|
|
21 Mart 2007 Çarşamba 17:47
|
Politika
|
Başbakan'ın oğlu gemiyi kaça satın aldı? Başbakan bugün, Vatan gazetesinin haberini doğruladı...
Gemi, 2 milyon 325 bin dolara satın alındı... Başbakan, 'benim oğlum iş yapıyor; o gemiyi de iş yapmak için satın almış' dedi... Başbakan, Vatan gazetesinde bugün yayınlanan gemi satın alım fiyatını da doğruladı.
Başbakan Erdoğan, 'peki benim oğlum, ailem ne yapsaydı yani; başkalarının yaptığı gibi komisyon masaları mı kursaydı' dedi...
BAŞBAKAN'IN KONUYLA İLGİLİ SÖZLERİNİ İZLEMEK İÇİN TIKLAYIN
AK PARTİ GENİŞLETİLMİŞ İL BAŞKANLARI TOPLANTISI
- ERDOĞAN, 'BİRİLERİ BAŞBAKAN'A KÖŞK'E ÇIKMA DİYECEK' DİYEN BAYKAL'I AĞIR BİR DİLLE ELEŞTİRDİ:
- "DEMOKRASİ DİYOR, SONRA SIKILMADAN UTANMADAN BİRŞEYLER FISILDANACAĞINI SÖYLÜYOR"
- "O SENİN İŞİN, BİZİM İŞİMİZ DEĞİL, BİZİM NEREDEN, NE TALİMAT ALACAĞIMIZ BELLİDİR, O DA MİLLETTİR"
- ERDOĞAN, 'SİGORTAM ATIVERİYOR' DİYEREK BAYKAL'A SERT ÇIKTI
- "BEN NİSAN'I BEKLEYİN DEDİM AMA SEN DAYANAMADIN DÜŞTÜN YOLLARA, BAĞIRIP, ÇAĞIRIYORSUN"
- "ÇOK GİZLİLİK DAMGASI TAŞIYAN BİR EVRAK NASIL CHP'NİN ELİNE GEÇER"
- "SAVCILARI GÖREVE ÇAĞIRIYORUM"
- "İSPATLAMAYAN ŞEREFSİZDİR DİYORLAR, BUYUR CEVABINI VER"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 'Birileri Başbakan'ı uyaracak' diyen CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ı ağır bir dille eleştirdi.
Erdoğan, "Demokrasi diyorlar, ondan sonra sıkılmadan utanmadan 'Başbakan'a bir yerlerden bir şeyler fısıldayacaklar' diyorlar. O senin işin, bizim işimiz değil. Biz yüreğimizi koyduk bu işe, bu yola böyle çıktık. Bizim nereden ne talimat alacağımız bellidir. O da millettir" dedi. Baykal'ın son dönemdeki çıkışlarına 'Bazen sigorta atıveriyor' diyerek cevap veren Erdoğan, "Önce 'Erdoğan oraya çıkacak' dedi, şimdi çıkmayacak demeye başladı. Yahu ne çıkacağını ne de çıkmayacağını söyleyen birisi yok ki. Nisan'ı bekleyin diyen bir lider var. Ben 'Nisan'ı bekleyin' dedim ama sen dayanamadın düştün yollara, koşuyorsun, bağırıyorsun, çağırıyorsun. Verdim ellerine bir çelik çomak oynuyorlar. Gülüyoruz" diye konuştu. Erdoğan, Baykal'ın, İstanbul eski Valisi Erol Çakır'ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptığı döneme ait duyumları içeren ihbar yazısıyla ilgili iddialarına da sert çıktı. 'Çok gizlilik damgasını taşıyan bir evrakı CHP nasıl ele geçirmiştir' diye soran Erdoğan, savcıları göreve çağırdı. Erdoğan, "Hiçbir zaman güneşi balçıkla sıvayamazlar. Tayyip Erdoğan'a bu çamuru atmakla bir yere varamazsınız. Adama sorarlar ya 8 yıldır neredeydiniz? İş Bankası ile ilgili de duyumlar var, ama tabi biliyorsunuz, sazAnlamayana da davul zurna az" tepkisini gösterdi. AK Parti il başkanları, belediye başkanları, kadın kolları ve gençlik kolları başkanları Ankara'ya bir araya geldi. Bilkent Otel'de gerçekleştirilen toplantının açılışında konuşan Başbakan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın son dönemdeki eleştirilerine sert bir dille cevap verdi.
'BAYKAL SÜREKLİ FETVA ÜRETİYOR'
CHP lideri Baykal'ın askerlere atıfta bulunarak 'Birileri Başbakan'a Cumhurbaşkanı olma diyecek' yönündeki açıklamalarına sert çıkan Erdoğan, "Bu millet onları tanıyalı, notlarını vereli çok oldu ama onlar bu milleti kırk yıldır tanıyamadılar. Bu milletin beklentilerini, hissiyatını öğrenemediler. Yetkisini nereden aldıkları kendilerinin de bilmediği bir tafrayla her gün her konuda fetvalar üretiyorlar. Demokrasi diyorlar, ondan sonra sıkılmadan utanmadan 'Başbakan'a bir yerlerden bir şeyler fısıldayacaklar' diyorlar. O senin işin, bizim işimiz değil. Biz yüreğimizi koyduk bu işe, bu yola böyle çıktık. O sizin işiniz. Bizim nereden ne talimat alacağımız bellidir. O da millettir. Milletten başkası değildir. Bunu böyle bilmesini tavsiye ederim" diye konuştu. CHP'yi 'akşam farklı, sabah farklı' siyaset yapmakla suçlayan Başbakan Erdoğan, böyle bir siyaset anlayışının olamayacağını söyledi.
'ELLERİNE ÇELİK ÇOMAK VERDİM, OYNUYORLAR'
Erdoğan, CHP lideri Baykal'ın 'Başbakan Köşk'e çıkmamalı' yönündeki çıkışına da cevap verdi. "Sabah farklı, akşam farklı konuşuyor, böyle siyaset olur mu?" diyen Erdoğan, şöyle konuştu. "Önceleri 'Erdoğan oraya çıkacak' dedi ve Meclis'te akla hayale gelmeyecek şeyler söyledi. Dolayısıyla 'çıkamaz' dedi. Şimdi çıkmayacak demeye başladı. Yahu zaten ne çıkacağını ne de çıkmayacağını söyleyen birisi yok ki. Nisan'ı bekleyin diyen bir lider var. Ben 'Nisan'ı bekleyin' dedim ama sen dayanamadın düştün yollara, koşuyorsun, bağırıyorsun, çağırıyorsun. Senin gibi birileri daha koştu yollara, onlar da bağırıyorlar çağırıyorlar. Ta başında ne dedim. 'Verdim ellerine bir çelik çomak oynuyorlar' dedim. Oynuyorlar. Nitekim yeni yeni bazı köşe yazarları da anlamaya başladı. 'Hakikaten elimize verdiler, bir çelik çomak oynuyoruz ve belki de televizyonların karşısında bizim bu tartışmalarımızı izleyip, kıkır kıkır gülüyorlar' dedi. Aynen işte gülüyoruz , işte burada. Niye çünkü bizim gündemimizde ülkeye hizmet var."
'ESİP GÜRLÜYORLAR AMA YAĞAMIYORLAR'
CHP'lilerin ağzından şimdiye kadar ülke yararına hiçbir proje duymadığını belirten Erdoğan, "Şunu şöyle yaparsanız daha iyi olur, dediklerini duydunuz mu, duyamazsınız. Bunların ağzından sadece hakaret çıkar. Saygı dışı ifadeler çıkar. Başka bir şey duyamazsınız. Duymayacaksınız da yok. Niye, çünkü bunlarda ne proje var ne ideal var ne bu ülkeye hizmet var. Bunların belli başlı birkaç kavramları var. O kavramlarla yatarlar, o kavramlarla kalkarlar. Esip gürlüyorlar ama yağamıyorlar. Büyük bir cüretkarlıkla kendilerini millet yerine koyup millet adına kararlar veriyorlar. Siyaset ve ahlak gibi kavramlara ne kadar uzak olduğunu sadece ortaya koymuyorlar aynı zamanda Türkiye'nin gerçekleştirdiği büyük değişimi de anlamadıklarını gösteriyorlar. Çok şükür bugün Türkiye'nin dertleriyle dertlenen bir hükümet var da bu oyuna gelmiyor" diye konuştu.
'ANAMUHALEFET EVLERE ŞENLİK'
Türkiye'de bir iktidar sorunu olmadığını ancak bir muhalefet sorunu bulunduğuna işaret eden Erdoğan, yapılan her hayırlı işe karşı çıkan, yapıcı eleştiri yerine karalama ve çarpıtmayı usul haline getiren, demokrasiye güç vermek yerine demokrasi dışı eğilimlere sığınan bir muhalefet anlayışının olduğunu söyledi. Ana muhalefet için 'tam evlere şenlik' diyen Erdoğan, "Karşıdakinin bileğini bükemiyorsan, söyleyecek sözün yoksa, siyasetsizlikten, gerilimden medet umacaksın, belden aşağı vuracaksın, kriz ve gerilimden besleneceksin mantıkları bu. Ana muhalefetin bu tavrı siyaseti de, demokrasiyi de, muhalefet kavramını da zayıflatıyor. Halktan kopuk bir partinin gerçekçi bir siyaset ortaya koyabilmesi zaten mümkün değil" diye konuştu. Muhalefeti Meclis çalışmalarına engel olmakla da suçlayan Başbakan Erdoğan, tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Bakınız bu muhalefet anasıyla yavrusuyla şu anda yasama organının çalışmasını engellemek için elinden ne geliyorsa onu yapıyor. Düşünebiliyor musunuz, sadece komisyon çalışmalarında bir maddenin görüşülmesi için 48 önerge verecek kadar bunların gözü kararmış. Senin partinin bu konudaki politikası bellidir ya. Bir kişi, iki kişi görevlendirirsin çıkar oradaki düşüncelerini açıklar. Ama 48 kişi orada masal anlatıyor, hikaye okuyor. Çünkü kanunla ilgili de konuşmuyorlar. Dereden tepeden bunları anlatıyorlar. Her birinin 5 dakika konuştuğunu düşünün 240 dakika. Bu bu ülkenin geleceğinden zaman çalmaktır. Zaman çalmanın ötesinde kalkınma hareketini engellemektir. Çık dürüst olarak, iki kişi, üç kişi düşünceni belirt. Ama orada sadece bu işi engellemek için bu yollara başvurmanın siyasi etikle örtüşür hiçbir yanı yok. Aynı şeyi parlamentoda da yapıyorlar." Erdoğan, muhalefetin akla hayale gelmeyen şeyler iddia ettiğini de belirterek, "Tutuşturuyorlar ellerine birer kağıt parçası, ondan sonra da onu çıkıp orada okuyorlar. Yani şunu araştıralım, doğru mudur, değil midir, inanın yok böyle bir çalışmaları" diye tepki gösterdi.
VATAN GAZETESİNİN KONUYLA İLGİLİ HABERİ ŞÖYLEYDİ:
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan’ın, Mecit Mert Çetinkaya ile yüzde 50 ortaklıkla kurduğu MB Denizcilik’e Safran 1 adlı kuru yük gemisini satan Hasan Doğan satışın ayrıntılarını anlattı.
Gürgem Denizcilik’in sahibi olan Hasan Doğan, satışı yapılan Safran 1’in ellerindeki son gemi olduğunu, daha önce 3 gemi sattıklarını söyledi. Doğan “Biz bu gemileri ne alırken ne de satarken gördük. Biz de Mecit Çetinkaya’nın teşvikiyle bu işe girmiştik” diye konuştu. Doğan sorularımızı şöyle yanıtladı:
Alıp satarken görmedim * Burak Erdoğan’ın ortak olduğu MB Denizcilik’e gemi sattınız. Bu sektörden çıkıyor musunuz?
Bu sektörden çıkmaya karar verdik. Bizim gemi işine girmemizin tek sebebi Mecit Çetinkaya’dır. Onun teşvikiyle girdik.
Gemileri olan ve işleten bir şirketi var. Benim dışarıdan bildiğim başkalarının gemilerini de işletiyor. Gemi sektörüne girdik ama ne alırken gördük ne de satarken. Bizi Mecit Bey yönlendirdi.
* Kaç geminiz vardı? 4 gemi aldık. Adettenmiş, her gemiyi alırken ayrı şirket kurduk. 4 geminin alınması ve işletilmesi konusunda Mecit Bey bize rehberlik etti. Gemilerden üç tanesini daha önce sattık. Dördüncüsünü satamadık. En sonunda Mecit Bey bizden rica etti, ’Bunu ben alayım’ dedi. Ona verdik.
* Sattığınız dördüncü gemi, MB Denizcilik’e sattığınız gemi mi? Evet. Mecit Bey istedi, ona verdik.
* Sonuncu gemiyi kaça sattınız? 2 milyon 350 bin dolara verdik. 500 bin doları peşin 36 ay taksitle sattık. Geminin gerçek değeri budur.
* Diğer gemilerden daha yaşlı olduğu için mi zor satıldı? O dönemde satılmadı. Diğerleri 2001 modeldi, onlar satıldı bu satılmadı. Bugün itibarıyla denizcilik sektöründen çekilmiş olduk.
* Son sattığınız Safran 1 hangi şirket üzerindeydi? Satış Gürgem Denizcilik üzerinden yapıldı.
Burak için ’olur’ istedi
* Sizin ayrıca Gürdeniz ve Gürdoğan diye denizcilik şirketleriniz de vardı... Gemilerin hepsi ayrı ayrı şirketlerin üzerinden olur. Onlar sattığımız gemilerin şirketleri. Denizcilik sektöründe böyle bir uygulama var, bir gemiye bir şirket. Diğer üçünü İtalyanlar’a sattık. Gemilerin hepsi, kuru yük taşıması yapıyor. Yurtdışında çalışan gemiler.
* Yine kayıtlara göre, Atlantis diye bir denizcçilik şirketiniz daha var.. Atlantis bu gemilerin bakımı için kurulan bir şirket. Bunu mecburi yapıyorsunuz. Gemilerin bakımı için sorumluluğunuz var. Lojistik hizmet için. Çok iyi bilmiyorum ama bu hizmeti yapmanız gerekiyor.
* Neden çekiliyorsunuz bu sektörden, kârlı değil mi? Bu sektörle ilgilenemediğimiz için. Üstüne gitme imkanımıza baktık. Ya başına oturacaktık ya da çıkacaktık, çıkmayı tercih ettik.
* Mecit Bey daha önceki bir röportajında bize, ’gıda işinden çıkan Erdoğan Ailesi’ni denizcilik işine ben ikna ettim’ demişti. Geminin MB’ye satışı nasıl gündeme geldi? Mecit Bey bana ’Burak’ı ortak etmek istiyorum senin için mahsuru var mı?’ dedi. Ben de yok dedim ama bana sordu. Mecit Bey’in oğlu ile Burak çok yakın arkadaş. Onların arasındaki birliktelikten doğdu bu iş. Beraber karar verdiler, aile de onayladı. İkisi çok yakın arkadaş. Mecit Bey de bu aileye yakın. Tahminimce kendi içlerinde böyle bir karar verdiler.
Emaar, İETT için çok ısrarcı olmaz
* Denizcilikten çıktınız. Emlak ve medya sektörlerine girdiniz. Yükselen sektörler bunlar mı? Medya ve emlakta elimizden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Yarın değişebilir.
* Levent’teki İETT garajının ihale şartnamesini alanlardan biri Emaar ve siz de o şirkette ortaksınız... Emaar-Türkiye’nin hisselerinin yüzde 60’ı Emaar’a aittir. Biz orada küçük ortağız. Kararlar ağırlıklı olarak Dubai’den veriliyor. Bize sadece danışıyorlar. Yarın (bugün) ihaleye girip girmeyeceklerini doğrusu bilmiyorum ama o konuda ısrarlı olmayacakları konusunda bilgim var. Çok ilgi duyduklarını düşünmüyorum. Karayolları’nda fiyat yükselmiş. Bu yüzden düşünce olarak uzaklaştılar. Karayolları arazisini daha çok istiyorlardı. Zaten en son onlar terketti. Çok yakın ilgilenmiyorum ama arazi için şartname alan 18 şirket var onu da göreceğiz. Yüksek katılım var.
Binali Yıldırım, Türkiye'de havacılığı halkın yolu haline getirdiklerini belirterek, 'Şimdi adaların işini halletmeye geldik' dedi.
İzmir’de Cumhurbaşkanı Gül’e tepki gösteren Sinem Örsçek, 9 yıldır iş aradığını belirterek 'Benim için fırsattı. Cumhurbaşkanımız hoşgörülü yaklaştı ve konuyla ilgileneceğini söyledi' dedi.
Partisinin Sakarya İl Kongresi’nde konuşan Başbakan Erdoğan, 'Balık denizin içinde suyun kıymetini bilmez. Balığı karaya koyarsan denizin kıymetini bilir. İşte bizdekiler de böyle' dedi.
Gül, terslemedi... Korumalar üzerine çullanmadı... Çevik Kuvvet biber gazı sıkmadı... Cumhurbaşkanı Gül, genç kızı taziye evine davet etti; KONUŞTULAR...
DTP Genel Başkanı Türk ile yardımcısı Ayna, Kürt kökenli Irak Cumhurbaşkanı Talabani ve Kuzey Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi’nin lideri Barzani’ye bir mektup yazdı.
Devletin zirvesi, darbeci askerlere sivil yargı yolunu açan yasanın korumasız bıraktığı Genelkurmay Başkanı için çözüm arıyor.
|