|
|
21 Mart 2007 Çarşamba 11:42
|
Politika
|
Adalet Bakanı'nın 'Yargıtay ve Danıştay üyeliklerine seçim yapılmasını' engellediği iddia ediliyordu... Baykal, TEPKİ GÖSTERDİ...
Bugün Akşam gazetesi, Cemil Çiçek'in, Cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrasına bile isteye ERTELEME yaptığı iddia ediliyordu... Bakın Baykal, TEPKİSİNİ NASIL dile getirdi:
BAYKAL'DAN ADALET BAKANI'NA ELEŞTİRİ
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunda (HSYK) Yargıtay ve Danıştay üyeliklerine seçim yapılamasının Adalet Bakanı Cemil Çiçek tarafından engellendiğini öne sürerek, bunun, yargıyı yönlendirebilme, ideolojik tahakküm altına alabilme, kendi zihniyetlerinin bir aracı haline dönüştürme çabası olduğunu söyledi.
Baykal, ''Devletin en tarafsız olması gereken kurumları etrafında ciddi bir sorun yaşanıyor. Türkiye paylaşılacak bir orta malı değil, herkes haddini bilsin'' dedi.
Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Deniz Baykal, Türkiye'de yargıya yönelik bir siyasi kuşatmanın söz konusu olduğunu savunarak, şunları kaydetti:
''Yargıtayda hakime ihtiyaç var. Seçecek organ belli, seçilecek insanlar belli ama seçim yapılamıyor. Kim engelliyor? Adalet Bakanı. Niçin engelliyor, 'Benim istediğim insanları seçmezler' diye engelliyor. Nerede kaldı yargı bağımsızlığı? Nerede kaldı Anayasa? Nerede kaldı demokrasi? Bu, eş dost kollamanın, yakınlarını bir takım yerlere yerleştirme anlayışının ötesinde bir durumdur. Yargıyı yönlendirebilme, ideolojik tahakküm altına alabilme ,kendi zihniyetlerinin bir aracı haline dönüştürme çabasıdır. Çok acı bir tablodur. Anayasa ihlal edilmektedir. Bir hukuk dramı yaşanıyor.''
AKŞAM GAZETESİ KONUYU BÖYLE YAZMIŞTI
Bugün git mayısta gel
Yasama, yürütme ve yargı mayısta belli olacak Köşk’ün yeni patronuna kilitlendi. Yargıtay ve Danıştay’ın boş kalan üyeleri seçilmiyor. Meclis, Sezer veto eder diye kanunları geçirmiyor. Bürokratlar, atama kararnameleri imzalanmadığı için, yeni Cumhurbaşkanı’nı bekliyor
Ankara’da artık bütün hesaplar, Köşk’ün yeni patronuna göre yapılıyor. Cumhurbaşkanı Sezer’in, ardı ardına kritik atamaları onaylamaması, yasaları veto etmesi; karşılığında hükümetin, yeni atamaları, vetolu yasaları ve ucu Köşk’ün onayına uzanan kararları ağırdan alması, restleşmenin son hamleleri olarak görülüyor. İlgili kurumlar da hesaplarını Cumhurbaşkanlığı seçimlerine göre yapıyor. Bunun en çarpıcı örneği, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) üyelerinin dün, Adalet Bakanı Cemil Çiçek’le karşı karşıya gelmeleri oldu. Çiçek, TBMM’de görüşülmekte olan Yargıtay Kanunu Tasarısı’nda, üye sayılarının düşürülmesinin planlandığını gerekçe göstererek üyelik seçimlerinin yapılmasına muhalefet etti. HSYK ise Çiçek’e rağmen toplanma kararı aldı. Yasanın, Cumhurbaşkanı Sezer’in önüne gelmesi durumunda veto edilebileceği hesabını yapan hükümetin bu düzenlemeyi de Köşk seçimlerinden sonraya bırakmak istediği değerlendirmeleri yapılıyordu. HSYK süreç bu noktaya gelmeden seçimlerin yapılmasını istiyor.
MÜSTEŞAR DA GELMEDİ
Yargıtay ve Danıştay’daki boş üyeliklere seçim yapılması konusunda Cemil Çiçek ile HSYK arasındaki restleşme, dün doruğa çıktı. HSYK’nın dünkü toplantısına hem Bakan hem de Bakanlık Müsteşarı Fahri Kasırga katılmayınca, yeterli çoğunluk sağlanamadı. Doğal üye Kasırga’nın katılmamasına tepki gösteren HSYK üyeleri, yasal işlem yapılması için durumu tutanakla tespit etti. Zehir zemberek bir açıklama yapan HSYK Başkanvekili Mahmut Acar, Çiçek’i, yargı bağımsızlığına karşı durmak, HSYK’nin faaliyetlerini engellemek ve yargıya müdahale etmekle suçladı. Bakan Çiçek’in “seçim için gündem belirlenmesinin yönetmeliğe aykırı olduğunu” ileri sürdüğünü hatırlatan Acar, “Bu, Sayın Bakan’ın kişisel düşüncesini ve tercihini yansıtan bir değerlendirme. Bundan sonra da salı ve perşembe günkü toplantılarımızı sürdüreceğiz. Öncelikli gündem maddemiz seçimdir” diye konuştu. Adalet Bakanlığı Müsteşarı’nın görevleri arasında, Kurul toplantılarına katılmanın da bulunduğunu söyleyen Acar, bunun “Anayasal bir görev” olduğunun altını çizdi.
HSYK’nın geçen haftaki toplantısında Yargıtay’daki 23 ve Danıştay’daki 6 boş üyelik için bir sonraki toplantıda seçim yapılmasına ilişkin iki önergenin oy çokluğuyla kabul edildiğini belirten Acar, bu kararın Müsteşar Kasırga’nın karşı oyu ile alındığını anımsattı.
Öğrenci Meclisi de mayıs sonuna kaldı
TBMM Başkanı Bülent Arınç imam hatipli bir öğrencinin başkanlığını yapacağı Türkiye Öğrenci Meclisi’ni, Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonraya erteledi. AKŞAM’ın, “Yine imam hatipli, yine koca çocuk” manşetiyle duyurduğu ‘olası gerginliği’ önlemek için Arınç harekete geçti. Öğrenci Meclisi’nin, 21 Nisan’da, Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecinin ortasında toplanacak olması, AKP yönetimini tedirgin etti. Başbakan Erdoğan’ın tartışmalardan rahatsız olduğu öğrenildi. Öğrenci Meclisi, ilk kez nisanda toplanmayacak. TBMM Başkanı böylece, bıyığı terlemiş imam hatipli öğrencilerin başkanlık kürsüsüne oturduğu Meclis’in Çocuk Bayramı’yla birlikte anılmasını engellemiş olacak. Değişiklik, “Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde Meclis’in yoğun olacağı, faaliyetlerin durdurulduğu” gerekçesine dayandırılacak.
YÖK’ün rektörleri meşru değil
15 yeni üniversitenin rektörünün atanması da bir başka büyük krize dönüştü. Sezer, atamalara yönelik yasaya, YÖK’ü saf dışı bıraktığı gerekçesiyle itiraz ederken, bu düzenleme Anayasa Mahkemesi tarafından da iptal edildi. Yasal boşluğun yine yeni cumhurbaşkanı ile aşılması bekleniyor.
Milli Eğitim Bakanlığı’ndan dün yapılan yazılı açıklamada, YÖK tarafından bu üniversitelere tedviren yapılan atamaların Anayasa’ya aykırı olduğu kaydedildi. Açıklamada, YÖK’ün tespit ettiği isimleri Sezer’in ataması halinde, bu kişilerin rektörlüğü ile ilgili meşruiyet tartışması yaşanacağı belirtildi. Benzer şekilde Sezer’in veto ettiği kimi düzenlemelerin Köşk seçimlerinden sonra yeniden sunulması gündemde.
Atamalar beklemede
SEZER ile hükümet, kritik yasa ve atamalarda karşı karşıya geliyor. Cumhurbaşkanı, son olarak Dışişleri Bakanlığı’na atanacak beş müsteşar yardımcısına ilişkin kararnameyi, sürpriz bir şekilde veto etmiş, hiçbir gerekçe ortaya koymamıştı. Beş müsteşar yardımcısı vekaleten görev yapmaya devam etti. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, kararnamenin yeniden onaya sunulacağı belirtiliyor.
MGK SEKRETERİ MEÇHUL
MGK Genel Sekreteri’nin atanması konusunda da benzer bir durum söz konusu. Yiğit Alpogan’ın yerine kimin geleceği belirsiz. Konunun, nisanın ilk haftalarında yapılacak MGK toplantısında gündeme gelmesi beklenirken, hükümet, bu atamayı da Sezer sonrasına bırakmak istiyor.
Merkez Bankası Başkanı’na ilişkin atama restleşmesi aşılmasına karşın boş bulunan başkan yardımcılığına ilişkin sorun hâlâ çözülemedi. Sezer, son olarak Banka Meclis üyesi Necati Şahin’in atanmasına yönelik kararnameyi veto etti. Hükümet “yeni bir Durmuş Yılmaz krizi” yaşanmaması için, SPK Başkanlığı ile ilgili Köşk’e kararname göndermedi.
DÖRT YILDIR BEKLİYOR
Dört yıldır Gelir İdaresi Başkanlığı’nı vekaleten yürüten Osman Arıoğlu’nun kararnamesi, Bütçe Genel Müdürü Hasan Gül’ün Kamu İhale Kurumu Başkanlığı’na atanmasına ilişkin kararname ile Birol Aydemir’in Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı’na atanmasına ilişkin kararname de Köşk’ten onay alamadı. TRT Genel Müdürlüğü koltuğu da bu süreçte bekleyen kritik görevlerden birisi. Sezer, İbrahim Şahin, Ruhi Özbilgiç ve Hilmi Bengi’nin isimlerini veto etmişti. BOTAŞ, TÜBİTAK ve Devlet Tiyatroları da vekaleten yönetilen kurumlar arasında.
Ersin BAL - Deniz ÇİÇEK
CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.
Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.
'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...
CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.
Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:
|