|
|
23 Nisan 2008 Çarşamba 09:51
|
Yazarlar
|
Tayyip Erdoğan'ın kaybedişi, buradan olacak...
Tayyip Erdoğan'ın HAKLARINI biz savunuyoruz; ama o bizim haklarımızı savunmuyor...
Bu bir dilemma değilse, paradoks değilse ne?
Tayyip Erdoğan'ı savunurken, biz liberaller, modern siyasetin en modern kavramlarını kullanıyoruz.
Tayyip Erdoğan'ı savunmak durumunda kalıyoruz çünkü siyaset dışından siyasete oyuncu getirmek isteyenlere, siyasetin aktörleriyle değil de siyaset dışı oyuncularla siyaset yapmak isteyenlere karşı duruyoruz...
Biz elinde silah bulunan bir gücün siyaset yapmasını doğru bulmuyoruz...
En saf - pür anlamında - demokrasi tanımını referans gösteriyor ve geniş halk kitlelerinin iktidar olmasının önüne geçilmemesi gerektiğini savunuyoruz.
Fakat...
Lütfen bir de Tayyip Erdoğan'ın siyaset anlayışına bakın...
Aysun Kayacı, ayaktakımı dedi diye AKP'liler ayağa kalktı...
İşçi'ye AYAK demekle, 'eğitimini tam alamamış' insanlara ayak takımı demek arasında bir fark var mı sizce?
Yani aslında Aysun Kayacı, politik bilinç ve dünyanın politik tanımı konusunda nerede duruyorsa, Tayyip Erdoğan da orada duruyor.
Bugün hangimiz, 'höt - zöt' ile söz dinleriz...
Hangimiz, bize yapılan höt'e zöt'e evet deriz; karşısında sessiz kalırız...
Ama Tayyip Erdoğan, 'ben baş'ım diyor; ve 'kayıtsız koşulsuz' sözü dinlensin istiyor.
Birisi 'benim sözümü dinleyeceksin' derse, hepimiz diken gibi oluruz...
Peki 'başbakan', bunu diyor mu?
Diyor...
İtaat kültürü istiyor mu?
İstiyor...
Sorgulamayın, doğrular bende, diyor mu?
Evet...
Tayyip Erdoğan'ın kaybedişi, buradan olacak...
NEVZAT BASIM
Bir süredir yazacağım, ertelemek zorunda kalıyorum. Beni dehşete kapıltan bir gelişme yaşanıyor: Devlet, bize ait kişisel bigileri, bankalara, alışveriş merkezlerine ve kimi şirketlere satıyor...
Pek çok işaret var: Evet, artık bu cümleyi hiç tereddütsüz söyleyebiliriz. Türk polisinde bir 'gruplaşma' var.
Beni ve pek çok arkadaşımı KORKUTTU... Şimdi şurada, unuttuğu Galatasaray nedeniyle kendisine şaka yollu bir 'yuh' çeksem, mazallah... Mahkemelerde süründürülebilirim. Etim ne budum ne: En az 10 bin y
Depreme hazır olunacak... Ol! Evleriniz yıkacak yerlerine yenilerini yapacaksınız; YIIIIK! YENİSİNİ YAP!
Zaman gazetesi, bu olayı yazmıyor. Vakit gazetesi ve 'kendilerini en dindar' ilan edenler olayın arkasında komplo arıyor. Biz ısrarla, yazarın çalıştığı gazeteyi vurguluyor ve altını çizerek haberleri
Tayyip Erdoğan'ın HAKLARINI biz savunuyoruz; ama o bizim haklarımızı savunmuyor...
|