|
|
24 Mart 2008 Pazartesi 07:58
|
Yazarlar
|
Biz artık haberlerimizde DTP için 'PKK'nın siyasi uzantısı' ifadesini kullanmaya başlayacağız
KİMSE KUSURA BAKMASIN
Gazete haberlerinin en önemli belirleyeni, 'tamamlayıcı' ve 'tanımlayıcı' ifadelerdir...
Bir olayı okura anlatırken, bazen bir başka olayı hatırlatırsınız...
Ya da haber konusu olan olay, bir önceki olayın devamıdır. Geçmişi hatırlatırsınız...
Bazen 'yanlışlar', yanlış olduğu bilindiği halde, gazetecilik tekniğinin bir parçası olurlar: Bazı haberler sürekli bir yanlış ve yalanlanmış bilgiyle hatırlanır ve hatırlatılırlar...
DTP için kimsenin bir hatırlatmaya ihtiyacı yok. Kim olduklarını herkes biliyor...
Ancak bazı gerçeklerin söylenme tarihini ertelemenin bize bir yararı olmadığına karar verdik.
Hele ki o gerçek, artık apaçık biçimde, ayan beyan ortada ise.
DTP, PKK'nın siyasi kolu olmayı kabul etti ve uzunca bir süredir buna oynuyor.
(Daha önce bağlantıları vardı; talimat alınıyordu; görüşmeler yapılıyordu. Ancak yeni durum, tümüyle PKK ile aynılaşma biçiminde...)
Hele yerel seçimler bu kadar yaklaşmış, AKP de bir şekilde onların 'tepesine' bu kadar binmişken...
Diyarbakır'ı kaybetmek, kabuslarının konusu olmaya çoktan başladı...
DTP'yi, onların istediği gibi, PKK'nın siyasi kanadı olarak tanımlamak, zannedilenin aksine onların değil Türkiye'nin ekmeğine yağ sürmek olacaktır.
DTP, giderek marjinal bir parti haline geliyor. PKK, zaten marjinal...
Türkiye sorunlarını 'siyaset' ile ve siyasetin meşru oyuncuları ile çözecekse, DTP'nin 'kim ve ne olduğunu' artık apaçık yazmamızda yarar var...
BU HABER DİKKATİNİZE
Yer: Kazlıçeşme...
Ve orada DTP, Öcalan'ın mesajını okuyor.
Mesaj şöyle:
“AKP’nin herhangi bir çözümü yoktur. Paket maketleri de yoktur. Başbakan’a sesleniyorum. Çözümü ABD’de arayacaklarına benim teorik pratik gücüm de var. Gelip buraya benimle konuşabilirler.”
Bir süredir yazacağım, ertelemek zorunda kalıyorum. Beni dehşete kapıltan bir gelişme yaşanıyor: Devlet, bize ait kişisel bigileri, bankalara, alışveriş merkezlerine ve kimi şirketlere satıyor...
Pek çok işaret var: Evet, artık bu cümleyi hiç tereddütsüz söyleyebiliriz. Türk polisinde bir 'gruplaşma' var.
Beni ve pek çok arkadaşımı KORKUTTU... Şimdi şurada, unuttuğu Galatasaray nedeniyle kendisine şaka yollu bir 'yuh' çeksem, mazallah... Mahkemelerde süründürülebilirim. Etim ne budum ne: En az 10 bin y
Depreme hazır olunacak... Ol! Evleriniz yıkacak yerlerine yenilerini yapacaksınız; YIIIIK! YENİSİNİ YAP!
Zaman gazetesi, bu olayı yazmıyor. Vakit gazetesi ve 'kendilerini en dindar' ilan edenler olayın arkasında komplo arıyor. Biz ısrarla, yazarın çalıştığı gazeteyi vurguluyor ve altını çizerek haberleri
Tayyip Erdoğan'ın HAKLARINI biz savunuyoruz; ama o bizim haklarımızı savunmuyor...
|