|
|
05 Nisan 2007 Perşembe 07:53
|
Politika
|
Bülent Arınç, Jandarma eski komutanı Şener Eruygur ile ilgili açıklamasını Hasan Cemal'e yaptı: Adı DEŞİFRE olmuştur
Hasan Cemal, Tayyip Erdoğan'ın da Ak Partililerin de 'güvendiği bir gazeteci'... Arınç, annesinin evinin irticai faaliyet yapılıyor diye aranmak istenmesinden çok rahatsız... VE BU RAHATSIZLIĞININ AYRINTILARINI HASAN CEMAL'E ŞÖYLE ANLATIYOR:
Deşifre olmuş isimlere mesafe konmalı
TBMM Başkanı Bülent Arınç, "Eruygur ismi deşifre olduktan sonra demokrasiye sahip çıkan siyasi kuruluşların ve liderlerin bunlarla aralarına mesafe koymaları gerekir" dedi
Bülent Arınç, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı... Milli Görüş geleneğinden gelen, ama AKP ile birlikte bu gömleği artık sırtından çıkardığını her seferinde şöyle ya da böyle belirten ve politikayı iyi bilen, deneyimli bir siyaset adamı.
Tayyip Erdoğan ve Abdullah Gül'le birlikte AKP'nin 'üç büyüğü'nden biri sayılıyor.
Konuşma tarzı ilginçtir.
Sorunuza göre bir kaseti takar ve biteviye konuşmaya başlar. Daha doğrusu pek vites değiştirmez. Sonra durur, yeni bir kasetle devam eder. Metalik bir ses düzeni vardır. Ama noktası virgülü yerinde konuşur.
'Günlükler'i konuştuk
İyi hatiptir.
Konuşurken lafının nereye gideceğinin, adresin neresi olduğunun genellikle farkındadır. Bu yüzden ses tonunu hiç değiştirmeden, inişsiz çıkışsız biteviye konuşurken ince ayrımları, yani nüansları ayarlamasını da bilir. Sohbeti keyiflidir.
Dün sabah TBMM'deki makamında kendisine önce günlükler konusunu açtım. Nokta dergisinin "İki darbe atlattık!" başlıklı kapak konusuyla ilgili olarak Başbakan Erdoğan'ın savcıları göreve çağıran sözleri Milliyet'in manşetindeydi.
'İddialar çok ciddi' Ayrıntılı haberi okumuştu.
Darbe demek önce TBMM'nin kapısına kilit vurmak demekti. O yüzden millet egemenliğinin temsil edildiği Meclis'in Başkanı olarak bu konuda ne düşünüyordu? Arınç özetle şöyle dedi:
"İddialar hakikaten çok ciddi... Darbe düşünülmüş... Buna istekli olanlar var, olmayanlar var. Gerçeğin ortaya çıkması için cumhuriyet savcılarının bu konuyla ilgilenmeleri hiç şüphesiz görevlerinin bir gereğidir."
Ve ekledi Arınç:
"Savcılar resen harekete geçmelidirler. Belki geçtiler, belki de geçecekler, bilemiyorum. Rejimle ilgili bir konuda yargı hareketsiz kalamaz." Tabii bir soru:
Hangi savcı cesaret edebilir?
Ne yazık ki bu soru da var. Sanıyorum, bu soru işaretini Ferhat Sarıkaya örneği çengelinden tutup hem benim hem TBMM Başkanı'nın zihinlerimize takıyor. Eski Van Cumhuriyet Savcısı Sarıkaya meslekten atıldı, halen işsiz.
'Şemdinli olayı'ndan dolayı öyle...
İddianamesini ben de eleştirmiştim. Ama olayın buraya kadar varması ve bunun nedenleri, hukuk devleti açısından üzerinde durulması gereken bir konuydu. Onun için 'Günlükler'i düşünürken yürekli savcı konusuna da değinmeden edemedik.
Bazı odakların şu sıralar bir askeri müdahale için ellerinden geleni yapmaya çalıştıklarını, böyle bir gelişmeye ihtimal verip vermediğini sordum.
"Bir askeri müdahalenin adını bile duymak istemediğini" belirterek söze başladı Arınç. Toplumun da Türk Silahlı Kuvvetleri'nin de kesinlikle askeri bir müdahaleden yana olmadığını sözlerine ekledi.
Arınç'ın telaffuz ettiği isim
Cumhurbaşkanı seçimine askeri karıştırmak isteyenlerin bu ülkede güçlü olmadıklarını, sayıca önem taşımadıklarını, yani marjinal olduklarını belirtirken, dikkat ettim, Bülent Arınç sadece bir ismi telaffuz etti:
Şener Eruygur...
Emekli orgeneral, eski Jandarma Genel Komutanı Şener Eruygur Paşa'nın adı, son zamanlarda bir yandan 'Günlükler'de darbe planlayıcısı olarak, öte yandan cumhurbaşkanı seçimi öncesi sokağı hareketlendirmek isteyen bir 'organizatör' olarak geçiyor.
'Hedef Türkiye'yi germek'
14 Nisan'da Ankara'da yapılması planlanan gösterilerin arkasında halk iradesini, parlamentonun varlığını, kısacası demokrasiyi reddeden bir zihniyetin yattığı kanısında TBMM Başkanı. Hedefin, Türkiye'yi germek olduğuna işaret eden Arınç şöyle dedi:
"Eruygur ismi deşifre olduktan sonra halk iradesine saygı duyan, demokrasiye sahip çıkan siyasi kuruluş ve liderlerin, sivil toplum örgütlerinin bunlarla, böylesi gösterilerle aralarına mesafe koymaları gerekir."
Şöyle devam etti Arınç:
"Demokrasiden yana olanlar, halkı iradesini, milletin egemenliğini her şeyin üzerinde tutanlar, darbe istekçileri ile bir arada olmasınlar."
Bu çerçevede bir adres de CHP idi. Çünkü Eruygur Paşa'nın bu yakınlarda CHP lideri Baykal'ı da ziyaret ettiği biliniyordu.
Yazı: Milliyet gazetesi
|
Yorumlar |
|
erdal aytuluner
-
05.04.2007 10:13
|
|
Sayın Arınç,Eruygur paşa'ya deşifre olduğu için mesafeli olunması gerektiğini söylüyor, peki kendi içlerinde deşifre olmuş kişiler içinde bu görüş geçerli mi?
|
|
bilal
-
05.04.2007 09:27
|
|
canınızı sıkmayın ......kervan yürürüyor.
|
CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.
Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.
'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...
CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.
Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:
|