Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 5 Aralık 2008Güncelleme: 05.12.2008 03:46 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Kadın
TBMM
Plajlar
Turizm
e-Devlet
Taksi
Nevzat Basımın Yazıları
Kürt Yönetimi
Kuzey Irak
Yahudiler
Add to Google
29 Mart 2007 Perşembe 14:39 Politika

ASKERİ DARBE OLUR MU DİYE SORDULAR... 'Darbenin rüyasını bile göremezler' yanıtını aldılar...

Eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek'e ait olduğu öne sürülen günlükteki 'darbe girişimi' iddialarını yorumlayan TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı AK Parti Milletvekili Burhan Kuzu 'Artık darbelerin bu memlekette rüyalara dahi girmemesi lazım' dedi.

DARBE OLUR MU DİYE SORDULAR ŞU YANITLARI ALDILAR

TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Burhan Kuzu:

'Artık darbelerin bu memlekette rüyalara dahi girmemesi lazım. Benim temennim o. AB yolunda hızla yol almış bir Türkiye'nin geriye dönüşünün olmaması lazım. Dört darbe geçirdik, ikisi ana darbe ikisi post modern şekilde. Toplamına bakarsak bir şey yapmaz zaten. Sonuç olarak 4 darbe hiçbir şey getirmemiştir bu memlekete. Bir anayasa hukukçusu ve siyaset bilimcisi olarak yıllarca tahlilini yaptım. 12 Marta, 12 Eylüle, arkasından 28 Şubata bakın... Genel olarak darbenin yapılmasıyla ilgili bağ kurduğunuz zaman belki çok arzu edilmeyen görüşlerin iktidar olduğunu görüyorsunuz. O bakımdan artık bu yolun denenmemesi lazım. Türkiye'de yeni bir kan kaybına sebep olmamak lazım. Zannetmiyorum ki böyle bir şey olmuş olsun.'

Adalet Bakanı Cemil Çiçek:

Adalet Bakanı Cemil Çiçek, 2004 yılında darbe yapılacağı yönündeki iddiaları, "Anti demokratik kavramların telaffuzu bile bana ters geliyor. Artık demokrasi bütün hastalıklarından kendini kurtarmalıdır" şeklinde değerlendirdi.

Çiçek "Ben bilmem bu iddiaları kim getiriyorsa. Bırakın Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi, hiçbir zaman bu lafların konuşulmasını doğru bulmuyorum. İster bugün, ister bir sene evvel, isterse beş sene sonrası, artık bunları geride bırakalım. Yani artık demokrasi bütün hastalıklarından kendini kurtarmalıdır. Başka şeyler konuşalım. Bunun Türkiye'ye bir faydası yoktur" dedi.

TBMM Adalet Komisyonu Başkanı, AK Parti Zonguldak Milletvekili Köksal Toptan:

'Bu sözler bile çağdışı kalmıştır. Bunların konuşulması bile bir toplum için çok kötü bir şey aslında. Avrupa Birliği üyesi olmaya çalışan bir ülkede bu tartışmaları çok geride bırakmış olmamız lazım'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya:

'Demokrasinin olduğu yerde darbeden söz edilmesi, dünya topluluğu önünde Türkiye için fevkalade ayıplanacak bir şey. 'Darbeler, ülkemizin gündeminden çoktan çıktı. Türk demokrasisi gereken seviyeye ulaşmıştır ve bu tür konular artık ülke gündeminden düşmelidir. Medya bunlara gülüp geçmeli. Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletidir. Demokrasi artık özümsenmiştir ve bütün hücrelerimize kadar işlemiştir. Türkiye'de demokrasi, gereken mesafeyi katetmiştir. Anayasa'nın öngördüğü şekilde her şey yerli yerine oturacak, hiçbir sorun çıkmayacak, TBMM bu sorunları çözecek bir cumhurbaşkanını en iyi şekilde getirecektir.'

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Dengir Mir Mehmet Fırat:

"Hukuka aykırı olan bazı şeyler zaman zaman gündeme geliyor. Güzel olan şey, bunların ortaya çıkmasıdır. Türkiye'nin 21. yüzyıla girdiğinin farkında olmayanların planlarıdır.'

BU SORGULAMAYA BUGÜN ALİ BAYRAMOĞLU'NUN YENİ ŞAFAK GAZETESİNDE YAYINLANAN BİR YAZISI NEDEN OLDU

ALİ BAYRAMOĞLU'NUN YAZISI ŞÖYLE:

Ali Bayramoğlu

alibayramoglu@tnn.net


2004'te darbe yapacaklardı…

Bir süredir hemen tüm gazetelerde “Dink cinayeti”yle ilgili önemli yeni bilgiler yer alıyor. Biliyoruz ki, bilgi akışı “içeri”den. Bilgi sızmasını tetikleyen ise, doğrudan davayı ilgilendiremeyen, ancak dava üzerinden kurumlar içi ve kurumlar arası bir iç hesaplaşmayı ya da çatışmayı ifade eden bir mekanizma…

Türkiye böyle bir ülke…

Burada şeffaflaşma hukuk yoluyla gerçekleşmez. Susurluk skandalında olduğu gibi “temizlik” ancak kurumlar ya da birimler arasındaki kavgalarla mümkün olur. Bu kavgalarda kurum ve gruplar rakiplerini zora düşürmek için onlara ait ve aleyhlerine olabilecek gizli iç bilgi ve belgeleri dışa sızdırırlar.

Soruşturmaların hukuk eliyle derinleşmesi yerine bu tür kavgalar sonucu ilerleyebilmesi devlet-hukuk ilişkilerinin içindeki bulunduğu vahim durumu gösterir, şüphe yok...

Bu koşullarda yaşanan şeffaflaşma sınırlı, yetersiz, hatta manipülatif olur, buna da şüphe yok…

Ne var ki ülkenin hali böyledir…

Yarı kapalı bir sistemde, asayiş bilgisinin toplumsal bilgiye ezici bir üstünlük sağladığı, kaynaklar gibi bilginin de devlette tekelleştiği, saray kavgalarının belirleyici olduğu bir düzende haberciliğin bir kısmı, bu tür sızmalar üzerine kuruludur.

Bu durum sadece adli ve idari soruşturmalar açısından değil, başka ilişki ve yapılarla ilgili olarak da geçerlidir. Devlet içinde illegal faaliyetler, gruplaşmalar, kimi kurumların dayanaksız ve yasa sınırlarını zorlayan girişimleri, hatta darbe hazırlamak gibi anayasayı ihlal eden suç hazırlıkları “bu tür çatışmalar”la dışa sızarlar…

Genelkurmay Başkanlığı'nın akredite gazeteler ve gazeteciler hakkında hazırlattığı, askeri otoritenin basını yönlendirmesini doğal faaliyet olarak tanımlayan andıç basına böyle sızdı…

Çeşitli çetelerden, EMASYA Prokolü'nden, fişleme faaliyetlerinden kamuoyunun böyle haberi oldu…

Bir süre önce, bir internet sitesinden eski Deniz Kuvvetleri Komutanı Özden Örnek'in günlük tuttuğunu öğrenmiştik. Günlük birileri tarafından Deniz Kuvvetleri Komutanı'nın bilgisayarından kopyalanmıştı. Ve 2004 yılında kimi generallerin bir darbe girişimi içinde olduğunu ortaya koyuyordu…

Nokta Dergisi'nin yayın yönetmeni Alper Görmüş, derginin bu haftaki sayısında “Editörden” köşesinde şunları yazıyor:

“Türk basınının en tatsız klişelerinden biri de 'Ele geçirdik'tir. Bazı haberler aslında 'ele geçirilemeyecek' kadar zordur. Ama birileri şu veya bu nedenle, şu veya bu amaçla sözü edilen dosyayı, haberi sözü edilen yayın organına aktarır…”

Alper Görmüş'e bu satırları yazdıran şey, Özden Örnek'in günlüklerinin tümünün, 2000 sayfa halinde Nokta Dergisi'ne aktarılmış olması.

Görmüş, haklı olarak, kamu yararı, toplumun demokratik sıhhati ve habercilik açısından sorumluluğunu yerine getirerek bu günlükleri yayınlamış… Dergi, “2004'te iki darbe atlamışız” başlığıyla 50 sayfasını bu günlüklere ayırmış...

Açıkçası ortada tam bir bomba var.

Türkiye'nin yakın tarihinin perde arkasını anlatıyor bu belgeler, 2002 yılından başlayan, New York süreciyle üst noktaya tırmanan devlet içi çatışmaların ve darbe hazırlıklarının ayrıntılarını ortaya koyuyor, vahim bir zihniyeti sergiliyor. Günlükleri muhtemelen gazetelerden ve dergiden, yorumunu ise köşelerden okuyacaksınız…

Ama esası atlamayalım:

Devlet içi kavgalar bilgi ve belge sızmasına yol açıp, hukuka aykırı halleri ortaya döktükçe, elbet bir şeffaflaşma yaşanıyor. Öte yandan bu şeffaflaşma hukuk üzerinden gerçekleşmediği oranda yaptırım içermiyor. İçermedikçe malum karanlık yapı ve zihniyet kendisini yeniden üretiyor…

Türkiye'deki devlet sorunu biraz da böyle bir şeydir…

İlgili Başlıklar:
Asker Siyaset Tartışmaları (64 haber)
Askeri Darbe Haberleri (52 haber)
Burhan Kuzu (5 haber)






CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.

Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.

'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...

CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.

Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.

Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam