|
|
15 Şubat 2008 Cuma 00:01
|
Spor
|
Alman basını: Leverkusen şanslıydı
Galatasaray'ın, UEFA Kupası'nda Bayer Leverkusen'le 0-0 berabere kaldığı maçın ardından Alman basını, temsilcilerinin şanslı olduğunu ifade ederken, Leverkusen Spor Direktörü Rudi Völler de 'Galatasaray çok agresifti' dedi
Alman basını, Galatasaray ile Bayer 04 Leverkusen arasında, İstanbul'da oynanan UEFA Kupası 3. tur ilk maçında Alman takımının şanslı olduğu görüşünde birleşti. Alman spor dergisi Kicker, kaleci Rene Adler'in formda olduğunu belirterek, Bayer Leverkusen'in spor direktörü Rudi Völler'in, "Leverkusen zor oynanabilecek zeminde istediği gibi oynamadı" sözlerine yer verdi. Völler dergiye yaptığı açıklamada ayrıca, Leverkusen'in böyle oynamasının Galatasaray'ın kalitesine de bağlı olduğuna dikkat çekerek, "Galatasaray çok agresif oynadı. Bu yarışta şimdiye kadarki en zor rakibimizdi" şeklinde konuştu. Alman Bild gazetesi de, "Sıcak Türkler, Adler tarafından durduruldu" başlığıyla verdiği haberde, karlı bir havada oynanan karşılaşmada Leverkusen defansının kapalı kaldığını ve kaleci Adler'in formda olduğu ifade edildi. Haberde, Leverkusen'in tur atlamak için iyi bir şans elde ettiği belirtildi. Berlin'de yayınlanan B.Z. gazetesi, "0-0, Leverkusen şanslı", Berliner Kurier gazetesi de, "Adler Bayer'i ümitlendiriyor" başlığıyla verdikleri haberlerde, Leverkusen'in kendi sahasında Galatasaray'ı yenmesi gerektiğine dikkat çekti.
JEEP'İNİ TANINMAZ HALE GETİRMİŞLER
Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), Türkiye'nin 2010 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri'nde Bosna Hersek'i 2-1 yendiği maçın sonucunu, "Formunu bulan Türkiye, Bosna Hersek'i afallattı" başlı
Formula 1 Dünya Şampiyonası'nda sezonun 16. yarışı olan Japonya Grand Prix'sini, Renault'nun İspanyol pilotu Fernando Alonso kazandı.
SABAH gazetesinin manşetten verdiği haberin yorum - analizi böyle:
Uzun yıllardır en iyi milli maçımızı oynadık. Hele ikinci devre oynadığımız futbolla Bosna'yı sahadan sildik, diye yazıyor AHMET ÇAKAR, SABAH gazetesindeki köşesinde:
Dünyada tanınan bir takımız. Bizim en önemli dostumuz kendimiz. En önemli varlıklarımız da kendi insanımız. Bir jenerasyon daha Türk Milli Takımı’na hediye etmek için kolları sıvadık.
|