türk net en son haber 16 Mayıs 2008Güncelleme: 16.05.2008 13:14 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Futbolda Transferler
Beşiktaş
Şehit ve Gazi Haberleri
PKK Terörü
Vefat Haberleri
İnternet
Kadir Topbaş
Benzine Zam Haberleri
Otomobil Endüstrisi
Japon İcatları - Japon Araştırmaları
Add to Google

13 Şubat 2008 Çarşamba 08:40 Yazarlar

PEKİ ŞİMDİ NE DEĞİŞTİ? Eşim neden AKP'ye oy verdi; ben neden Tayyip Erdoğan'a 'sempati' gösterdim?

Eşi AKP'ye oy vermiş ama hiç 'dinci olmamış, baş kapatmak ve inançla ilgili hiç sorun yaşamamış' biri; annesi, kendisini bildi bileli başörtüsü takan biri, kendisini nasıl TARİF eder?

Türkiye'de her iki kişiden biri AKP'ye oy verdi: Bizim evde bu durum gerçek...

Eşim AKP'ye oy verdi... Ne başörtüsü takar eşim ne de o 'dinci çevrelerle' bir yakınlığı vardır.

Bir: Karadenizli... Karadenizlilere sempatisi var... (Ailesi, Tayyip Erdoğan'ın hemşehrisi...)

İki: Pragmatist... Çözüm üreten pratik insanlara sempati duyuyor...

Üç: Sıkıldı... Onlarca yıldır hep aynı stilde politika yapan kitleden sıkıldı; başka bir seçeneği denemek istedi...

Seçim öncesi kime oy vereceksin diye hiç sormadım...

Bizde eşin oy'una karışmak yok: Bana ne, kime verirse verir...

Ben: Solcu bir gençlik kültüründen geliyorum. Ortaokullu yıllarım, 12 Eylül öncesinin gençlik hareketlerinin içinde geçti...

O yıllarda ortaokulda bile politize olunurdu...

Yani: Tayyip Erdoğan ve o çizginin insanlarıyla 'kişiliğimin şekillendiği dönemde' hiçbir alışverişim olmadı...

Ancak açıkça yazıyorum: 2002 seçimlerinde AKP iktidar olacak diye epeyce korkmuştum.

Türkiye'nin 28 Şubat benzeri bir süreci bir kez daha yaşamasını istemiyordum.

Birincisi, askerin siyasete müdahalesinden hiç hazetmiyorum.

Elinde silah bulunan bir organizasyonun, 'fikrin - inancın alanına' müdahale etmesi beni fazlasıyla irrite ediyor.

AKP iktidar oldu: Ama Tayyip Erdoğan'ın gayet başarılı bir yönetim sergilediğini düşünüyordum.

Hatta çevremdekilere de altını çizerek bunu anlatıyordum: Büyük bir kriz yaratmadılar; olayları gayet başarıyla manipüle ettiler...

Ben, bizim gibi sıradan insanların politik ortama dahil olmasının çok önemli olduğunu düşünüyorum.

Türkiye'de siyaset yıllarca seçkin bir çevre tarafından icra edildi.

Uzun uzun anlatmaya gerek yok: Benim zihniyet dünyamda Turgut Özal'ın çok önemli bir yeri var. Bireyin önemini onun sayesinde keşfettim ve Türkiye'nin geleceğine ilişkin düşüncelerim, onunla değişti.

Hatırlayın: Turgut Özal'ı Cumhurbaşkanı frağını giydiği günlerde Penguen'e benzetenler vardı.

Aşırı kıllı oluşuyla alay edenler...

Malatyalı bir halk çocuğunun iktidarı, beni aşırı sevindirirken, birileri ondan rahatsız oluyordu.

Ben siyaseti, uygarlığın getirdiği en önemli unsurlardan biri olarak görüyorum.

Çamaşır makinesi, bulaşık makinesi ne ise, benim gözümde siyaset de o. Hayatımızı kolaylaştıran bir icat...

Eğer bu ülkede bir dönüşüm olacaksa, dışarıdan dayatmayla, yada insanların kafasına vurarak bunu yapamasınız.

Geniş kitlelerin siyasete dahil olmasından bu yüzden fayda umuyorum.

Tayyip Erdoğan benim için böyle bir figürdü: Yıllarca siyasetin dışında tutulmuş bir kitle, siyasete bu yolla dahil oluyordu...

1994 yılında bir gazeteci olarak tanıdığım Tayyip Erdoğan, bugünkünden çok ama çok farklı bir insandı.

1994 yılının Refah Partisi İstanbul İl Başkanı, 'ıslak dudaklı', sessiz ve saygılı bir insandı.

Ben insanların dönüşmesini, sınıf atlamasını olumsuzlayan bir insan da değilim.

Tayyip Erdoğan, siyaseten de yaşam kalitesi olarak da kilometrelerce sınıf atladı.

Ancak bugün geldiğimiz noktada, 'kendisini mutlak bir iktidarın sahibi' gibi takdim eden Tayyip Erdoğan'dan rahatsız oluyorum.

Ben, daha önce de yazdım, 'kendisini çok güçlü hisseden' iktidarları Türkiye için tehlikeli buluyorum.

Tayyip Erdoğan, kendisini fazlasıyla güçlü hissetmeye başladı.

İşte benim kırılma noktam: Artık Tayyip Erdoğan'a 2002'deki, 2003'deki, 2004'teki sempatimle bakamıyorum...

Bu konuda daha fazla yazmak istiyorum; yarın...

NEVZAT BASIM

İlgili Başlıklar:
Nevzat Basımın Yazıları (77 haber)






Bir süredir yazacağım, ertelemek zorunda kalıyorum. Beni dehşete kapıltan bir gelişme yaşanıyor: Devlet, bize ait kişisel bigileri, bankalara, alışveriş merkezlerine ve kimi şirketlere satıyor...

Pek çok işaret var: Evet, artık bu cümleyi hiç tereddütsüz söyleyebiliriz. Türk polisinde bir 'gruplaşma' var.

Beni ve pek çok arkadaşımı KORKUTTU... Şimdi şurada, unuttuğu Galatasaray nedeniyle kendisine şaka yollu bir 'yuh' çeksem, mazallah... Mahkemelerde süründürülebilirim. Etim ne budum ne: En az 10 bin y

Depreme hazır olunacak... Ol! Evleriniz yıkacak yerlerine yenilerini yapacaksınız; YIIIIK! YENİSİNİ YAP!

Zaman gazetesi, bu olayı yazmıyor. Vakit gazetesi ve 'kendilerini en dindar' ilan edenler olayın arkasında komplo arıyor. Biz ısrarla, yazarın çalıştığı gazeteyi vurguluyor ve altını çizerek haberleri

Tayyip Erdoğan'ın HAKLARINI biz savunuyoruz; ama o bizim haklarımızı savunmuyor...

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY