|
|
29 Ocak 2008 Salı 07:46
|
Yazarlar
|
Krizi Azımsamayın, Bize de Gelecektir
Şundan eminiz: ABD’de şu anda ekonomik bir kriz var. Amerikan ekonomisi hızla yavaşlıyor ve durgunluğa giriyor.
Enflasyon yükseliyor. İşsizlik artıyor. İşadamlarının ekonomiye olan güvenleri hızla azalıyor. Borsalar serbest düşüşle değer yitiriyorlar.
Ama şundan emin değiliz: Acaba bu kriz küresek bir kriz midir ? Yani ABD dışındaki ülkelere de yayılacak mıdır ?
2000’li yılların küreselleşmesi içinde Amerikan krizinin diğer ülkelere yayılmaması olası değildir. En azından dünyanın en büyük tüketim gücü ABD’de tüketim yavaşlayınca ve ekonomi büyümeyince, ABD’ye mal satan ülkelerde de (örneğin Çin ve Meksika gibi) ekonomik yavaşlama olacaktır. Bu açıdan Türkiye’de bir sorun görmüyoruz. Çünkü Türkiye ABD’ye çok mal satan bir ülke değildir.
Hatta bu ekonomik durgunluğun Türkiye’ye yararı bile olabilir ! 2003 yılından bu yana dur durak bilmeden yükselen petrol (enerji) ve emtia (hammadde) fiyatları, tüketim talebinin azalması ile bir parça düşebilir. Son değerlendirmede Türkiye imalat sanayi, bir çeviricidir (“converter” dedikleri olay). Yani çoğunlukla dünyadan ve bazen de ülke içinden sağladığı hammadde ve ara mamulleri, görece ucuz ve esnek işgücü; ayrıca yaratıcı ve çalışkan girişimcilik becerisi ile birleştirerek imalat yapmaktadır.
Ama eğer ekonomik durgunluk ABD’den sonra Türkiye’nin en büyük pazarı olan Avrupa Birliği ülkelerine de yansırsa, o zaman bizim de işimiz zorlaşır. Şu anda A.B Merkez Bankası faizleri indirmemek konusunda direnmektedir. Çünkü Avrupalılar ekonomik krizin kendi sorunları olmadığını ve enflasyon ile savaşımın daha öncelikli konu olduğunu düşünüyorlar. Yine de bizce bir parça yanılıyorlar...
Yine de ABD’nin yaşadığı ekonomik krize sadece tüketim ve imalat sanayi açısından bakmıyoruz. Çünkü krizin olacaksa küresel etkileri asıl mali piyasalarda olacaktır.
Şimdiden Amerikan mali krizinin, Avrupa ve Uzak Doğu ülkeleri bankaları üzerinde de ciddi etkileri olduğunun işaretlerini alıyoruz. Şu ya da bu biçimde Avrupa ve Uzak Doğu ülkeleri bankaları da zararlarını açıklamaya başladılar. Uzak Doğu ülkelerinin bankaları Batılı ülke bankaları gibi tam şeffaf olmadıkları için, bu zararın gerçek boyutunu tam olarak anlayamayacağız. Ama korkumuz, ABD dışındaki banka ve finans kuruluşlarında da mali çalkantı nedeni ile ciddi zararlar yazıldığıdır.
Öte yandan bizim politikacılarımız (ve iş örgütü temsilcilerimiz), kriz tehdidini ellerinden geldiğince azımsamaya çalışıyorlar. Biz de iktidar partisinden bir politikacı olsaydık mutlaka böyle yapardık. “Ortalığı ayağa kaldırmanın ve zaten korkmuş ekonomik birimlerini (yatırımcılarını) daha da korkutmanın ne anlamı var ki” diye düşünebilirdik.
Ama gerçek öyle değildir.
Ekonomiden sorumlu Bakanımız Mehmet Şimşek, “dışarıda bir fırtına var. Bize bir miktar yansımaları olur. Ama bunlar hep gelip geçici şeylerdir... Önemli olan, temeller sağlam mı, esneklik var mı ? Ben Türkiye'nin dünyadan kaynaklanan bu tür sıkıntıları en az zararla ve rahat şekilde atlatacağı kanısındayım” demiş.
Umarız.
Ama dedik ya, gerçek bizce böyle değildir. Türkiye’de ne yazık ki temeller sağlam değildir. Çünkü en önemli dış denge göstergesi olan cari açıkta, GSMH’ye oran olarak dünyada ilk üç içindeyiz.
Böyle bir sicili olan ülkede temellerin sağlam olduğundan nasıl söz edersiniz ? Tam tersi ekonomik temellerin ciddi anlamda sıkıntılı olduğunu söylemek gerekmez mi ? Zaten daha birkaç hafta önce Uluslararası Para Fonu IMF ekonomimizdeki bu zayıf noktaya dikkat çekmemiş miydi ?
Ertuğ Yaşar; İstanbul; 27.01.2008 ertug@yasar.nom.tr www.ertugyasar.com
< ahref="mailto:ertug@yasar.nom.tr"> ertug@yasar.nom.tr
www.ertugyasar.com
Bir süredir yazacağım, ertelemek zorunda kalıyorum. Beni dehşete kapıltan bir gelişme yaşanıyor: Devlet, bize ait kişisel bigileri, bankalara, alışveriş merkezlerine ve kimi şirketlere satıyor...
Pek çok işaret var: Evet, artık bu cümleyi hiç tereddütsüz söyleyebiliriz. Türk polisinde bir 'gruplaşma' var.
Beni ve pek çok arkadaşımı KORKUTTU... Şimdi şurada, unuttuğu Galatasaray nedeniyle kendisine şaka yollu bir 'yuh' çeksem, mazallah... Mahkemelerde süründürülebilirim. Etim ne budum ne: En az 10 bin y
Depreme hazır olunacak... Ol! Evleriniz yıkacak yerlerine yenilerini yapacaksınız; YIIIIK! YENİSİNİ YAP!
Zaman gazetesi, bu olayı yazmıyor. Vakit gazetesi ve 'kendilerini en dindar' ilan edenler olayın arkasında komplo arıyor. Biz ısrarla, yazarın çalıştığı gazeteyi vurguluyor ve altını çizerek haberleri
Tayyip Erdoğan'ın HAKLARINI biz savunuyoruz; ama o bizim haklarımızı savunmuyor...
|