Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 10 Ocak 2009Güncelleme: 10.01.2009 04:29 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Cep Telefonu
Ergenekon Davası
İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Türkiye Futbol Federasyonu
Bursaspor
Nano Teknoloji
AKP CHP Çekişmeleri
CHP
Mehmet Ali Şahin
Motorola
Add to Google
17 Ekim 2008 Cuma 13:48 Ekonomi

TÜSİAD çok sert: IMF İLE YENİ BİR STAND-BY ANLAŞMASI İMZALAMALIYIZ; BU KONUDA GEREKSİZ BİÇİMDE GECİKİLMİŞTİR

TÜSİAD VE TÜRKİYE'NİN ÖNDE GELEN İŞADAMLARI, IMF İLE TEKRAR BİR ANLAŞMA İSTİYORLAR

"AVRUPA BİRLİĞİ'NİN TÜRKİYE'YE BUGÜNE KADAR HİÇ OLMADIĞI ÖLÇÜDE İHTİYACI VAR"

Devletin, özel sektörün bir arada olma ve önerilere kulak verme zamanından geçildiğini ifade eden Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, "Devir konuşanı susturma, 'biz gerekeni yaparız' diyerek tartışmaları bastırma, yatırım yapan, istihdam yaratan, elini taşın altına koyan, sırtında yumurta küfesi taşıyan özel sektörü suçlama devri değildir" dedi.

TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Toplantısı, Ceylan Intercontinental Otel'de gerçekleştirildi. Toplantının açılışında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ, dünyada ekonomik krizin yaşandığı bir dönemde Türkiye'nin, yoluna, farklı bir siyasi ve bölgesel gündemle devam ettiğine işaret ederek, Aktütün, Diyarbakır ve son olarak Hakkari'deki terör saldırılarının ülke sathında sağduyunun yitirilmesine yol açmaması gerektiğini ifade etti. Küresel krize karşı önlem alınırken, otoritelerin
en çok zorlandığı noktanın topluma ve piyasalara güven vermek olduğuna işaret eden Yalçındağ, toplumda güvenin böyle zor dönemleri aşmak için en önemli unsur olduğunu kaydetti.
"Devir devletin, özel sektörün bir arada olma ve önerilere kulak verme devridir" diyen Yalçındağ, "Konuşanı susturma, 'biz gerekeni yaparız' diyerek tartışmaları bastırma, yatırım yapan, istihdam yaratan, elini taşın altına koyan, sırtında yumurta küfesi taşıyan özel sektörü suçlama devri değildir. Türkiye'de görünen bir yangın yok ama yön değiştiren ve kuvvetini artıran bir rüzgarın tehdidi altındayız" şeklinde konuştu.

Yalçındağ bu tehdidi en aza indirgemek için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

"IMF ile yeni bir stand-by anlaşması imzalamalıyız: IMF ile ivedilikle girilecek yeni ve güçlü bir işbirliği, elde edilen makro istikrarın kuvvetlendirilmesi ve sürdürülebilmesi açısından önemli bir destek oluşturacaktır. Bu konuda gereksiz biçimde gecikilmiştir. Her geçen gün IMF ile yapılacak bu anlaşmanın zorlaşması anlamına gelebilir.
AB ile müzakerelerin hızlandırılacağı yönünde inandırıcı bir yol haritası ortaya koymalıyız: Türkiye, yarım bıraktığı mikro reform sürecini artık bu yol haritası çerçevesinde oluşturmalı ve takip etmelidir.
Özel sektör temsilcilerini de kapsayan somut gündemli ve süreklilik arz eden forumlar oluşturmalıyız: Bildiğiniz gibi, TÜSİAD olarak ilgili bakanlarla herzaman etkin ve verimli bir iletişim içinde olduk. Son dönemde de Sayın Nazım Ekren ve ekonomi bürokratları ile bir dizi faydalı, somut gündemli toplantılar gerçekleştirdik.

Bugünde bu toplantılar, forumlar, 'Küresel Krizin Türkiye'ye Muhtemel Etkileri' özel gündemi ile toplanmalıdır. Pro-aktif önlemler konusunda ortak akıl aranacak bu forumların zaman zaman Sayın Başbakan'ın başkanlığında toplanmasının özellikle önemli olduğu kanaatindeyiz. Forumlarda yapılan düşünce egzersizleri, ihtiyaç olduğunda hükümetin güçlü refleksler göstermesine alabilmesine destek olacaktır."


Yalçındağ, son olarak hükümetten sanayi strateji belirlemesini de talep etti.

Türkiye'nin 2001 krizinden sonra bankacılık sistemini güçlendirdiğini dolayısıyla küresel krizin bankacılık sektörü kanalıyla Türkiye'ye sirayetinin sınırlı olacağını ifade eden Yalçındağ, "Buna karşılık, Türkiye ekonomisi bir süredir yavaşlama içindedir. Mevcut politikalarla büyüme süreci, yapısal bir sınıra gelip dayanmıştır" dedi.

Sanayide daha yüksek katma değer yaratacak yapısal bir dönüşüm sağlamasının her zamankinden daha önemli olduğunu kaydeden Yalçındağ şöyle konuştu: "Türkiye yeni bir sanayi stratejisine ihtiyaç duymaktadır. Türkiye'nin sanayi envanteri çalışmasının yeni tamamlanmış olması bu konuda önemli bir fırsattır. Bu fırsat iyi değerlendirilmelidir. Sanayi stratejisinin çatısı ancak bu envanter üzerine inşa edilmesi durumunda sağlıklı sonuçlar doğurabilecektir.

Bu şekilde üretim yapısının dönüşmesi, orta ve uzun vadede, bir başka risk faktörümüz açısından da önemlidir. Bu risk faktörü 50 milyar doları bulan cari açığımızdır. Yapısal olarak ciddi bir sorun oluşturan cari açık, küresel likiditenin daraldığı bu dönemde de finansman açısından bizi sıkıntıya sokabilir.

Ekonomimizdeki yavaşlama ve dünyadaki petrol ve emtia fiyatlarının düşmesinin cari açık üzerinde yaratacağı olumlu etkiler ise bu konunun sorun olmaktan çıkması için yeterli olmayabilir. Öte yandan, en büyük ihraç pazarımız olan Avrupa Birliği'nde büyüme yavaşlayacaktır. Durgunluğun Rusya'ya da sıçramasıyla ihracatımız olumsuz etkilenecektir."
Ayrıca, bu iki coğrafyada yaşanacak daralmanın bireysel gelirler üzerindeki olumsuz etkisi sonucu başta turizm olmak üzere hizmet sektörü gelirlerinin de azalabileceğini kaydeden Yalçındağ, özel sektörün 140 milyar doları bulan orta ve uzun vadeli dış borcunun yarattığı açık pozisyonunun da önemli risk faktörü olarak dikkate almak gerektiğine işaret etti.
Küresel kredi piyasalarının daralması dorumunda doğacak finansman açığının, kısa dönemde sınırlı iç tasarruflarla telafi etmenin mümkün olamayacağını kaydeden Yalçındağ, bunun gelir ve istihdam üzerindeki etkilerini yaşamak durumunda kalınabileceğini ifade etti.

Avrupa Birliği ve IMF'in "güvenilir ekonomi" algılaması yaratma açısından önemli destek noktaları olduğunu söyleyen Yalçındağ, "Tıpkı IMF konusunda olduğu gibi, reformlar ve Avrupa Birliği konusundaki gecikmelerin de ülkeye bir faturası olacaktır" diye konuştu.

Avrupa Birliği'nin Türkiye'ye bugüne kadar hiç olmadığı ölçüde ihtiyacı olduğunu ifade eden Yalçındağ, Gürcistan, Kafkasya ve Ortadoğu'daki son gelişmeler, Türkiye'nin bölgedeki stratejik önemini teyit etmektedir. Avrupa Birliği'nin küresel plandaki etkinliği, bütünlüğü ve güvenliği açısfrçekleştirdik.

Bugüından Türkiye'nin vazgeçilmez bir unsur olduğu bir kez daha ortaya çıkmıştır. Bizim için ise Avrupa Birliği süreci gelişme ve refah artışı açısından bir mihenk taşı olmaya devam etmektedir" dedi.

Ulusal birlik havası yaratılmasının ancak sağlıklı bir siyasal ortam ve siyasal istikrar içinde mümkün olduğunu kaydeden TÜSİAD Başkanı Yalçındağ, "Demokrasi kültürünü içine sindirememeyi, 'herkes benim çizgime gelsin' düşüncesini, ülkeyi yolundan saptıran suni gündem konuları ortaya atarak siyasetin ve bürokrasinin ulusal hedeflere kilitlenmesine engel olmayı siyasal istikrar anlayışıyla bağdaştıramıyoruz. Her yapıya bulaşması mümkün olan yolsuzlukları, itibarın ve güvenin düşmanı olarak görüp üstüne
gitmek yerine, bu konudaki her türlü uyarı ve eleştiriyi siyasal karşıtlık olarak algılamayı da siyasal istikrarı pekiştirmekten uzak bir tutum olarak görüyoruz" şeklinde konuştu.
Küresel sarsıntıdan en az hasarla çıkmanın yolunun iyi düşünülüp tartışılmış bir yol haritasına sahip olmak olduğunu ifade eden Yalçındağ şöyle konuştu: "IMF destekli yeni bir uyum programı, Avrupa Birliği Uyumunu sağlamlaştıracak ulusal programın resmiyet kazanması ve yeni bir sanayi stratejisi, öncelikle Türkiye'nin mukavemetini artıracak, sonra da süreçten kazançlı çıkmasının temellerini oluşturacaktır. İstişare ve koordinasyon en üst düzeyde tutulur, tartışma ve eleştiriler demokratik tahammül içinde
karşılanırsa bu hedefleri gerçekleştirmek hala mümkün. Bu bize, kriz ertesi şartları değişen bir dünyada, yükselmeyi sürdürmenin yolunu açacaktır. Bir yandan her türlü şoka hazırlıklı olmak, bir yandan da hiçbir şoka maruz kalmayacak gibi ülkenin sürdürülebilir büyüme çizgisini koruyacak yapısal değişimi gerçekleştirmek, bu dönemin vazgeçilmez yönetim anlayışı olmalıdır."

Mevcut krizin uzun dönemli büyümenin temellerini değiştirmeyeceğini belirten Yalçındağ, rekabet gücünün her zaman büyümenin ve refahın temel unsuru olmaya devam edeceğini söyledi.

İlgili Başlıklar:
TÜSİAD (91 haber)
IMF (48 haber)
IMF Türkiye İlişkileri (77 haber)

Kaynak: İHA





İstanbul serbest piyasada, kapanış saatlerinde, doların satış fiyatı 1,5500 TL, avronun satış fiyatı 2,1000 TL oldu.

BTK Başkanı Acarer, 'Türkiye'deki numara taşınabilirliği hızı dünyada hiçbir yerde yok. Türkiye bu konuda dünya istatistiklerini alt üst etti' dedi.

İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB), dünkü kapanışa göre 259,71 puan artışla 26.470,08 puandan kapandı.

ABD'de işsizlik oranı aralık ayında yüzde 7.2 ile 1993 yılından bu yana en yüksek seviyeye tırmandı.

Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzine, 9 kuruş, motorine 9-13 kuruş arasında zam yapıldı.

PLASTİK SU ŞİŞESİNDEN CEP TELEFONU

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam