|
|
18 Ocak 2008 Cuma 09:45
|
Ekonomi
|
Yiğit Bulut, 'AKP ile alay ediyor': Ekonomik mucizeyi siz mi göstermiştiniz? O zaman gösterin bir MUCİZE DAHA da...
BULUT: Yaratırken “madem” mucize sizdeydi, haydi gösterin “cevherinizi de” durdurun “sebebi biz” olmayan kan kaybını!
AYDIN DOĞAN'IN 'YEĞENİ', EKONOMİ YAZARI YİĞİT BULUT VATAN GAZETESİNDEKİ KÖŞESİNDE ŞUNLARI YAZIYOR:
“Abe” ne oldu mucizenize?
Trakya’da böyle sorarlar; Abe ne oldu? Abe n’aptı?... Hatta “küpeği” bile şöyle “kuvarlar”; “Abe hüü, abe çüü...” Piyasaların zor günlerinde, sizlere de “moral vermek” amacıyla; bu esprili söylemden yola çıkarak; son 5 yılda “ekonomide mucize yarattık, bizim iktidarımızda borsa X bin oldu” diyenlere sormak istiyorum, “Abe ne oldu mucize! Yurtdışı dala takıldı”, birinci dalga realizasyon oluştu, bizim borsa ağaçtan yuvarlandı! Şirketlerin piyasa değeri bir hamle içinde 35 milyar dolardan fazla eridi! Ben anlamadım; bu nasıl bir mucize! Yaratırken “madem” mucize sizdeydi, haydi gösterin “cevherinizi de” durdurun “sebebi biz” olmayan kan kaybını!
Sevgili dostlar, aylardır bu köşede, Türkiye’de finans piyasalarında yaşananların “sahte bahar” olduğunu ve tamamen “yurtdışına” endeksli bir dinamikten kaynaklandığını aktarmaya ve kamuoyunu özellikle AKP’nin “ekonomik mucizesine” inananları, yaşananları doğru analiz etmeye davet etmeye çalışıyorum. Kimilerine göre “çok karamsarım”, kimilerine göre ise “muhalifim”...
Aslında “hiçbiri değilim”, işte ne olduğum; son 48 saatte dünya genelinde yaşanan “dalgalanma” ve bizim piyasalarımızda meydana gelen “deprem”...
Sonuç 1: Yalancı bahar yaşanıyor, her şey “yurtdışına endeksli” dediğimizde beni eleştirenlere son 48 saatte yaşananlar sonrası şunu hatırlatmak istiyorum; benim ne olduğum değil, Türkiye’nin “üzerinde bulunduğu dinamiğin” gerçekte ne olduğu önemli? Beni ve benim gibi “uyarmaya çalışanları” bırakın da “nasıl uyutulduğunuzu” anlamaya çalışın...
Bu noktada gelelim yaşananlara...
Sevgili dostlar, detayları fazla derinde aramaya gerek yok. 2003 yılından 2006 Mart başına kadar “dünya piyasaları” ile tam bir korelasyon içinde ralli yaşadık. 2006’nın ilk üç ayı içinde Merkez Bankası Başkanı atanamaması ve “Cumhurbaşkanlığı seçiminin Türkiye’de aşırı risk yaratacağının” algılanması ile dünya genelinde yaşanan trend üzerinde yerimizi kaybettik ve yüksek petrol fiyatları ile Haziran 2006’dan itibaren dünya genelinde yeni bir ralli başlarken, ilk etapta biz dışarıda kaldık. Son dönemde gelişmekte olan ve gelişmiş ülke borsaları o kadar fazla “zirve” yaptılar ki; biz de “riske rağmen” bu büyük rüzgârdan “olumlu” etkilendik ve Cumhurbaşkanlığı riskini de atlatınca “yeni bir hedefe koştuk”. Yaşananların tamamı “bizden, içeriden, makroekonomiden” bağımsız dinamiklerdi ve “tamamı yurtdışına endeksliydi”. Yurtdışı çoştukça, bizim piyasalarımız da çoştu. Peki sonra ne oldu? 2007 Kasımı’nda “sistem tıkandı” dünya “hop” dedi, bizde de “genleşme” durdu.
Sonuç 2: Son yaşananlar işte bu dinamiğin, yani yukarıda tarif ettiğim sanal dinamiğin; genleşmenin “durağanlığa” dönüşmesi sonrası “ilk” çökmesi. Dikkat edin lütfen; “ilk” diyorum. Muhtemelen bu bozulma, düzletmeler ve sonrası realizasyonlar ile dalga dalga devam edecek...
Sonuç 3: Yurtdışında oluşan bir dalgalanma “Türk piyasalarını” ve “biz yarattık” dedikleri mucizeyi 48 saat içinde “eritti”. Borsa iki seans içinde “2006 zirvesine” frensiz düşerken, kur 40 bin YTL’den fazla yükseldi. Mucizeye inanıp 55,000 üstünde hisse alanlar ve 1,18 altında daha da düşer diyerek dolar satanlar, şimdi “ne zaman satsam veya geri alsam” derdine düştüler.
Sonuç 4: Son dört yılda Türkiye’de yaşananların tamamı “yurtdışına” endeksli bir yapıdan kaynaklanıyordu. Türkiye’de iktidarda kim olursa olsun “bu trend” yine yaşanacaktı. Daha açık ifadesiyle; global dalga üzerinde sörf yapan bir ülkede “siyasi otorite” etkisiz elemandı. Aynen işler bozulduğunda da “etkisiz” olacağı gibi!
Son söz: Dünya piyasalarında yaşananlar ve bunların Türkiye’ye yansıması “birçok yatırımcının”para kaybetmesi açsından üzücü. Ama iki tesellimiz var; içeride şişmeyi sağlayan genelde yabancı sıcak paraydı ve en büyük zararı yine onlar gördü, daha açıkçası yerliler dışarıdaydı ve son dalgada “gaza gelip” özellikle borsada yüksek maliyetleri yoktu. İkincisi içerideki siyasi otoriterinin aslında hiç bir şey yapmadığının anlaşılması ve “mucize olmadığının”görülmesi için böyle bir dalga gerekliydi.
|
Yorumlar |
|
Ali Gökçen
-
18.01.2008 14:39
|
|
borsa iner de, çıkar da yiğitim bulutum. bu ülke tarihinde gerçek bahar sadece Atatürk zamanında oldu, sonrası yap boz tahtası. sahte baharlar olmasa dayın fırsatçılık yapıp o kadar zengin olabilir miydi, sen de dayının olmayan medyalarda çalışsan bu kadar rahat olabilir miydin? mafyalar, suç örgütleri yakalanıyor mu, ülkeyi soyan zenginlere dur dedindi mi, ülkenin petrolü aranabiliyor mu, halk aksayan kamu hizmetlerini eleştirebiliyor mu sen ona bak. rakamları kafana takma. önemli olan sosyal huzur ve umutdur, ekonomi de onu takip edecektir. dejenere olmuş batı dünyasının çökmekte olan sosyal düzeni ve ekonomisi bizi sallasa da deviremez. relax.
|
Akaryakıt ürünlerinden 95 oktan kurşunsuz benzinin litre fiyatında 4 YKr, motorinin litre fiyatında 5 YKr indirim yapıldı.
Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Türkiye arasındaki ilişkilerin başına ilk kez bir kadın yönetici getiriliyor. IMF'nin yeni Türkiye Masası Şefi Rachel Van Elken olacak.
ABD Başkanı George W. Bush, yönetimin mevcut finans krizine karşı güçlü önlemler aldığını ve krizden çıkılacağını belirterek, halktan, kaygılanmamalarını istedi.
Geçtiğimiz yıl Oyakbank’ı ING’ye satan Oyak Grubu’nun yeniden banka satın alabileceğini vurgulayan Coşkun Ulusoy, “36 milyon dolara banka bulursak yine alırız. Fiyat ve şartlar önemli” dedi.
FRANSA, IRAK SİLAH PAZARINA DÖNÜYOR: Dünyanın önde gelen silah üreticilerinden Fransa, yaklaşık 20 yıllık bir aradan sonra Irak pazarına tekrar geri dönmek için hazırlanıyor.
İMKB, Ağustos 2005 seviyelerine geri çekildi
|