Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 5 Aralık 2008Güncelleme: 05.12.2008 03:45 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Kadın
TBMM
Plajlar
Turizm
e-Devlet
Taksi
Nevzat Basımın Yazıları
Kürt Yönetimi
Kuzey Irak
Yahudiler
Add to Google
13 Nisan 2007 Cuma 16:26 Politika

Sezer, Harbiye'deki konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı seçimlerini tartışma konusu yaptı: CUMHURBAŞKANININ TARAFSIZLIĞI ANAYASA GEREĞİDİR

VE CUMHURBAŞKANI SEZER DE CUMHURBAŞKANLIĞI TARTIŞMALARINA KATILDI... SEZER, BUGÜN İKİNCİ KEZ HARBİYE'YE GİTTİ VE ŞUNLARI SÖYLEDİ:

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Harp Akademileri'nde son konuşmasını yaptı.

- Devletin temel değerleri kırmızı çizgileridir.Buna herkes uymalıdır.

- Cumhurbaşkanının tarafsızlığı Anayasa gereğidir.

- Cumhurbaşkanı Anayasa kurallarından yana taraf olmalıdır.

- Uzlaşma anayasal rejim çerçevesinde mümkün

- Türk siyasal rejimi bugüne kadar hiç olmadığı kadar tehlike altında

- İlk kez cumhuriyet rejimi tartışmaya açıldı.

- Türkiye'ye siyasal İslam bir model olarak dayatılıyor.

- Ilımlı İslam'ın kısa sürede radikal İslama dönüşmesi kaçınılmaz.

- TSK'ya karşı zamanlaması ayarlanmış bir oyun oynanıyor.

- Türkiye'nin her türlü tehdide karşı savunulması en büyük hakkımız.

- Türkiye Kuzey Irak'taki terör tehdidine karşı uzun süre izleyici durumda kalamaz.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, son konuşmasını yapmak üzere Maslak'ta bulunan Harp Akademileri'ne geldi. Harp Akademileri Konferansı'nda bir konuşma yapan Sezer, içeride yaklaşık 2 saat kaldı. Sezer, daha sonra Trabya'da bulunan Cumhurbaşkanlığı Köşkü'ne gitti.

SEZER: "GERİCİ TEHDİT KAYGIYA NEDEN OLMAKTADIR"

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, ''Kuruluşundan bu yana Cumhuriyetimizi sinsi bir gölge gibi izlemiş olan gerici tehdit, bugün ulaşmış olduğu boyutlarla kaygıya neden olmaktadır. Türkiye'nin laik düzenini ve Cumhuriyet'in çağdaş kazanımlarını hedef alan etkinlikler ile dini politikaya yansıtma çabaları toplumsal gerginlikleri artırmaktadır ''dedi.

Sezer, Harp Akademileri'nde verdiği konferansta, Soğuk Savaş'ın sona ermesinin, kalıcı bir barışın sağlanması yolunda dünyada yarattığı iyimserlik, 11 Eylül terör saldırılarından sonra yerini kaygan, belirsiz ve istikrarsız bir uluslararası ilişkiler ortamına bıraktığını ifade etti.

Terörden en çok zarar gören ülkelerden biri olarak Türkiye'nin, terörizmle uluslararası savaşımı ve bu konuda işbirliğini ve dayanışmayı desteklediğini vurgulayan Sezer, şöyle devam etti:

''Türkiye, karşılaştığı bölücü terörü tümüyle yok edebilmek için yasalar çerçevesinde büyük bir kararlılıkla savaşımını sürdürmektedir. Ülkenin ve Ulus'un her türlü tehdit ve tehlikeye karşı korunup savunulması en büyük hakkımız ve sorumluluğumuzdur.

Türkiye, bir yandan Irak'ın kuzeyinden kaynaklanan terörist tehdidin etkisiz kılınması konusundaki kimi ortak çabalara katkılarını sürdürürken, uluslararası hukuktan kaynaklanan meşru savunma hakkını saklı tutmaktadır.

Siyasallaşmaya çalışan bölücü terörle savaşımda ulusumuzun gösterdiği birlik ve beraberliği, tüm güvenlik güçlerimizin sergilediği özverili ve kahramanca çabayı beğeniyle karşılıyor, aziz şehitlerimize Tanrı'dan rahmet diliyor, gazilerimizi gönül borcuyla anıyorum.

Kuruluşundan bu yana Cumhuriyetimizi sinsi bir gölge gibi izlemiş olan gerici tehdit, bugün ulaşmış olduğu boyutlarla kaygıya neden olmaktadır. Türkiye'nin laik düzenini ve Cumhuriyet'in çağdaş kazanımlarını hedef alan etkinlikler ile dini politikaya yansıtma çabaları toplumsal gerginlikleri artırmaktadır.

Cumhuriyet'in demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliğinin, ulusu ve ülkesiyle bölünmez bütünlüğünün sonsuza kadar korunması ve kollanması Devlet'in hak ve görevidir.

Cumhuriyet'in temel değerlerine ve anayasal ilkelere inanmayanların, aydınlanmayı ve çağdaşlaşmayı içine sindiremeyenlerin, ülkenin geleceğine ilişkin kötü niyet taşıyanların laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'ne ve kurumlarına yönelik saldırıları, ulusumuzu ve devletimizi yolundan geri döndüremeyecektir.''

KONUŞMANIN CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİYLE İLGİLİ BÖLÜMÜ ŞÖYLE:

Cumhurbaşkanı'na ve Anayasa Mahkemesi'ne verilen görev ve yetkiler, siyasal iktidar gücünün, dengelenip frenlenerek ¨çoğunluk diktatörlüğüne¨ dönüşmesinin önlenmesi ve Anayasa'da somutlaşan Devlet rejiminin korunması yönünden çok önemlidir.

Anayasa'nın dayandığı temel görüş ve ilkeleri belirten ve Anayasa metnine dahil olan Başlangıç bölümünde, Türk Yurdu ve Türk Ulusu'nun sonsuza uzanan varlığı ve Yüce Türk Devleti'nin bölünmez bütünlüğü kabul edilmiştir. Yine Başlangıç bölümünde, hiçbir etkinliğin, ulusal çıkarlar, Türk varlığı, Devlet'i ve Ülkesi'yle bölünmezliği esası karşısında korunma göremeyeceği belirtilmiştir.

Anayasa koyucu bununla yetinmemiş, Anayasa'nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti'nin Başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayandığını, niteliklerini, 3 ve 4. maddelerinde, Türkiye Devleti'nin Ülkesi ve Ulusu'yla bölünmez bütün olduğu ve bunun değiştirilemeyeceğini vurguladıktan sonra, 5. maddesinde, Devlet'e, Türk Ulusu'nun bağımsızlığını ve bütünlüğünü, Ülke'nin bölünmezliğini, Cumhuriyet'i ve demokrasiyi koruma görevini vermiştir.

Görüldüğü gibi Anayasamızda, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kuruluş düşüncesi, tek Ulus ve ulusal devlet, tekil devlet, laik devlet, demokratik devlet, sosyal devlet, hukuk devleti ilkelerine dayandırılmış ve bu ilkeler kurallarla anayasal belirginliğe kavuşturulmuştur.

Anayasal kuralların bağlayıcılığı yanında, içtiği ant ve Anayasa'nın uygulanmasını gözetme görev ve yetkisi, Cumhurbaşkanı'nı, yukarıdaki ilkeleri özümseyerek uygulamak ve uygulatmakla yükümlü kılmaktadır. Başka bir anlatımla, uzlaşma ve uyum ancak anayasal rejim çerçevesinde olanaklıdır. Bunun dışında bir uzlaşma aramak anayasal kuralları savsaklamak anlamına gelecektir.

Cumhurbaşkanı, Cumhuriyet'in ilkelerinden ve anayasal içeriklerinden yana taraftır, Anayasa'nın buyurucu kuralları karşısında taraf olmak zorundadır. Başka ve güncel bir deyişle, bu ilkeler ve onların anayasal içerikleri Türkiye Cumhuriyeti Devleti rejiminin ¨kırmızı çizgileri¨dir. Yürürlükteki anayasal kurallar uyarınca, başta aynı doğrultuda andiçen milletvekilleri olmak üzere tüm yurttaşlar da Devlet rejimini oluşturan anayasal kurallar çerçevesinde bu ilkelere uymak zorundadırlar.

Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlığı siyasal tarafsızlıktır. Anayasa'nın 101. maddesinin son fıkrasında, ¨Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir¨ denilerek, Cumhurbaşkanı'nın siyasal yönden tarafsız olması gerektiği açık biçimde belirtilmiştir.

Bu özellik, Cumhurbaşkanı ile siyasal liderler arasındaki önemli bir farkı oluşturmaktadır. Asıl önemli fark ise, Anayasa'nın 104. maddesine göre, Cumhurbaşkanı'nın Devlet'in başı; 112. maddesine göre ise, Başbakan'ın, bir siyasal organ olan Bakanlar Kurulu'nun başkanı olmasıdır. Başbakan, yürütme görevinde, ancak ilişkin bulunduğu siyasal görüşü temsil edebilir. Oysa, Cumhurbaşkanı Türkiye Cumhuriyeti'nin ve Türk Ulusu'nun temsilcisidir.

Temelinde Atatürk ilke ve devrimleri bulunan çağdaş Türkiye Cumhuriyeti ideolojisi, tüm yurttaşların taraf olması gereken bir Devlet ideolojisidir. Cumhurbaşkanı, anayasal devlet rejimine egemen olan değerleri savunurken toplumun çeşitli kesimleriyle birlik içinde olabilir. Cumhurbaşkanı'nın anayasal ilkelerden yana taraf olması, siyasal taraflılık biçiminde yorumlanamaz.
Atatürkçü Cumhuriyet rejiminin temel ilkelerine karşı ortaya konulan eylem ve uygulamalara karşı çıkmak ve engel olmak, Cumhurbaşkanı'nın içtiği andın ve anayasal görevinin gereğidir. Bunun ¨siyasal muhalefet¨ görevi ile karıştırılması son derece yanlıştır.

Yukarıda vurgulanan anayasal zorunluluğa bağlı olarak, Anayasa'ya, hukukun evrensel ilkelerine ve kamu yararına uygun görülmeyen yasalar ya da kimi maddeleri, bir kez daha görüşülmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne geri gönderilmiş; Türkiye Büyük Millet Meclisi'nce aynen kabul edilip de Anayasa'ya aykırılık içeren yasalar ya da kimi kuralları için Anayasa Mahkemesi'nde iptal davası açılmıştır.

Yine, anayasal kuralların özüne, hukuk devleti niteliğine, onun gereği olan liyakat ve kariyer ilkelerine, hukuka, kamu yararına ve hizmetin gereklerine uygun olmayan kararname taslakları da imzalanmayarak geri gönderilmiştir.

16 Mayıs 2000 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki konuşmamda,

¨Kimse hukukun üstünde değildir; hukukun üstünlüğü ilkesi herkesi bağlamalı, Anayasa'nın, yasaların ve hukukun gereği her zaman ve herkese karşı yerine getirilmelidir. En büyük felaketin, hukuka ve adalete duyulan güvenin yitirilmesi olduğu unutulmamalıdır.¨

demiştim. Tüm meslek yaşamımda olduğu gibi Cumhurbaşkanlığım döneminde de bu düşüncenin uygulayıcısı, izleyicisi ve gözeticisi olmaya çalıştım.

İlgili Başlıklar:
Ahmet Necdet Sezer (146 haber)
Cumhurbaşkanlığı Tartışmaları (124 haber)





Yorumlar
ali yetkin - 14.04.2007 10:47
her zaman demokrasiden bahsettiğimiz ülkemizde nerde kaldı demokrasi,sayın cumhurbaşkanının her zaman tarafsızlıktan bahsettiği şu anda bile nerde kaldı tarafsızlığı. sayın Cumhurbaşkanının açıklamalarıda bazen ilginç hepsini biraraya getirip kendine okutsan belki kendi de anlamıyacak
Mahmut - 13.04.2007 17:01
Kayıp Cumhurbaşkanı Maalesef cbaşkanı sizinle Türkiye 7 yılı kaybetti.Muhalefetten başka ne yaptınız? Cumhurbaşkanı giderken herhalde icraatlarını da açıklayacaktır.Kendileri Çankayada muhalefet görevini yürütmüştür.Acaba kendilerinden kimler memnun olmuştur.İnsan tarafız bir adamı tarafsız olmak adına bir kişiyi YÖK' seçmelidir.Bir sağcıyı affedebilirdi.Bir hastayı affedebillirdi.Trafız olmak adına ne yaptılar.Milletin 3te birine muhalefet ettiler.Oysa cbaşkanı milletin tümünü temsil etmeleri gerekmez miydi.Kendileri tarafsız oldu mu ki tarafsızlık istesin.Türkiye böyle sürpriz bir cumhurbaşkanını hakketmemişti.Allah seçenleri affetsin.Sayın cbaşkanı bir lütfen seçenlere teşekkürü ihmal etme.

CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.

Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.

'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...

CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.

Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.

Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam