan İyi Tarım Uygulamaları’na geçilerek sebze-meyve üretimi kayıt altına alınmalı.”
ABD'nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olarak kabul edilen ''Federal Deposit Insurance Corp'' (FDIC), konut sektöründeki kredi krizinden etkilenen bir bankaya el koydu.
Yaşlılara evde ilk maaş Bakan Çelik’ten
Kredi kartı aidatları sebebiyle eleştirilen bankaların geçen yıl müşteriden hizmet bedeli adı altında toplam 8,3 milyar YTL para aldığı ortaya çıktı.
BUNDAN SONRA YABANCI BANKALAR KIŞLA KAPISINDAN GİREMEYECEK
2008’de meyve üretiminde yüzde 9.8, sebze üretiminde ise yüzde 5.6, tahıl ürünlerinde ise yüzde 0.2 artış bekleniyor.
Kendisi için sektörde, "dahi, paragöz, geçimsiz, yaratıcı" gibi tanımlamalar yapıldığını belirten reklamcı Ali Taran, ofisini kapatıp, küçük bir büro haline getirdi.
|