|
|
14 Şubat 2007 Çarşamba 07:19
|
Politika
|
'Abdülkadir Aksu, anasından bakan mı doğdu?'
Baykal, 'Türkiye bu halde iken; birileri anasından İçişleri Bakanı doğmuş gibi yıllardır İçişleri Bakanlığında' dedi; gensoru istemi reddedildi
Birileri anasından İçişleri Bakanı doğmuş gibi yıllardır bakanlıkta kalıyor. Türkiye bu arkadaş için bu bedeli ödemek zorunda mı?" CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, 'Emniyet'teki çözülme ve kadrolaşma ile ülkedeki suç patlaması ve faili meçhul kalan cinayetlere' dikkat çektiği konuşmasında İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu'yu bu cümlelerle hedef aldı.
Hakkında gensoru verilen Aksu'yla ilgili dün partisinin grup toplantısında konuşan Baykal, özetle şöyle dedi:
Tahrip edici sonuçlar: İçişleri Bakanlığı'nda müsteşarlık dört yıla yakın bir süredir yasaya aykırı yürütülüyor. Üçlü kararnameyle atanması lazım, atanamamış. Uygun olmayan bir insanı getirme konusunda ısrar, inat üçlü kararnamenin çıkmasına engel olmuş, vekâlet vermişler. Emniyet Genel Müdürlüğü boş. Kadrolaşmanın en tahrip edici sonuçlarının ortaya çıktığı bir kurum Emniyet teşkilatı. Emniyet pek çok önemli olayda da siyasi iktidarı korumaya, hedef saptırmaya, karalamaya yönelik faaliyetin desteklendiği bir kurum haline yer yer dönüşmüştür. Akyürek 281. sıradan atanmış: Terfi sıralaması yapılırken kıdem sıralaması altüst ediliyor. Son dönemde yaklaşık 700 kişilik ikinci sınıf emniyet müdürleri kıdem listesinden 80-81 kişinin, birinci sınıf emniyet müdürlüğüne ataması yapıldı. Atananlardan sadece yedi- sekizi ilk 150'de. Bugün Emniyet genel müdürlüğü'nün en kritik noktasındaki zatın (İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'i kastederek) - muhbir tayin eden, kendisine ihbar yapılan- 281. sıradan birinci sınıf emniyet müdürleri arasına seçildiği görüldü. Bir azınlığın teşkilatı görevini yapamaz hale getirdiği anlaşılıyor.
Aksu anasından bakan olarak mı doğdu?: İrticai faaliyette bulundukları Başbakanlık Takip Kurulu kararıyla sabit olan 17 kişi için değerlendirme kurulu özel olarak iki kez toplanıyor, terfileri yasaya aykırı olarak Mayıs 2003'te yapılıyor. Suikast sonrasında soruşturma sürecinde yaşananlar ortada. Buradan çıkan çok ağır bir siyasi sorumluluk var. Anasından İçişleri Bakanı doğmuş gibi birileri yıllardır bakanlıkta kalıyor ve Türkiye ne halde... Türkiye bu arkadaş için bu bedeli ödemek zorunda mı?
BAYKAL'IN SÖYLEDİKLERİNİN ÖZETİ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin grup toplantısında güncel gelişmeleri değerlendirdi. Baykal, ilk seçimde iktidar olacaklarını öne sürdü ve 'Türkiye'yi kurdun kuşun eline bırakma, sandığa git' çağrısı yaptı. Baykal, şu mesajları verdi:
Tüm çocuklarımızı devletini, milletini, dinini, Atatürk'ü, cumhuriyeti sevecek şekilde yetiştireceğiz. Milli Eğitim ile YÖK el ele vererek başaracak bunları.
CAMİ KIŞLA EL ELE
Türkiye'de temel unsurlar arasındaki tartışmaya nokta koyacağız, devlete ve millete sahip çıkacağız. Hepimiz kardeşiz, her şey bizim. Vatanımız da, milliyetçiliğimiz de, Atatürkde, İslamiyet de bizim. Bu tartışmaların, ayrışmanın kimseye faydası yok. Bataklık bu. Okul, cami, karakol, kışla, kahve el ele vermelidir. Devlet milletle kaynaşmalıdır. Camiyle kışla bütünleşmelidir. Hepsi bizim bir parçamız, değerimiz. Hepsine ihtiyacımız var. CHP'nin barış ve kardeşlik projesi budur.
Emniyet bu hale nasıl gelmiş? Dink cinayetinin üzerinden haftalar geçti. Bankanın güvenlik kamerasına düşüyor da artık inkar edilemiyor ve 'faili meçhul cinayet' olarak kalamıyor. 'Faili meçhul kalacak diye güvence vermişlerdi' diyor, ifade verenlerden biri. Buradan çıkan çok ağır bir siyasi sorumluluk var. Bu tablonun hesabı sorulmalıdır.
1. SINIF AMİR KIZAKTA
Türkiye bu halde iken; birileri anasından İçişleri Bakanı doğmuş gibi yıllardır İçişleri Bakanlığında! Türkiye bu arkadaş için bu bedeli ödemek zorunda mı? Sıralamada 281. sıradaki birisi 1. sınıfa terfi ettirilmiştir. 800 birinci sınıf emniyet müdürü kızakta bekliyor. Çoğu da liyakat sahibi. Emniyet bilgi kirliliğine konu olan, diğer güvenlik güçleriyle çekişme içinde bir teşkilat haline gelmiştir.
AKSU HAKKINDAKİ ÖNERGE REDDEDİLDİ İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu hakkında verilen gensoru önergesinin gündeme alınması, TBMM Genel Kurulunda reddedildi.
İçişleri Bakanı Aksu, bakanlık yaptığı dönemde işlenen siyasi cinayetlerin, biri hariç tümünün faillerinin yakalandığını ve olayların aydınlatıldığını söyledi.
Aksu, TBMM Genel Kurulunda, Anavatan Partisi milletvekillerinin, hakkında verdiği gensoru önergesi üzerinde söz alarak, iddiaları cevaplandırdı. Türkiye'nin iç güvenlik, asayiş ve kamu düzeninin sağlanması için her türlü tedbiri aldıklarını ifade eden Aksu, terörle de etkin ve kararlı bir şekilde mücadele ettiklerini söyledi.
Terör örgütlerinin, sınır aşan çok uluslu bir hareket sergilemeye başladıklarına dikkati çeken Aksu, 11 Eylül'den sonra Madrid, Londra, Ürdün ve İstanbul'da yapılan bombalı saldırıları hatırlattı.
Terörle mücadelede güvenlik güçlerinin refleksinin arttığını ifade eden Aksu, İstanbul'da bombalı saldırıda bulunanların, 24 saat sonra belirlenerek yakalandıklarını söyledi. Danıştay saldırısı başta olmak üzere diğer olayların faillerinin de kısa sürede yakalandığını ifade eden Aksu, Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu'nun öldürülmesiyle ilgili özel bir ekip kurduklarını ve bu ekibin, çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdi. Aksu, ''Bakanlığım döneminde işlenen siyasi cinayetlerin, biri hariç tümünün failleri yakalanmış ve olaylar aydınlatılmıştır'' diye konuştu.
''KURUMLAR BİRBİRİNE DÜŞÜRÜLEMEZ''
İçişleri Bakanı Aksu, güvenlik kurumlarını birbirine düşürmeye yönelik hareketlere kesinlikle izin vermeyeceklerini bildirerek, ''Bu konuyu siyasi malzeme yapanları şiddetle kınıyorum'' dedi. Aksu, gazeteci Hırant Dink'in katil zanlısının 32 saat sonra yakalandığını, olayın tüm yönleriyle soruşturulduğunu söyledi. Güvenlik teşkilatları arasında çekişme olduğu yönünde bazı dedikoduların gerçekmiş gibi dile getirilmesinden üzüntü duyduklarını ifade eden Aksu, ''Emniyet, Jandarma ve Sahil Güvenlik kardeş kuruluşlar olarak sırt sırta, omuz omuza, geçmişte olduğu çalışmalarını sürdürüyor'' diye konuştu.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’ın, çarşaflı bir kadına CHP rozeti takmasıyla başlayan parti içi tartışma sürüyor.
Vakit gazetesi sahibi ve muhabiri hakkında soruşturma başlatıldı. CHP'li Kılıçdaroğlu'nun suç duyurusu üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı harekete geçti.
ERTELENDİ... Gül'ün kulak rahatsızlığı nedeniyle Diyarbakır ziyareti daha sonraki bir tarihe bırakıldı.
DP Genel Başkanı Soylu, partisinin 22 Temmuz seçimlerinde aldığı oyun altında kalması durumunda genel başkanlığı bırakacağını açıkladı.
CHP'nin Sultanbeyli belediye başkan adayı Osman Nuri Bedir, açık gezeniyle kapalısıyla, cübbelisiyle sarıklısıyla CHP'yi iktidara taşıyacaklarını söyledi.
BÖYLECE: Başbakan, bir taşla iki kuş vuracak, kabinede revizyon yapacak
|