|
|
24 Aralık 2007 Pazartesi 07:38
|
Yazarlar
|
ÜLKER – PROFİLO
Bayram süresince ekonomimizi ilgilendiren iki önemli olay oldu.
İlk olay, sevindirici ya da olumlu gelişme, ÜLKER grubunun dünyanın tanınmış çikolata markalarından GODIVA’yı satın almasıdır. İkinci olay, üzücü ya da olumsuz gelişme, Türkiye’nin önde gelen elektronik üreticilerinden PROFİLO TELRA şirketinin iflas ertelemesi istemesidir.
Önce sevindirici / olumlu gelişme ile başlayalım. ÜLKER’in GODIVA’yı satın alması Türk sanayi için gerçekten önemli bir atılımdır. Her ne kadar bazı ekonomik gelişme uzmanları Türkiye’ye sadece “markaların fasonculuğu” rolünü biçseler de (!), aslında gelişen Türk firmaları için ilerleme şansı, bu türlü markaları satın almaktan geçmektedir. 1990’lı yılların başında Belçika’da eğitim gördüğüm ve daha sonra da profesyonel işim gereği onlarca kez Belçika’ya gittiğim için o ülkeyi biraz bilirim. GODIVA, Belçika’nın en çok bilinen üç çikolata markasından önde gelenidir (diğer ikisi NEUHAUS ve LEONIDAS’dır). Öğrenciyken param GODIVA ya da NEUHAUS almaya yetmediği için ben LEONIDAS’cıyım. Yine de GODIVA’nın ne kadar değerli bir marka olduğunu da çok iyi biliyorum.
Açıkçası daha düne kadar GODIVA’nın Belçikalılara ait olduğunu sanırdım. Meğerse kırk yıldır Amerikalılarınmış ! Şimdi bir Türk firmasının oldu. ÜLKER adına çok önemli bir atılımdır; gerçekten bu işi kotaranları yürekten kutluyorum.
Ama iş adamı ve ekonomist kimliğimizle de uyarılarımızı yapalım...
Öncelikle ödenen fiyatın (860 milyon dolar) çok yüksek olduğunu düşünüyorum. Açıklanan tek finansal bilgi, GODIVA için EBITDA’sının 15 katının ödendiğidir (EBITDA = faiz, vergi, amortisman ve yeniden değerleme öncesi kar). İnternette de aradım, GODIVA ile ilgili finansal bilgilere ulaşamadım. O nedenle sadece “EBITDA çarpanı” konusunda yorum yapacağız.
Ben de şirketlerin alım satım görüşmelerinde bulundum. EBITDA çarpanı, bu gibi alış verişlerde kullanılan bir yöntemdir. Ama “15” çok ve çok yüksek bir çarpandır. 7 ya da 8 çarpanı gördüm; belki 10 da olabilir. Ama 15... Çok yüksek. Belki de GODIVA gibi bir markayı Türkiye’ye getirmenin bedeli de bu olsa gerek...
Fiyat neyse ne. O iş olmuş bitmiş. Artık pek düşünmemek gerekir. Şimdi ÜLKER’ciler önlerine baksınlar. Çünkü önlerinde çok daha ciddi bir sorun var: Türkiye’de GODIVA gibi bir uluslarüstü şirketi yönetecek profesyonel yönetici yok !
ÜLKER Grubunun asıl zorluğu, dört kıtaya yayılmış satış ve üretim ağı olan bu şirketi yönetmek olacaktır. Türkiye’de para kazanmak o kadar zor değildir. ÜLKER Grubu özellikle son on beş yılda bu işi iyi becermiştir.
Ama ÜLKER bir UNILEVER ya da Procter & Gamble değildir. Asıl uluslararası sınavlarını şimdi, GODIVA’yı yönetirken verecekler. Bakalım o markayı geliştirebilecekler mi, yoksa iğdiş edip değerini mi düşürecekler ?
***
Üzücü gelişme ile sürdürelim yazımızı. Türkiye’nin üçüncü en büyük elektronik üreticisi olan PROFİLO TELRA iflas ertelemesi istemiş. Türkiye imalat sanayinin geldiği; ya da aslında son beş yılda izlenen makro ekonomik politikalar sayesinde getirildiği durum işte budur. PROFİLO’nun sahipleri çok iş bilir ve profesyonel insanlardır. Öyle yeni yetme zenginler gibi, aslında şirketlerinin sermayesi olan paraları kata / yata harcayacak kişiler değillerdir. Eğer PROFİLO bugün sor duruma düştü ise, bunda mutlaka yöneticilerinin de suçu vardır. Ama asıl sorumlu, son beş yıldır Türkiye’de izlenen yüksek reel faiz politikasıdır. Bu politika, Türkiye’de birçok alanda üretim / imalat yapmayı olanaksızlaştırmıştır. PROFİLO da bu politikanın bir kurbanıdır. Ama kesinkes son kurban da olmayacaktır. Ertuğ Yaşar; İstanbul; 23.12.2007
ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
Bir süredir yazacağım, ertelemek zorunda kalıyorum. Beni dehşete kapıltan bir gelişme yaşanıyor: Devlet, bize ait kişisel bigileri, bankalara, alışveriş merkezlerine ve kimi şirketlere satıyor...
Pek çok işaret var: Evet, artık bu cümleyi hiç tereddütsüz söyleyebiliriz. Türk polisinde bir 'gruplaşma' var.
Beni ve pek çok arkadaşımı KORKUTTU... Şimdi şurada, unuttuğu Galatasaray nedeniyle kendisine şaka yollu bir 'yuh' çeksem, mazallah... Mahkemelerde süründürülebilirim. Etim ne budum ne: En az 10 bin y
Depreme hazır olunacak... Ol! Evleriniz yıkacak yerlerine yenilerini yapacaksınız; YIIIIK! YENİSİNİ YAP!
Zaman gazetesi, bu olayı yazmıyor. Vakit gazetesi ve 'kendilerini en dindar' ilan edenler olayın arkasında komplo arıyor. Biz ısrarla, yazarın çalıştığı gazeteyi vurguluyor ve altını çizerek haberleri
Tayyip Erdoğan'ın HAKLARINI biz savunuyoruz; ama o bizim haklarımızı savunmuyor...
|