|
|
10 Mayıs 2008 Cumartesi 10:50
|
Politika
|
Tayyip Erdoğan yasaklı olursa, Türkiye'nin MÜSTAKBEL başbakanı: TÜRKİYE'DE GÜÇ HALKA KAYDI; artık böyle bir Türkiye'ye de herkesin alışması gerekiyor
Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, ülkede son yıllarda meydana gelen hızlı dönüşümün bazı kaçınılmaz sonuçlar ortaya çıkardığını belirterek, "Türkiye'de yetkinin, gücün halka doğru kaydığı bir dönem yaşadık, hala da yaşıyoruz" dedi.
Bunun demokratikleşmenin en doğal sonucu ve sağlıklı bir gelişme olduğuna işaret eden Babacan, "Artık böyle bir Türkiye'ye de herkesin alışması gerekiyor. Artık gerçek anlamda halkın egemenliğinin yaşandığı bir ülke haline geliyor Türkiye. Bu da reform sürecinin kaçınılmaz bir sonucu, artık herkes buna alışacak" diye konuştu.
AA'nın gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Babacan, "Türkiye'de artık fertler, bireyler tek tek daha güçlü hissediyor kendisini. İnsanlar, ülkenin geleceğiyle ilgili söz sahibi olduğunu, Türkiye'nin geleceğiyle ilgili önemli kararlarda kendi oyunun, iradesinin etkili olduğunu düşünüyor" dedi.
Babacan, AK Partinin kendisine kuşku ile bakan insanlara karşı mesajını iletmede eksikliği olup olmadığı sorusunu cevaplandırırken, Türkiye'de AK Partinin politikalarını, duruşunu, hükümetlerinin beş yıllık uygulamalarını anlayan, takdir eden, destekleyen çok geniş bir kitle bulunduğunu kaydederek, "Öte yandan da kuşkusuz, belki partimizin politikalarını benimsemeyen, partimizle ilgili farklı algılamaları olan kesimler de var Türkiye'de. Bu da gayet doğal, demokratik sistemde çok doğal" diye konuştu.
"Hep bahsedilen bir gizli gündem konusu var" diyen Babacan, gizli gündemleri olmadığının en güzel kanıtının da bugüne dek söyledikleri ve yaptıkları olduğunu belirtti. Babacan "Bakın Kasım 2002 seçimlerine, Temmuz 2007 seçimlerine. Seçimlerden önce ne taahhüt etmişiz, seçim beyannamelerimizde ne açıklamışız, halkımıza neleri söz vermişiz ve neler yapmışız? Buna bakıldığı zaman, söz verdiklerimizle yaptıklarımız arasında büyük farklılıklar görmeyeceksiniz" diye konuştu.
Babacan, AB müzakere süreci kapsamındaki reformlara ilişkin bir soru üzerine de, TBMM'nin gündeminde AB müktesebatıyla ilgili siyasi konulara ilişkin yasalar bulunduğunu belirterek, "Şu anda taslağı hazırlanmış yasaların 30 Hazirana kadar TBMM'de ele alınması, komisyonlarda görüşülmesi, Genel Kurulda görüşülmesi kuşkusuz önem taşıyor" dedi.
Babacan, önlerindeki kısıtlı zaman düşünüldüğünde bu tasarıların tümünün TBMM tatile girmeden önce bitirilip bitirilemeyeceğinden çok emin olmadığını kaydederek, "Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki, ilgili bakanlıklarımız pek çok konuda çalışmalarını ilerlettiler. Bakanlar Kurulunda imzaya açılan pek çok yasal düzenleme var. Meclise sevk edilmiş pek çok yasal düzenleme var, tasarı halinde tabii bunların hepsi" ifadesini kullandı.
Babacan, ekonomiye ilişkin bir soruya karşılık da aldıkları tedbirler sonucu Türk ekonomisinin dünya ekonomisindeki türbülanstan sınırlı bir şekilde etkilendiğini belirterek, Türkiye'deki iç siyasi gelişmelerin ekonomi üzerinde olumsuz etkiler bıraktığını söyledi.
2002'den 2007'ye kadar beş yıldır uygulamış oldukları ekonomik programın Türk ekonomisini içeride ya da dışarıda olabilecek olumsuz gelişmelere karşı çok daha dayanıklı bir yapıya kavuşturduğunu, bütçe açığının artık eskiye göre çok azaldığını, kamu borçlarının çok düştüğünü, bankacılık sisteminin çok güçlendiğini, hazinenin ve merkez bankasının pozisyonunun çok daha sağlam olduğunu, bankaların tek tek bilançolarını risklerden korunaklı hale getirdiklerini belirten Babacan, "Zaten bu aldığımız tedbirler sonucudur ki böylesine büyük bir türbülanstan Türk ekonomisi nispeten sınırlı bir şekilde etkilenmiştir" diye konuştu.
BİLGİ NOTU:
Ali Babacan'ın neden müstakbel başbakan ilan ettik?
Son günlerde kapatma davası nedeniyle Tayyip Erdoğan'ın kimi yemekli toplantılarda dile getirdiği senaryolar konuşuluyor.
Bu senaryolardan en güçlü olanı, bir emanetçi formala.
En güçlü emanetçi olasılığı ise Ali Babacan şeklinde kulislerde konuşuluyor.
Bu başlık altında Tayyip Erdoğan'ın sözü şu: Ailenin zayıflamasına, binlerce yıllık aile değerlerinin kültürel erozyona kurban gitmesine asla izin vermeyeceğiz
KÖKSAL TOPTAN'IN O TEPKİLERE YANITI: BEN ANAYASA MAHKEMESİ'NE FALAN ÇAĞRIDA BULUNAMAM
VAHAP MUNYAR, HÜRRİYET GAZETESİNDEKİ KÖŞESİNDE KRALİÇE'NİN GEZİ PROGRAMI HAKKINDA BİR BİLİNMEYENİ YAZIYOR:
Çiller ve arkadaşları bu yakınlaşmadan RAHATSIZLIK duydu
AKŞAM GAZETESİ MANŞETTEN ÖYLE YAZIYOR
Cumhurbaşkanı'nın veto ettiği Serbest Muhasebecilik, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu Gül'ün istediği gibi değiştirildi
|