|
|
02 Haziran 2009 Salı 14:50
|
Politika
|
'Topraklar kaybedildi' eleştirisine Başbakan Erdoğan'ın cevabıdır: 'Aksine mayınlanarak kaybedilmiş toprakları kazanıyoruz'
Başbakan Erdoğan, 'İsrail'i, İsrailli firmaları bu yasa tasarısının neresinden çıkardınız, bu sonuca nereden vardınız?' diye sordu.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mayın temizleme tasarısının, mayın temizleme işini doğrudan İsrail'e ya da İsrailli firmalara ihale ettiğini iddia edenlere, ''İsrail'i, İsrailli firmaları bu yasa tasarısının neresinden çıkardınız, bu sonuca nereden vardınız?'' diye sordu.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, muhalefetin, mayın temizleme konusunda, iktidarı karaladığını ve iftira attığını öne sürerek, ''Muhalefet, bu konuda 'milletin yaklaşımını biz nasıl lehimize çeviririz de iktidar partisini karalarız' diye düşünüyor'' dedi.
Başbakan Erdoğan, ''(Topraklarımız İsrail'e verildi, vatan bölündü, vatana ihanet edildi, hudut delindi, sınırlarımıza yabancılar gelip yerleşti, en verimli topraklarımız peşkeş çekildi, sınırımızda yabancılar gezip tozmaya, gizli faaliyetler yapmaya başladılar. Güvenliğimiz, geleceğimiz, huzurumuz her şey birden bire buharlaşıverdi...) Öncelikle bu sınırsız muhayyileye sahip oldukları için muhalefeti alkışlıyorum, tebrik ediyorum. Bu ne muhayyile?'' diye konuştu.
Muhalefetin bu sınırsız hayal gücünü memleketin hayrına değil de komplo teorileri üreterek ziyan etmesi nedeniyle büyük üzüntü duyduğunu ifade eden Erdoğan, bu yasa tasarısı üzerinde, AK Parti olarak çok ağır ithamlara maruz kaldıklarını söyledi. Başbakan Erdoğan, TBMM Genel Kurulu kürsüsünden, televizyon ekranlarından ve gazete sayfalarından kendilerine yönelik olarak ağza alınmayacak iddialar ve ithamlar söylendiğini kaydetti.
-''SEÇENEKLERİ ARTIRIYORUZ''-
Erdoğan, şunları söyledi:
''Bu tasarının, mayın temizleme işini doğrudan İsrail'e ya da İsrailli firmalara ihale ettiğini, yabancıların gelip bizim sınırımıza yerleşeceğini ve bunun da vatana ihanet olduğunu söyleyecek kadar ileri gittiler. Şimdi ben buradan, bu iddiaları dile getirenlere açık açık söylüyorum: Siz, bu yasa tasarısını okudunuz mu, okuduysanız anladınız mı? İsrail'i, İsrailli firmaları bu yasa tasarısının neresinden çıkardınız, bu sonuca nereden vardınız? Evet soruyorum; bu tasarının neresinde İsrail ve İsrail'li firmalar var? Kaldı ki onay makamı bir şeyi onaylamadan sen nasıl olur da kalkar, 'İsrail'li firma buradadır' dersin. Burada geçen hafta görüşülen tasarının ilgili kısmını (madde 2, 1. fıkra) bir kez daha okuyorum: 'Mayın temizleme işi öncelikle 4 Ocak 2002 tarih ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre Maliye Bakanlığınca hizmet satın almak suretiyle yaptırılır. Bu usulle yaptırılamaması halinde tarımsal faaliyetlerde kullandırılması karşılığında, kullanım süresinden en fazla indirimi teklif edene ihale edilmek suretiyle yaptırılır.' Bunun neresinde İsrail, İsrailli firmalar, 44-49 yıl var? Burada tavan söylenmiştir. Ama 'bunu nereye kadar indirirse, en fazla indirene verilir' kaydı var. Yani bu da nedir, yıldır. Çünkü, yap-işlet-devretteki anlayış budur.
Maliye Bakanlığı, Kamu İhale Kanunu hükümlerine göre, hizmet satın almak yöntemiyle bu işi yaptıracak. Eğer, bu mümkün olmazsa, altını çizerek bir kez daha ifade ediyorum; sonraki seçeneğe geçilecek. Nedir o seçenek? Hatta bu daha da değişebilir. Arkadaşlarım onu farklı bir şekilde bugün gündeme getirecek. Nedir o seçenek? Arazinin mayınlardan temizlenmesi karşılığında tarımsal faaliyetlerde kullanılması şeklinde ihaleye çıkılmasıdır. Yani burada biz, seçenekleri artırmak suretiyle istediğimizi kullanabilir, ihaleyi bu şekilde yapabilir ya da istisna ihale yöntemiyle bu işi yapabiliriz. İhaleye girmeden, bunu istediğimiz bir firmaya, temizleme işini kalkıp verebiliriz. Örneğin, UNIVERSIADE'de ve Erzurum Üniversite Oyunlarında yaptığımız gibi. Buralarda, Kamu İhale Kanununun verdiği yetkiyle, herhangi bir ihaleye girmeden, işleri davetle istediğimiz firmaya yaptırabilme hakkına sahibiz.''
-''EN UYGUN YOLU ARAMAMIZ EN TABİ GÖREVİMİZ''-
Başbakan Erdoğan, Hükümetin, asrın en ağır mali küresel krizinin yaşandığı bir dönemde, ülkenin ve milletin selametine en uygun yolu aramasının en tabii görevi olduğunu belirtti.
Tasarının 2. maddesiyle ilgili tekriri müzakere (yeniden görüşme) istediklerini anımsatan Erdoğan, ''Bugün Genel Kurulda, araya bir seçenek daha koyuyoruz. Bununla 3 ayrı seçeneğin olduğu bir süreç söz konusu. Tasarıya, Kamu İhale Kanununun istisna maddesine dayanılarak, Milli Savunma Bakanlığınca yaptırılmasına yönelik bir alternatif ekliyoruz, bunun da çalışmaları yapılıyor'' dedi.
Recep Tayyip Erdoğan, tasarı üzerinde, birinci seçenek dikkate alınmadan son seçeneğin konuşulduğunu dile getirerek, Suriye'nin kendi sınırlarındaki mayını temizlediğini söyledi. Erdoğan, Türkiye'nin 780 kilometreye yakın Suriye sınırının, 580 kilometresinin mayınlı olduğunu ifade ederek, ''(Topraklar kaybedildi) diyorlar. Tam aksine, mayınlanarak kaybedilmiş toprakları kazanıyoruz. Bereketli toprakları geri kazanıyoruz'' diye konuştu.
Bir grup vatandaşın CHP Grubuna getirildiğini belirten Erdoğan, ''Getirilen bu vatandaşlar, acaba niçin böyle yaralanmışlar, elleri, ayakları kopmuş? Bir de bunu anlatsaydınız. Onu bölge insanı olan vatandaşlarım, milletvekillerim çok iyi bilir'' dedi.
-''MESELENİN, ÜZÜM YEMEK OLMADIĞI ÇOK AÇIK''-
Başbakan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Ortada bir samimiyet olsa, 1992'den bu yana gündemde olan bu konuda bir gayret olur, göreve gelen iktidarlar bir adım atardı. Biz Genelkurmayımızla da bu işi enine, boyuna konuştuk. Bütün bu görüşmeler sonunda, önce yapılabileceğini ama daha sonra yapamayacaklarını bize söylediler. Ondan sonradır ki bu konuda Maliye Bakanlığımızı devreye soktuk. Şimdi en son verdikleri... Bu da süreç itibariyle 4-5 yıllık bir süreçtir. Bu süreç içerisinde de uluslararası bu noktada işi, sertifikasını verecek, yarın güvenlik noktasında bir sıkıntı olduğunda bunun güvenliğini üstlenecek bir kuruluşla yapılması ki basın toplantısında kendileri de bunu açıkladılar. Bununla daha isabetli olabileceğinin değerlendirildiğini söylediler. Bütün bunlar tabii ki değerlendirilir. Ama unutmasınlar ki muhalefet siyaset yapıyor biz de siyaset yapıyoruz. Biz, sivil bir iradeyiz. Tabii ki bunun için de tercihlerimizi kullanacağız. Milletimizin, ülkemizin hayrına olan neyse, birinci derecede onu tercih edeceğiz. Bunun dışına çıkmamız zaten düşünülemez. Meselenin üzüm yemek olmadığı çok açık. Bunların derdi bağcıyla.''
Bugün artık güneşin hükmünün, aydınlığın hükmünün, karanlığın hükmünü yenmeye başladığını bildiren Günay, şunları kaydetti:
TBMM Genel Kurulu, haftaya sözlü sorularla başlayacak. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 23 Mart Salı günü bir saat süreyle sözlü soruları yanıtlayacak.
SAVAŞ AY ile söyleşi yapan Ak parti genel başkan yardımcısı eski milli eğitim bakanı HÜSEYİN ÇELİK şunları söylüyor:
CHP'den ihraç edildikten sonra Türkiye Değişim Hareketi liderliğini sürdüren Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'ün ardından, eski eşi Aylin Kotil'in de CHP'deki 'aktif' siyasi yaşamı son buldu.
Anayasa değişikliğinin paket olarak sunulmasını eleştiren Baykal, 'Cumhurbaşkanı, referanduma gidecek paketin ayıklanması için etkinlik sergileyebilir' dedi
DERLER Kİ: ANAYASA MAHKEMESİ, NEREDEYSE SADECE CHP'NİN İTİRAZLARI İÇİN MESAİ YAPIYOR
|