|
|
25 Aralık 2007 Salı 09:23
|
Yazarlar
|
Sema Çelebi, Türkiye'nin 'normali olsun' ister miydiniz?
Hayır, ben kişisel olarak, mahremini kendine saklamayı isteyen Yasemin Hadivent'gillik NORMALLEŞSİN isterim...
Televizyon, sadece izlenen değil, KONUŞTURAN da bir iletişim aracı.
Bizi konuşturarak, toplumsal saflarımızı netleştirmemizi, karşılıklı eleştiri kültürümüzü geliştirmemizi sağlıyor.
Bazıları beni çok iyimser bulabilir ama ben öyle 'televizyon tu kaka' diyenlerden değilim...
Arada bir Buzda Dans'a takılıyorum. Sema Çelebi, kusura bakmasın, bana sevimli gelen bir 'kişi' değil.
Hatta çoğu zaman çıkışlarına, tepkilerine, sözlerine ÖFKE duyuyorum.
Geçen Pazar izlemedim; sonradan anlattılar... Ekranda bir REGL tartışması olmuş.
Yasemin Hadivent adlı zarif genç kadının REGL olduğunu Sema Çelebi canlı yayında söylemiş.
Genç kadın da hayıflanarak, 'Lütfen bunu kimsenin bilmesini istemiyorum' demiş...
Ülkemizde geniş katılımlı kadın trendi böyle: Artık hayatlarında hiçbir mahrem konu bırakmıyorlar. Eskiden konuşulması yasak olan herşeyi normalleştirip konuşma konusu yapabilir hale gelmek, pek çok Türk kadınının 'ortak tavrı' oldu...
Sema Çelebi de bu kategoride bir 'hanım'...
Ancak biz erkeklerin dünyasından bakınca, ben bu tür konuşmaların normallik alanı içerisine girmesini yadırgıyorum.
Kadının, kendine özel bir durumu bir mazeret olarak göstermesi ve bunu açıklaması, ifşa etmesi bana hoş gelmiyor.
Global paradokslar yaratmanın bir sakıncası yok...
Tüm dünya kadınları aynı yöne giderken, bizim kadınlarımızın bazı konularda daha 'tutucu' kalmasının ne sakıncası olabilir ki?
Bilmem siz ne düşünürsünüz...
NEVZAT BASIM
Bir süredir yazacağım, ertelemek zorunda kalıyorum. Beni dehşete kapıltan bir gelişme yaşanıyor: Devlet, bize ait kişisel bigileri, bankalara, alışveriş merkezlerine ve kimi şirketlere satıyor...
Pek çok işaret var: Evet, artık bu cümleyi hiç tereddütsüz söyleyebiliriz. Türk polisinde bir 'gruplaşma' var.
Beni ve pek çok arkadaşımı KORKUTTU... Şimdi şurada, unuttuğu Galatasaray nedeniyle kendisine şaka yollu bir 'yuh' çeksem, mazallah... Mahkemelerde süründürülebilirim. Etim ne budum ne: En az 10 bin y
Depreme hazır olunacak... Ol! Evleriniz yıkacak yerlerine yenilerini yapacaksınız; YIIIIK! YENİSİNİ YAP!
Zaman gazetesi, bu olayı yazmıyor. Vakit gazetesi ve 'kendilerini en dindar' ilan edenler olayın arkasında komplo arıyor. Biz ısrarla, yazarın çalıştığı gazeteyi vurguluyor ve altını çizerek haberleri
Tayyip Erdoğan'ın HAKLARINI biz savunuyoruz; ama o bizim haklarımızı savunmuyor...
|