|
|
29 Mayıs 2007 Salı 15:52
|
Politika
|
Tayyip Erdoğan: 'CUMHURBAŞKANIMIZIN GEREKÇESİNİ TARİH DE DEĞERLENDİRECEK'
''Biz burada yorumumuzu tabii ki yapacağız. Ama diklenmeden yapacağız, ama dik durarak yapacağız''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Anayasa değişikliğine ilişkin yasanın iade gerekçelerini kendilerinin de tarihin de değerlendireceğini belirterek, ''Biz burada yorumumuzu tabii ki yapacağız. Ama diklenmeden yapacağız, ama dik durarak yapacağız'' dedi.
Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan Erdoğan, gündeme ilişkin görüşlerini dile getirdi. Krizleri siyasetlerinin merkezine endeksleyenlerin ortaya koydukları tavırlarla demokratik istikrar, büyüme, yatırım, istihdamın önemli olmadığını söyleyebileceklerini ifade eden Erdoğan, bunların ''uzlaşma, bir arada yaşama, kardeşlik önemli değildir'' diyebileceklerini kaydetti. Erdoğan, bu kesimlerin imtiyazlarını, seçkin konumlarını muhafaza etmek için Türkiye'nin bütün kazanımlarından vazgeçebileceklerini de söyleyebileceklerine işaret ederek, AK Parti'nin siyaset tarzının sadece istikrarı sağlamak değil, istikrarı korumayı da bir milli görev, bir vatan görevi bilmek olduğunu anlattı.
Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde olup bitenleri milletin çok iyi gördüğünü ve değerlendirmesini yaptığını belirten Erdoğan, şimdi söz sırasının kendisine gelmesini, sandığın önüne konulmasını beklediğini ifade etti.
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in, Anayasa değişikliği kanununun iade gerekçesine değinen Erdoğan, şunları kaydetti:
''Cumhurbaşkanımızın gerekçesini biz de değerlendiriyoruz ama tarih de değerlendirecek. Bu gerekçe, çok önemli bir gerekçe. Bu, kayıtlara giriyor. Ama bakıyorsunuz ki bazıları da diyor ki 'Siz bu gerekçenin üzerinde de duramazsınız.' Bu yasama organı niye var, bu yasama organının mensupları niye var, millet niye var? Bu, onun en tabii hakkıdır. Tabii ki değerlendireceğiz. Tabii ki yorumlayacağız. Sizi gönderen millet, aynı zamanda kendi cumhurbaşkanını da seçer. Biz bunu istiyoruz. Ama birileri diyor ki 'Hayır vekiller seçsin, yeter.'' Ee, vekiller 3 tane cumhurbaşkanı seçtiler, biz de aynı şekilde seçme yoluna gidiyorduk. Ama onu bile değiştirme yoluna gittiler. Bunu anlamak mümkün mü? 'Bunu da eleştirmeyeceksiniz, bunun da üzerinde yorum yapmayacaksınız.' Ya ne olacak? Hani var ya, bir yandan bir tokat, ondan sonra öbür yanağını çevirip ona da bir tokat... Bu adalet değil, yok böyle bir şey. Adaletin gereği neyse, o olacak. Biz burada yorumumuzu tabii ki yapacağız. Ama diklenmeden yapacağız, ama dik durarak yapacağız, farkımız bu...''
''TBMM cumhurbaşkanını seçmesin'' diyenlere, ''sandık'' dediklerine işaret eden Erdoğan, bu kesimlerin şimdi de ''Cumhurbaşkanını halk da seçmesin'' dediğini söyledi.
Erdoğan, ''Peki kim seçsin?'' sözlerine, salondan ''Baykal, Baykal'' diye karşılık verilmesi üzerine, şöyle dedi:
''Bu lafların hepsini zaten millet söylüyor. Sivas'ta, Van'da söylediler. Demek ki bu siyasetçiler, halkı mümeyyiz görmüyorlar; halkı kendi kararlarını verecek kadar reşit saymıyorlar. Madem halka güvenmiyorsunuz, halkın cumhurbaşkanı seçmesini de rejim meselesi olarak görüyorsunuz, peki halka gidip nasıl oy isteyeceksiniz? Bu aziz millet, demokrasinin tecelli yeri olan Meclisi terk edenleri, Meclis dışına göndermesini çok iyi bilir.''
AK PARTİ GENEL BAŞKANI VE BAŞBAKAN RECEP TAYYİP ERDOĞAN:
- "BİR YANAĞINA TOKAT, ONDAN SONRA ÖBÜR YANAĞINI ÇEVİR ONA DA BİR TOKAT, BU ADALET DEĞİL"
- "CUMHURBAŞKANI'NIN GEREKÇESİNİ BİZ DE DEĞERLENDİRİYORUZ AMA TARİH DE DEĞERLENDİRECEK"
- "BİZ DE DİKLEŞMEDEN AMA DİK DURARAK YORUMUMUZU YAPACAĞIMIZ"
- "BU MİLLET, DEMOKRASİNİN TECELLİ YERİ OLAN MECLİS'İ TERK EDENLERİ MECLİS DIŞINA GÖNDERMESİNİ ÇOK İYİ BİLİR"
- "DEMEK Kİ BUNLAR HALKI KENDİ KARARLARINI VERECEK KADAR REŞİT SAYMIYORLAR"
- "MADEM HALKIN CUMHURBAŞKANI SEÇMESİNİ REJİM MESELESİ OLARAK GÖRÜYORSUNUZ, HALKA GİDİP NASIL OY İSTEYECEKSİNİZ"
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşananları ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Anayasa değişiklik paketini veto kararını sert bir dille eleştirerek, "Sayın Cumhurbaşkanı'nın gerekçesini biz de değerlendiriyoruz, ama tarih de değerlendirecek. Bir yanağına bir tokat, ondan sonra öbür yanağını çevir, ona da bir tokat. Bu adalet değil, yok böyle bir şey. Adaletin gereği neyse o olacak. Biz burada yorumumuzu tabii ki yapacağız. Ama dikleşmeden yapacağız, ama dik durarak yapacağız" dedi. Erdoğan, muhalefetin halka güvenmediğine de işaret ederek, "Madem halkın cumhurbaşkanı seçmesini de rejim meselesi olarak görüyorsunuz, peki halka gidip nasıl oy isteyeceksiniz? Bu aziz millet, demokrasinin tecelli yeri olan Meclis'i terk edenleri Meclis dışına göndermesini çok iyi bilir" diyerek tepkisini gösterdi.
AK Parti TBMM Grubu, Genel Başkan ve Başbakan Erdoğan başkanlığında toplandı. Başbakan Erdoğan konuşmasında cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde yaşanan tartışmalar ve Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer tarafından veto edilen Anayasa değişiklik paketine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde olup bitenleri milletin çok iyi gördüğünü ve değerlendirmesini yaptığını kaydeden Erdoğan, "Milletimiz şimdi söz sırasının kendisine gelmesini, sandığın önüne konulmasını bekliyor" dedi. Cumhurbaşkanı Sezer'in veto kararını 'Sayın Cumhurbaşkanı'nın gerekçesini de biz de değerlendiriyoruz, ama tarih de değerlendirecek' sözleriyle yorumlayan Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
"Bu gerekçe çok önemli bir gerekçe. Ama bakıyorsunuz bazıları da çıkıyor diyor ki, 'Siz bu gerekçenin üzerinde de duramazsınız'. Bu yasama organı niye var? Bu yasama organının mensupları niye var? Millet niye var? Tabii ki değerlendireceğiz. O, onun en tabii hakkıdır, tabii ki yorumlayacağız. Bizi gönderen millet aynı zamanda kendi cumhurbaşkanını da seçen millet. Biz bunu istiyoruz. Ama birileri diyor ki 'Hayır, vekiller seçsin yeter'. Vekiller üç tane cumhurbaşkanı seçtiler, biz de aynı şekilde seçme yoluna gidiyorduk ama onu bile değiştirme yoluna gittiler. Bunu anlamak mümkün mü? Bunu da eleştirmeyeceksiniz, bunun üzerinden de yorum yapmayacaksınız. Ya ne yapacağız. Hani var ya? Bir yanağına bir tokat, ondan sonra öbür yanağını çevir, ona da bir tokat. Bu adalet değil, yok böyle bir şey. Adaletin gereği neyse o olacak. Biz burada yorumumuzu tabii ki yapacağız. Ama dikleşmeden yapacağız, ama dik durarak yapacağız. Farkımız bu."
'Meclis, Cumhurbaşkanı'nı seçmesin' diyenlere 'sandık' dediklerini hatırlatan Başbakan Erdoğan, bu çevrelerin şimdi 'Cumhurbaşkanı'nı halk da seçmesin' dediğini kaydetti. 'Peki kim seçsin' diye soran Erdoğan, partililerden 'Baykal seçsin' cevabını aldı. Bunların hepsini milletin zaten söylediğini ifade eden Erdoğan, aynı cevabı Van, Sivas, Erzurum'da da aldığını bildirdi. Erdoğan, muhalefeti şu sözlerle eleştirdi:
"Demek ki bu siyasetçiler halkı mümeyyiz görmüyorlar, halkı kendi kararlarını verecek kadar reşit saymıyorlar. Madem halka güvenmiyorsunuz, halkın cumhurbaşkanı seçmesini de rejim meselesi olarak görüyorsunuz, peki halka gidip nasıl oy isteyeceksiniz? Bu aziz millet demokrasinin tecelli yeri olan Meclis'i terk edenleri Meclis dışına göndermesini çok iyi bilir. Bir doktorun görevi hastanede görevinin başına gitmektir, öğretmenin görevi okulda görevinin başına gitmektir. Parlamenterin görevi de bu parlamentoya gelip, burada ne söylemesi gerekiyorsa onu söylemesidir, elini kaldıracaksa kaldırmaktır. Onu kaldırmaktır. Bunlar buraya gelmedikleri gibi içeri girmek isteyenlerin iradesine de engel oluyorlar. Kapı kapalı giremezsin diyorlar. Bunları yaşadık bu arada. Komisyonlarda verilen önergeleri biliyorsunuz. Bunun adı bazı kendilerine göre boşlukları değerlendirmedir. Bu süreç bir kez daha açıkça şunu tespit etmiştir, halk adalet istiyor, kalkınma istiyor. İnşallah 22 Temmuz'da bu defa millet yeter söz milletindir demeyecek, işi daha da ileri götürüyor. Çünkü millet bu defa 'yeter karar milletindir' diyecek. O gün geldiğinde kimlerin mahcup olduğunu çok iyi göreceğiz."
|
Yorumlar |
|
hüseyin özcan
-
29.05.2007 18:24
|
|
bir memleketin başına gelebilecek en vizyonsuz cumhurbaşkanı ne yazık ki şimdi memleketimizin başında....tam bir masa memuru,yaptığı tek iş kanun onaylamak veya reddetmek ( genellikle reddetmek )bir de resmi bayramlarda Yüce ATATÜRK ün kabrine çelenk koymak...haa unutuyordum bir de kandilli kız lisesinde konuşma yapmıştı..
bir de cumhuriyet,demokrasi ATATÜRK çülük diye ortalıkta çığırtkanlık yyapan zevat a iyi bakın....göreceksiniz ki yıllardır bu memleketin sırtına kene gibi yapışmış statükocu memur takımı.yıllardır imtiyazlı yaşamaya alışmış,imtiyazları elinden gideceği korkusuna kapılınca da milleti de gaz a getirip cumhuriyet,demokrasi diyerek meydanlara çıkıyorlar..bunların derdi hiç biri değil..bunlar kendileri vatan ın sahibi milleti teba görenler...
öyle olmasa idi ordu yu göreve neden çağırsınlardı ki....demokrasilerde ordunu görevi belli değil mi....yoksa demokrasinin tarifi değişti de haberimiz mi yok
|
CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.
Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.
'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...
CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.
Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:
|