|
|
30 Ocak 2007 Salı 12:30
|
Politika
|
Böylesi kuşkusu olanlar var: Acaba Bülent Arınç ile kamuoyunu korkutup Tayyip Erdoğan'ın cumhurbaşkanlığına bizi ikna etmek mi istiyorlar?
DÜN, BÜLENT ARINÇ'IN 'BAŞBAKAN 5 YIL DAHA BAŞBAKAN KALMALI' ÇIKIŞI ÇOK KONUŞULDU...
HÜRRİYET GAZETESİNDEN MEHMET YILMAZ'IN YAZISI
Sıtmaya razı etmek!
TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın gazetecilerle yaptığı sabah kahvaltısının notlarını Taha Akyol’dan okudum.
Arınç, "Erdoğan’ın 5 yıl daha başbakanlığı ülkeye çok şey katar" diyor.
Gazetecilerin, "İcraatta Erdoğan ve Gül, temsili makamda Arınç mı" sorusuna ise ne olumlu ne de olumsuz bir yanıt veriyor.
Her siyasetçi gibi Bülent Arınç’ın gönlünde de Cumhurbaşkanı olmak isteği yatıyor olması normal.
Ama belli ki AKP’deki "disiplin" bu isteğin kolayca dışa vurulmasının önünde bir engel!
Öte yandan Arınç’ın adaylığının bazı çevrelerde nasıl bir etki yaratacağını tahmin etmek de zor değil.
"Acaba bu, Arınç’ın adaylığını ortaya atıp herkesi Erdoğan’ın adaylığına sıcak bakmaya sevk etmek için düşünülmüş bir politika mı" diye düşünmeden edemiyorum.
Biliyorsunuz, bizim siyaset düzenimizde "ölümü gösterip sıtmaya razı etmek" atasözü önemli bir politika aracıdır.
Arınç'a hem 'içten' hem 'dıştan' tepki var
Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik, "Başbakan beş yıl daha kalsın. AKP'nin önünde daha yapacak çok iş var" sözleriyle Çankaya Köşkü için sinyal veren TBMM Başkanı Bülent Arınç'a hem AKP'den hem de muhalefetteki CHP'den tepki var. Arınç'a tepkiler şöyle:
AKP Ankara Milletvekili Ersönmez Yarbay: Cumhurbaşkanlığı makamı bugünkü şartlarda etkin bir makam değil. Böyle bir makam Tayyip beyi tatmin etmez. Başbakan yetkileri artırılsın, cumhurbaşkanlığı yetkileri azaltılsın. O zaman Erdoğan Köşk'e aday olsun. Bir süre sonra Cumhurbaşkanı'yla AKP'li Başbakan ya da genel başkan arasında da sürtüşmeler çıkacak. Bu kaçınılmaz. Onun için yetkiler gözden geçirilmeli.
AKP Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem: Arınç, Erdoğan'ın bu durumda, partinin geleceği açısından aday olmasının doğru olmayacağını dile getirmiş. Dışarıda Türkiye'yi pek de memnun etmeyen gelişmeler yaşanıyor. Birde cumhurbaşkanlığı seçimleriyle içeride gerginlik yaşanmamalı. Seçimleri kazasız belasız atlatmayı diliyorum.
CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen: Ölüm orucundaki Behiç Aşçı'ya Adalet Bakanı'nın bilgisi olmadan şov maksatlı gitmesi, 23 Nisan'daki çıkışları hep 'Her yaptığım ses getiriyor' görüntüsü için. Tamamen şova dönük. Memleketini ya da kendi partisini düşündüğü yok. Megaloman gibi, bunalıma girmiş. Sinsi sinsi plan yapıyor. Erdoğan'dan daha tehlikeli. Kaostan iktidar yaratmaya çalışıyor.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi: TBMM Başkanı Arınç, 23 Nisan konuşmasında 'laikliğin yeniden tartışılması ve Anayasa'daki maddelerin hepsinin değiştirilebilir olması' gerektiğini söyledi. Cumhuriyet'in kurumlarından rahatsızlığını açıkça ilan etti. Bu konuşması bile Türkiye'de çok ciddi huzursuzluk yarattı.
'Sözlerim yanlış anlaşıldı'
Arınç ise dün konuyla ilgili açıklamasında, şöyle dedi:
"'AKP açısından tek başına iktidar söz konusu olacaksa, bu beş yılda kazanılmış tecrübelerden önümüzdeki beş yılı kucaklamak çok daha doğru olur' demiştim. Sayın başbakan'ın cumhurbaşkanı adayı olmamasını gerektirmez bu sözlerim. Yani, 'Başbakanlıktaki bu performansının önümüzdeki dönemde daha başarılı hizmetlere yol açabileceği' şeklindeki düşüncemdi. Çok şey konuşuldu, bir kısmı yazılmış. Benim, Başbakan'ın bu dönem ve gelecek dönemle ilgili, başbakanlık performansıyla ilgili sözlerimin cümleleridir."
HAKKI DEVRİM RADİKAL'DEKİ KÖŞESİNDE BÖYLE YAZDI
Başkan seçmeyi öğrenemedik
Şu anda kaç cumhurbaşkanı görev başındadır dünyamızda. Dünya devletlerinin kaçı cumhuriyetle, kaçı bir hükümdar ve kaçı bir diktatör tarafından yönetilmektedir, onu da bilmiyorum. Seçimi ve görev süresince icraatı hakkında en çok bilgi edindiğim iki devlet başkanı oluyor; başkanlık rejimini benimsemiş iki ülkenin cumhurbaşkanları: Amerika Birleşik Devletleri ile Fransa'nın... Biri dünyanın en güçlü devletinin başında, diğeri dilini iyi kötü bildiğim bir ülkenin başkanı.
– Üçüncü bir isim söyle deseler, Putin diyeceğim. Ama Rusya'da seçim ne ölçüde seçimdir, tam bir fikir sahibi değilim.
Amerika ile Fransa konusunda böyle bir tereddüdüm yok.
Yıllar var ki bu iki ülkede devlet başkanlığı seçimlerini takip ederim. İkinci Dünya Savaşı'ndan beri gazeteci gözüyle. Bu iki ülkede de devlet başkanı, bizim cumhurbaşkanımıza nispetle hem daha çok yetki sahibidir, hem de daha çok sorumluluk taşır. Partilerin başkan adayı seçilmeleri konusunda da hayli bilgi sahibiyiz.
Bizdeki tereddütlere bu iki ülkede hemen hiç rastlanmaz.
Ben, iki cumhurbaşkanımızın hiç tereddütsüz seçildiğini hatırlıyorum:
İsmet İnönü ile Celal Bayar'ın. (Atatürk seçildiğinde ben doğmamıştım.)
Denebilir ki 27 Mayıs'ta Cemal Gürsel de tereddütsüz seçildi. Darbeyi yapanların Gümüşpala ile de konuştuklarını hatırlıyorum. Ondan sonrası, az veya çok tartışılmış seçimlerdir. Hemen her seferinde «Bari o olsun!» denmiş gibi gelir. Evet, Turgut Özal'ın seçimi sanki daha kararlı bir tercihti.
Pazar sabahı Meclis Başkanı'nın kahvaltı davetine katılan gazetecilerden hiç değilse birinin yazdıklarını okumuşsunuzdur. Ali Saydam'dan öğrendiğimize göre, Taha Akyol, Ergun Babahan, Mehmet Altan, Etyen Mahçupyan, Fehmi Koru, Ekrem Dumanlı, Mustafa Karaalioğlu oradaymışlar. Ne etti? Sekiz davetli. Mehmet Barlas ile Nuray Mert rahatsızlıkları(grip) sebebiyle gidememişler. (Habere Radikal'de niye yer verilmediğini de söylemiş oldum. Demek ajans yazarları arasından bir dost seçilememiş.)
Bülent Arınç sualleri, bildiğiniz üslubuyla cevaplamış. Dün bir ara televizyonda düzeltme de yaptı. Hepsi, bir evlilik öncesi aile mensubu hanımlar arası konuşmaları hatırlatır cinsten ve o üslupta açıklamalar.
Usul ve erkânıyla cumhurbaşkanı seçmeyi hâlâ öğrenemedik.
|
Yorumlar |
|
Levent Coşkun
-
30.01.2007 12:48
|
|
Anlamadığım şey bu genel seçimler yapıldı mı? "Erdoğan Başbakan kalsın" ne demek? BAsın daha dikkatli olmalı, insanların bilinçaltına sanki onun başbakanlığı garantiymiş gibi mesaj verilmemeli. Başbakanlığa "Aday" olsun denebilir ama Başbakan "Kalsın" ne demek?Demokrasi şimdiden ayaklar altında.
|
Almanya'da duruşmaları devam eden Deniz Feneri yolsuzluğu davasının iddianamesiyli ilgili haberlerin Doğan Grubu'nda yer alması Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı kızdırmayı sürdürüyor.
CHP, MHP, DTP ve DSP'li yöneticiler Erdoğan'ı eleştirdi: Şantajvari davranışlar Başbakan'a yakışmaz
Tayyip Erdoğan, "Bugün Türkiye, özellikle dünya ilişkilerinde korku refleksiyle hareket eden bir Türkiye değildir" vurgulamasıyla, Türkiye'nin artık gündem belirleyen bir ülke durumuna geldiğini belir
‘Almanya’daki Deniz Feneri yolsuzluğu iddianamesinde adının geçtiği’ haberlerine çok kızan Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan’a yüklendi.
‘Ahlakım konusunda Başbakan sicil amirim değil’
AK Parti'nin, 2004 yerel seçimlerinde CHP'ye kaptırdığı İzmir Büyükşehir Belediyesi Bakanlığı için, Türk sinemasının yıldızı Hülya Koçyiğit'i düşündüğü dedikoduları gündeme bombo gibi düştü.
|