|
|
13 Ocak 2008 Pazar 16:18
|
Ekonomi
|
Sicili bozuk TV kanalına reklam yasağı geliyor
Televizyon kuruluşlarının bundan böyle 'sicil kaydı' tutulacak. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) yeni yasa taslağında yer alan düzenleme, sicil kaydı bozuk olan kanallara ağır cezalar getiriyor.
Televizyonlar, artık uyarma ve program durdurma cezası almak yerine, gelir getirici yayınlardan men edilecek. Önceden tutulan 'program sicili'nin yerini 'televizyon sicili' alacak. Aynı yayın ihlalinin farklı programlarda bile olsa tekrarlanması, televizyon kuruluşunun önce uyarılmasına, ardından da 1 ila 3 gün arasında reklam yayınlamama cezası almasına sebep olacak. İhlalin 5 kez tekrarı halinde o yayın kuruluşu lisansını kaybedecek. Avrupa Birliği mevzuatlarına uygun olarak getirilen müeyyideler sebebiyle televizyonlar, tüm gün yayınladıkları programların içeriğine dikkat etmek zorunda kalacak.
Söz konusu düzenlemeyi, hem medya hem de reklam sektörü farklı bakış açılarıyla değerlendiriyor. Televizyon Yayıncıları Derneği Başkanı Nuri Çolakoğlu, müeyyidelere esas teşkil eden ilkelerin muğlak olduğunu belirtirken, sadece taslak halindeki yeni yaptırımlara değil, eski program durdurma ve para cezası gibi müeyyidelere de karşı çıktığının altını çiziyor. Medya Club Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Çınar, "En önemli ceza, reklam gelirinin kesilmesidir." sözleriyle düzenlemeye destek veriyor. Çınar'a göre, sektör bir sıkıntı yaşasa da, ekran kirliliği bu şekilde giderilmiş olacak. İletişim ve reklamcılık uzmanı Günseli Özen Ocakoğlu, endişesini, "Tasarı bu haliyle kabul edilirse, basın organları yaşayamaz, reklam verecek şirket kalmaz." şeklinde dile getiriyor. atv Genel Yayın Yönetmeni Adem Gürses'e göre de, taslak yasalaştıktan sonra müeyyideleri herkes kabullenecek. Samanyolu Haber Genel Yayın Yönetmeni Ahmet Böken ise bir programdan dolayı bütün kanala ceza verilmesinin, televizyon kuruluşlarının aleyhine olacağına işaret ediyor: "Hiçbir ceza, programın kalitesini artırmaz ya da düşürmez."
RTÜK'le ilgili yeni düzenlemeye göre, artık programların değil, televizyon kanalının sicil kaydı tutulacak. Eski kanunda, bir televizyon programında gerçekleştirilen yayın ihlali o programla sınırlı kalıyordu. Televizyon kuruluşunun ceza alabilmesi için aynı programda iki kez aynı yayın ilkesinin ihlal edilmesi gerekiyordu. Ancak yeni uygulamada, bir programda yapılan ihlal, diğer programları da bağlayacak. Aynı ihlalin farklı programlarda bile olsa tekrarlanması, televizyon kuruluşunun önce uyarılmasına, ardından da 1 ila 3 gün arasında reklam yayınlamama cezası almasına sebep olacak. Cezalar bununla da sınırlı kalmayacak. İlk etapta uyarı alan kanal, aynı ihlalin tekrarlanması halinde 1-3 gün arası, üçüncü tekrarında 3-9 gün arası reklam yayınlamama cezası alacak. Yine tekrarı halinde de 15-90 gün arası yayın durdurma cezası gelecek. İhlalin 5 kez tekrarı durumunda o kuruluş lisansını kaybedecek. Yayın ihlali konusunda televizyon kanallarına uygulanan müeyyidelerin caydırıcı olmaması yayıncı kuruluşları fazla etkilemiyordu. Yeni düzenleme ile televizyonlar, tüm gün yayınladıkları programların içeriğine dikkat etmek durumunda kalacak. RTÜK'ün verdiği cezalara karşı, yürürlükteki kanunda uygulandığı gibi yargı yolu açık olacak. Öte yandan düzenlemelerin yürürlüğe girmesinden önce Üst Kurul, özel radyo ve televizyon kuruluşlarına uygulanan müeyyideleri sicillerinden silecek.
Şu an Başbakanlık'ta, Meclis'e iletilmek üzere bekleyen yeni RTÜK Kanun Taslağı, televizyon kuruluşlarının kalıcı olarak lisanslarını almasını getiren maddeyi de içeriyor. Taslağa göre, dijital yayıncılığın başlayacağı 2012 yılına kadar, RTÜK yayıncı kuruluşlardan frekans kullanımı karşılığında yıllık kira bedeli alacak. Ancak bu kira bedelinin 20 katını nakit olarak verecek olan kuruluş, 2012 yılında yapılması planlanan frekans ihalesine girmeden, lisansını alacak.
BELÇİKALI bir turizm firmasının, 'Bisiklet Üstünde Günler' sloganıyla Belçika ve Hollanda'dan Türkiye'ye gönderdiği turistler bisikletle Akdeniz'i keşfediyor.
PLAN YAPMAYAN İNSANLAR ÜLKESİ, TÜRKİYE
Coca- Cola'nın Almanya operasyonunda 24 işyerinin kapatılacağı ve 4 bin çalışanın işsiz kalacağı öne sürüldü
Enerji piyasasında faaliyet gösteren lisans sahibi kişi ve şirketler, her hesap döneminin en geç ilk üç ayında o hesap dönemi için seçtiği bağımsız denetim kuruluşuyla sözleşme imzalamak zorunda olaca
BAKANA GÖRE: 2040 ila 2050 yıllarında
İSTANBUL Sanayi Odası tarafından düzenlenen İstanbul Sanayi Forumu 2010 yılı 2. Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı'nda konuşan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer'den İSO başkanının bir RİC
|