türk net en son haber 22 Mart 2010Güncelleme: 22.03.2010 03:42 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi
Anketler

Güncel Başlıklar
İsrail
Karayollarıyla İlgili Haberler
Barack Obama
ABD
AKPnin İcraatları
Yunanistan
Sivasspor
Vize Uygulamaları ve Sorunları
Danimarka
Müzik
Add to Google
23 Haziran 2009 Salı 14:02 Politika

MHP Lideri Bahçeli: 'Türkmenler'in yok olmasına seyirci kalmayacağız'

Bahçeli, ''Türk milleti hiçbir şart altında emanetimize bırakılmış Türkmenlerin yok olmasına seyirci kalmayacaktır' dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Irak'ta Türkmen kasabası Tazehurmatu'da yaşanan olayları anımsatarak ''Türk milleti hiçbir şart altında emanetimize bırakılmış Türkmenlerin yok olmasına seyirci kalmayacaktır'' dedi.

Bahçeli, Partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, mevcut ağır ve vahim sosyal ortamın, yalnızca son hükümetlerin ihmali ve kusuruyla oluştuğunu söylemenin, bunun bütün sorumluluklarını AK Parti yönetimlerine bağlamanın hakkaniyetli bir yaklaşım olmayacağını söyledi.

Yılların yanlışları, hataları ve kasıt taşıyan politikalarının, bugün karşılarına çıkan karanlık tablonun geride kalan ana nedenleri arasında olduğunu ifade eden Bahçeli, her Cumhuriyet hükümetinin, her sivil toplum kuruluşunun bu olumsuzluklarda payının bulunduğunu belirtti.

Bahçeli, kişilerde yaşanan ağır ahlaki ve sosyal travmaların filizlenmesinde, öfkenin ve gerilimin tırmanmasında, kişileri birbirine hasım hale getiren kutuplaşmaların artırılmasında en büyük etkenin, ''AK Parti zihniyetinin tahrik, nefret, aşağılama ve hakaret içeren tahripkar söylemleri'' olduğunu ileri sürdü. Bahçeli, ''Öfkeyi hitabet sanatı olarak gören bir zihniyet çürümesinin, çiftçiyi, işsizi, genci, yaşlıyı açıkça aşağılaması; şehidi, askeri, partiliyi ve muhalifi, adaleti, orduyu, okulu, işvereni, esnafı küçümsemesi, karşılaştığımız ferdi bunalımın ifadesi ve bu bunalımı tetikleyen en önemli vasıtadır'' diye konuştu.

-''SAYIN BEKLENTİSİNİN İLK ADIMI...''-

Giderek kutuplaşan, cepheleşen, birbirine öfke duyan bir toplumdan sakin, makul, dengeli ve pozitif fertlerin oluşmasını beklemenin, ''abesle iştigal'' olacağını kaydeden Bahçeli, ''Başbakan Erdoğan kendisine yönelik 'Sayın' beklentisinin ilk adımını kendi kısır ve itici üslup ve siyaset anlayışının değişikliğinde aramalı ve başlatmalıdır'' dedi.

Bahçeli, toplumu dönüştürmekle meşgul olan siyaset mühendislerinin, milleti tamamen çürütmeden soruna müdahale edilmesinin artık kaçınılmaz hale geldiğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

''Artık kolektif bir cinnet hali gözlenmeye başlanan toplumsal ilişkilerde başta Hükümet olmak üzere, herkese görev ve sorumluluk düşmektedir.

Sosyal bilimciler, psikologlar, ilahiyat uzmanları, siyaset bilimciler, kriminal araştırmacıları, iletişimciler, siyasetçiler, hukukçular, eğitimciler ve ekonomistler gibi meslek ve uzmanlık alanlarının konuya el atması kaçınılmaz hale gelmiştir. Hükümet, yaşananları ferdi suç olarak görme kolaycılığına kaçmadan 'Fırat'ın kenarında otlayan kuzunun bile' sorumluluğunu duyan bir yüksek yönetim vicdanı ile meseleye bakmak durumundadır.''

Bahçeli, gerçek, adil bir gelir ve servet dağılımını sağlamadan, yalnızca kapılara bırakılacak kömür torbaları ile evlere dağıtılan beyaz eşyalarla, babaları işsiz yoksul çocuklara dağıtılan top ve bebeklerle bu olumsuz süreci devam ettirmenin artık imkanının kalmadığını söyledi.

-''ARKA BAHÇEMİZDEKİ MİLLİ MESELE...''-

Irak'ın kuzeyini Türkmen nüfustan arındırma projelerinin bir parçası olarak geçen hafta düzenlenen saldırılarda 72 kişinin öldüğünü, 200'e yakın kişinin yaralandığını kaydeden Bahçeli, ölenlere rahmet, yaralılara acil şifa diledi.

Türkiye'nin, Irak'tan kaynaklanan ciddi sorunlarla 10 yılı aşkın bir süredir uğraştığına dikkati çeken Bahçeli, ''Irak'ın toprak bütünlüğünün ve siyasi birliğinin korunması, bu suretle Kuzey Irak'ta devlet oluşumunun önlenmesi, PKK terör unsurlarının Irak'ta yuvalanmalarına fırsat verilmemesi, Irak'lı Türkmenlerin hak ve hukuklarının korunması ve güvenliklerinin sağlanmasının'', Türkiye'nin olmazsa olmaz niteliğindeki kırmızı çizgileri olduğunu bildirdi.

Belirlenen kararların gevşetildiğine ilişkin emarelerin ortaya çıktığını savunan Bahçeli, şunları söyledi:

''Bu bölgede, en az 500 yıl süren 'Osmanlı barışını' kuran milletin çocukları olmasına rağmen bugün Irak'ın işgali ile başlayan süreçte şahit olduğumuz insanlık dramının en başta gelen mağdurları, sahipsiz bırakılan Türkmen kardeşlerimizdir. Evleri, köyleri, şehirleri başlarına yıkılan, işlerini, ekmeklerini ve canlarını kaybeden insanlar, ülkelerinin işgalinden duydukları acıyı ve ızdırabı ifade etmeye çalışırken onurlarına, namuslarına ve haysiyetlerine yönelen insanlık dışı muamelelerle karşılaşmaktadırlar.

Bugün Kuzey Irak'ta, Türkiye'nin karşısına çıkarılan denklem, geçtiğimiz 6,5 yıl boyunca Avrupa başkentlerini kapı kapı dolaşırken, arka bahçemizdeki bu milli meseleye sahip çıkmayı 'ırkçılık' zanneden, terörü, masada pazarlıkla ve tavizle önleyeceğini düşünen ilkel zihniyetin getirdiği kaçınılmaz bir netice olmuştur. Bu zihniyet sahiplerinden Irak'ta üniversite açılışına kafileler halinde gidenler, PKK için arabulucu olanlar, Erbil salonlarında işbirlikçiliğine soyunanların, acaba birkaç kilometre ötede yaşayan kardeşlerimizin sıkıntılarından haberleri olmuş mudur? Barzani'yi ve yakınlarını coşkuyla alkışlayanlar, yanı başlarında Türkmenlere yapılacak yeni baskı ve zulümlere çanak tuttuklarını şimdi anlayabilmişler midir? Ne üzücüdür ki bu sorulara vereceğimiz olumlu bir cevap yoktur. Geçmişte Kerkük'te, Peşmerge çapulcusu tapu ve nüfus dairelerini yağmalarken, 3,5 milyonluk Türkmen nüfusu, Mezopotamya kalıntısı 5 bin mevcutlu klanlarla beraber azınlık sayılırken, aşiret reisleri milletimize ve devletimize yönelik en ağır hakaretleri sürdürürken de sessiz ve tepkisiz kalanların, bunları anlamasını ve anlamlandırmasını beklemek de mümkün değildir.''

-''EMANETİMİZE BIRAKILAN TÜRKMENLER...''-

Bahçeli, Irak'ta var olma savaşı veren Türkmenler'in bugünkü duruma gelmelerinde ''6,5 yılın ağır ve hatta ihanet boyutunda ihmalleri'' olduğunu iddia ederek, MHP'nin bu konuda Hükümeti ve ilgilileri defalarca, yüksek sesle ikaz ettiğini söyledi.

''Türkmen varlığını tehdit eden şiddet politikalarının sürmesi karşısında AKP hükümetinin suskunluğu kabul edilemez bir durumdur'' diyen Bahçeli, Hükümetin sessizliği nedeniyle Türkmen düşmanlığını artırdığını, göç ve asimilasyonla sonuç alınacağına dair düşman güçlerde cesaret ve ümit uyandırdığını ileri sürdü.

ABD'nin çekilme takviminin işlediği süreçte, Tazehurmatu'daki baskıların diğer Türkmen coğrafyalarında da artarak sürmesinin beklendiğini belirten Bahçeli, ''Iraklı grupların açıkça ve kararlı bir şekilde uyarılmaları artık kaçınılmaz bir mecburiyet haline gelmiştir. Ancak ortada bunu yapacak ne Hükümet ne de Başbakan vardır'' dedi.

Devlet Bahçeli, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Tarih boyunca büyük buhranları atlatan ve küresel devletler kuran Türk milleti, bu sorunları da er ya da geç aşacak kudrete sahiptir. Bugün kudret sahibi gibi görünenler yokken biz tarihte vardık. Onlar olmadığında da yine var olacağız. İnancımız budur. Mücadelemiz bu yöndedir. Bu itibarla Türk milleti hiçbir şart altında emanetimize bırakılmış Türkmenlerin yok olmasına seyirci kalmayacaktır.

Kuzey Irak'ta Türkiye'nin güvenliğine, milli birliğine ve bütünlüğüne yönelik tehditlere asla izin verilmeyecektir. Irak'taki Türkmen varlığını yok etmeye, esir almaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Anadolu Türklüğü buna kesinlikle rıza göstermeyecektir. Bilinmelidir ki, Irak'ta yaşayan Türkmen kardeşlerimize karşı işlenecek bir suç, Türk Milleti'ne karşı işlenmiş sayılacaktır. Hükümeti açıklıkla uyarıyorum; göz yumanlar da bu suça iştirak etmiş olacaklardır.''

-TÜNELİN SONUNDAKİ IŞIK...-

''Ekonomiyi borsa endekslerinde, faiz oranlarında, döviz kurunda arayan ve bu alanlardaki sayısal gelişmelerle izah etmeye çalışan Başbakan Erdoğan ve Hükümet etme anlayışı ne yazık ki gömleğin birinci düğmesini baştan yanlış iliklemiştir'' görüşünü savunan Bahçeli, Başbakan Erdoğan'ın ''tarlada, bağda, bahçede, sokakta ve pazarda insanların durumunu görmeyecek kadar gerçekle bağını kopardığını'' iddia etti.

Bahçeli, ''Yalanla süslemesini yaptığı sahte başarı hikayelerine gerekçeler oluşturma çabası içinde olan Başbakan Erdoğan, sofrasında ekmeği olmayan kardeşlerimizin gözünün içine baka baka rakamlarla gelişmeden bahsedebilmektedir'' diye konuştu.

Açıklanan 2009 hububat taban fiyatlarına değinen Bahçeli, çiftçilerin alın teriyle ürettikleri ürünlerinin bu sene de para etmeyeceğini, sattıklarıyla borçlarını ödeyemeyeceklerini söyledi.

Para politikasını yönlendiren kurumun başındaki bir bürokratın ''Türkiye ekonomisinin tünelin içinden geçtiği ve ışığın göründüğü, ancak bu ışığın tünelden çıkış mı yoksa karşı yönden gelen araba mı olduğunun belli olmadığı'' şeklinde açıklamalarda bulunduğunu anımsatan Bahçeli, ''ekonomide hala düşüşün devam ettiği, fakat baş aşağı 150 kilometre hızla giden arabanın 120-130 kilometre hıza düştüğü'' şeklinde yorumlara da şahit olunduğunu hatırlattı.

Sorumluluk mevkisinde bulunanlar tarafından bu tür sözlerin kullanılmasının çok düşündürücü olduğunu ifade eden Bahçeli, konuşmasını şöyle tamamladı:

''Türkiye ekonomisinin bir tünelde bulunduğuna dair sözler ve karşından beliren ışığın ne olduğunun bilinmemesi, meçhule doğru gittiğimizin bir ilanı olarak da görülmelidir. Bu aşamada birkaç veriye ve bazı gelişmelere bakarak iyimser olunamayacağını, ekonomiyi bir bütün olarak ele almak gerektiği tünel yorumuyla daha net olarak ortaya çıkmıştır. Beklentimiz, Başbakan Erdoğan'ın da Türkiye ekonomisini karanlık bir tünele soktuğunu kabul etmesidir.

Tünelin içinden geçerken karşıda beliren ışığın ne olduğuyla ilgili olarak da bizim söyleyeceğimiz şudur: Karşıda görülen ışık ne araba farıdır, ne de gün ışığıdır. Başta Başbakan Erdoğan olmak üzere AKP iktidarının tüm sorumlu ve yetkili kişilerini tünelin sonunda; 7 milyonu aşan işsizimizin öfkesi, tarlasında bereketi kalmayan çiftçimizin feryadı, kepenk kapatan esnafımızın sönen hayalleri, hayatın güçlüklerine direnci kalmayan işçimizin, memurumuzun şikayetleri, karınlarını doyuramayan emeklilerimizin kaygıları ve yolsuzlukların hesabını sormak için gün sayanların sıkılmış yumrukları beklemektedir. Bu kadar geniş sorunlar huzmesini, bir ışık olarak gören ve hala bu ışığın ne olduğunu anlamayan AKP hükümeti için bitişin ve tükenişin alevleri, tünelin sonunda durmadan körüklenmektedir. Araba farıyla güneş ışığını ayırt edemeyen bir iktidar zihniyeti, yoksulluktan bitap düşmüş, açlıkla karşı karşıya kalmış insanlarımızın kendileri için hazırladıkları sandık alevinde kaybolup gidecektir.''

-SURİYE SINIRINDAKİ MAYINLARIN TEMİZLENMESİ...-

MHP Grup Toplantısı salonunda, Türkiye ile Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesine ilişkin yasanın iptali için Anayasa Mahkemesine başvurulması için milletvekillerin imzası toplandı.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Anayasa Mahkemesine açtığı dava dolayısıyla CHP'ye destek amacıyla imza verdiklerini bildirdi.

Vural, ''Mayın yasası konusunda TBMM'de yürüttüğümüz mücadeleyi dışarıda da sürdüreceğiz. Muhalefete, yargı yoluyla destek sağlamak amacıyla imza topluyoruz. Cumhurbaşkanı'nın dikkate almadığı milli hassasiyeti, Anayasa Mahkemesinin bu konudaki kararı inşallah alır'' dedi.

İlgili Başlıklar:
Devlet Bahçeli (571 haber)
MHP (527 haber)

Kaynak: AA





Yaklaşık 15 maddeden oluştuğu belirtilen paket için AK Parti, muhalefetin nabzını tutacak. Ancak muhalefet, değişikliğe şerh koydu. İktidar, saat 11.00'de CHP, saat 12.00'de BDP, 13.30'da da MHP ile g

Açılışta vekilin önüne geçmesine sinirlenen işadamı, Bakan Ergün'e rağmen vekile küfür etti.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk, MHP’den istifa eden Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Aytaç Durak’a partilerine geçiş konusunda yeşil ışık yaktı.

Orgeneral İlker Başbuğ, Ruhat Mengi’ye verdiği röportajda Erzincan davasının sanığı 3’üncü Ordu Komutanı Saldıray Berk’e niçin destek verdikleriyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu...

MHP Genel Başkan Yardımcısı Tunca Toskay’ın sözleri AKP temsilcilerini çok kızdırdı.

Toplantı sonrası şu açıklama yapıldı: Yarın, CHP'ye sunduktan sonra içeriği kamuoyuna da AÇIKLAYACAĞIZ

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam