Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 3 Aralık 2008Güncelleme: 03.12.2008 23:14 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Çalışan Dünyası
Polis Emniyet Haberleri
Trafik Kazaları
Zorlu Grubu
Vestel
Yerel Seçimler
İzmir
Efes Pilsen Bira
Turizm
Öğretmenlerle İlgili Haberler
Add to Google
20 Temmuz 2007 Cuma 10:20 Politika

Hıncal Uluç, 'AKP'ye oy vermeyeceğim, CHP'ye de' diye yazmıştı... Oyunun rengi belli oldu: MHP

Hıncal Uluç, MHP'ye oy vereceğini açıkladı:

Hürriyet gazetesinden Ahmet Hakan, bu açıklamayı böyle yorumluyor:

Hıncal, MHP’ye ne güzel yakışmış

VE sonunda Hıncal Uluç da oy vereceği partiyi açıkladı.

Üstadımız, "Alparslan Amca"sının partisine, yani MHP’ye oy verecekmiş.

Belki bu tercih nedeniyle şaşırmış olabilirsiniz.

MHP gibi "tek tip ve hayli sıkıcı bir hayat tarzı"nın partisi ile Hıncal Uluç gibi "renkli dünyaların insanı" nasıl oluyor da buluşuyor falan diye düşünmüş olabilirsiniz.

Sakın böyle düşünmeyin!

Çünkü her ne kadar dışarıdan "müthiş renkli" gibi görünse de, Hıncal Uluç’un dünyası sanılanın aksine acayip sıkıcıdır.

İsterseniz sağlamasını yapalım.

Ve "Hıncal Uluç zihniyeti tek başına iktidara gelirse Türkiye ne hale gelir?" sorusuna yanıt arayalım.

İşte Hıncal Uluç zihniyetinin egemen olduğu Türkiye’nin hali pürmelali:

Ali Kocatepe dinlemek farz olacak. Modern Folk Üçlüsü dinlemek sünnet olacak. Hüsnü’nün ortağına "Büyük tenor" demek ise kesinlikte vacip olacak.

Günay derhal sit alanı ilan edilecek.

Herkes Mudo’dan giyecek. Moda zevkimizi Ertekin belirleyecek.

Ülkemizde bugüne kadar yapılmış en yaman kültür programı olan "Yaşamdan Dakikalar"ın, Türki cumhuriyetlerde ve yavru vatan Kıbrıs’ta gösterimi sağlanacak.

Ayşe Arman, Türkiye’ye ya dönecek, ya dönecek...

Antalya kesinlikle ayağa kaldırılacak.

Bütün kadınlar en az Ece Gürsel kadar kültürlü olacak.

Bedri Baykam’a devlet töreniyle "harika çocuk" unvanı verilecek.

Yozgat’a Ertekin’in Ortaköy’deki kafesinin bir şubesi açılacak.

Erkekçe ve Kadınca dergileri bir daha kapatılmamak üzere yeniden yayın piyasasına sokulacak.

Sıkıcı sanat filmleri yasaklanacak. Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan Hollywood’a staja gönderilecek.

Plakası yayınlanan trafik canavarlarından birkaçı Taksim Meydanı’nda sallandırılacak.

Öcal Uluç’un seçtiği kitaplar, Milli Eğitim Bakanlığı’nın tavsiye ettiği kitaplar kapsamına alınacak.

Herkes kimliğini boynuna takacak. TC kimlik numaralarını almayan gafiller sokağa çıkamayacak.

Sevgililer Günü’nün adı "Hıncal Uluç Bayramı" olarak değiştirilecek.

Nasıl? Bu hayli sıkıcı hayattan bizi ancak bir koalisyon kurtarmaz mı? Ne dersiniz?

HINCAL ULUÇ NEDEN CHP'YE OY VERMEYECEĞİNİ BÖYLE AÇIKLAMIŞTI:

Oyumu CHP'ye de vermem!..
22 Temmuz'da oyumu CHP'ye de vermeyeceğim.. İki sebepten.. Birincisi.. Deniz Baykal Hocam.. Kendi partisi içinde demokrasinin tüm yollarını tıkayan birisinin, ülkede demokratik mücadeleye çıkmasını anlamam mümkün değil.. Bu fikirde olanlar azınlıkta da değil üstelik.. "Baykal oldukça CHP'ye oy vermem" diyenlerin sayısı hayli fazla ve içlerinde yedi sülaleden CHP'li olanlar da var.
Baykal, liderlik heveslerinden vaz geçebilse, Atatürk'ün Cumhuriyeti kuran partisine demokrasiyi getirip, mesela onursal başkanlığa çekilme fazilet ve basiretini gösterebilseydi, CHP bugün seçime, 1 numaralı parti adayı olarak giderdi, ona inanıyorum. Ama Deniz Hocam kişisel ihtiraslarını aşamadı, fedakârlık yapma zamanının geldiğini anlayamadı. AKP'yi durdurma ve geriletme savaşında, parti içi birleşmeyi dahi sağlamadı. DSP'ye uzattığı elini, kendi partisini yüceltenlere uzatmadı. Hikmet Çetin, Celal Doğan gibi eski ustalar, Mustafa Sarıgül, Bedri Baykam gibi gençlere dönüp bakmadı bile.. Tüm muhalifleri, hatta muhalif olma ihtimali bulunanları tasfiye ederken, sadece kendisine biat edenleri yanına alıp yola çıktı.
Benim bu kafaya destek olmam mümkün değil..
İkincisi..
Dün 22 Temmuz'un, AKP'yi durdurma seçimleri olduğunu anlatmıştım. Bu amaca ulaşılması, Meclis'e üçüncü ve dördüncü partilerin girmesi ile mümkün olur. İki parti Meclis'e girerse, bugünkü tablo tekrar edilir. CHP azınlık, AKP tek başına çoğunluk olur. Hele bir de Cumhurbaşkanını seçecek çoğunluğa ulaşırlarsa nelere gidebileceğimizi düşünmek dahi istemiyorum.
Dengeli ve demokrat bir Meclis için, barajı en az üç partinin aşması şart. Seçim sistemi, barajı aşamayan partilerin oylarını ve sandığa gitmeyen seçmenleri, birinci partiye oy vermiş sayıyor adeta ve geçen seçimde olduğu gibi, seçmenlerin sadece yüzde 24'ünün oyunu alanlar, Meclis'te anayasayı bile değiştirecek güce ulaşabiliyorlar. Bunun adı da (Sevsinler) demokrasi oluyor, benim tarafsız ve bağımsız medyamda.
CHP barajı nasılsa aşacak. Benim oyuma ihtiyacı yok. Ötekilerin durumu kesin değil. AKP'yi durdurma oyununun baraja en yakın partilerden birine verilmesi akılcı taktik olacak.
O zaman hangisi?..
Ona da yarın bakacağız!..

OYUNU MHP'YE VERECEĞİNİ İSE DÜN BÖYLE YAZMIŞTI

Oyu, akıllı ve mantıklı kullanmak..
Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti, Atatürk Cumhuriyetinin devamı için, AKP'nin durdurulması, hatta geriletilmesi gerektiğine inanıyorum. Sandığa bu amaçla gideceğim. Gitmeye mecburum. Çünkü, gitmezsem, oy kullanmazsam, bu seçim sistemimiz sonucu, AKP'ye oy vermiş gibi olacağım..
Oyumu barajı aşabilecek partilerden birine vermek zorundayım.. Çünkü baraj altında kalan partilere verilen oylar, tıpkı sandığa gitmeyenlerinki gibi değerleniyor ve gene birinci partiye yazılıyor. Bu sistem sayesinde, 2002'de seçmenlerin sadece yüzde 24.5'undan oy alan AKP, Meclis'in yüzde 66'sını ele geçirip, 363 milletvekili çıkardı. Her istediğini yapacak bir sayıya ulaştı ve önce hükümeti, sonra, ülkenin önemli, resmi, sivil kurumlarını ele geçirmeye, yandaş, fikirdaşlarına teslim etmeye başladı.
En önemli kurumlar, Milli Eğitim düştü.. Emniyet düştü.. Spor kurumları, federasyonlar ele geçirildi. Kulüpler birer ikişer teslim olmaya başladılar. Dönemde zenginler daha zengin olduklarından, AKP'nin fena halde dümen suyuna girdiler. En kötüsü de medya teslim oldu. Böyle olunca, seçmenin beynini yıkamak kolaylaştı.
Bir seçim dönemi daha, nerelere gideceğimizi, 50 yıllık gazetecilik deneyimlerim gösteriyor.
Bu yüzden AKP durdurulmalı, diyorum.. Cumhurbaşkanlığını da ele geçirecek AKP'nin işi nerelere vardıracağını tahmin edebiliyorum.
Ahmet Necdet Sezer, geçen dönem aslında AKP'nin en büyük şansı, buhar kazanının sigortasıydı. Onun dahi farkına varamadılar. Şimdi bu makamı da ellerine geçirirlerse, neler olabileceğini görebiliyorum.
AKP durdurulmalı.
Bunun yolu Meclis'e en az üç, hatta dört partinin girmesi..
İkili Meclis bugünkü tabloyu tekrarlar..
Barajı zaten aşacak CHP'ye sadece bu yüzden bile oy vermem. Bir de Deniz Baykal faktörü olunca hiç vermem.. Dün yazdım.
Geriye baraj civarında üç parti kalıyor.. DP.. MHP.. Genç Parti..
Genç Parti parti değil.. Kadrosu yok.. İbrahim Tatlıses'i İstanbul'da liste başı yapan bir partiye oy vermem mümkün değil.. Kaldı ki.. Genç Parti'nin seçime girmesini en çok AKP istiyor. Geçen seçimden zaferle çıkmalarını 2002'de Cem Uzan sağladı. DYP ve MHP'nin baraj altında kalmasına sebep oldu. AKP bu yıl da ayni taktiği güdüyor. Genç Parti'nin barajı aşabileceğini düşünseler, Uzan'ı çoktan durdurmuşlardı. İzin verdiklerine göre, korkmuyorlar. "Barajı geçmez, ötekileri de geçirmez" diye düşünüyorlar.
Geriye kalıyor, DP ve MHP!..
Erkan Mumcu son dakika kazığını atmasa, DP, bu seçimden birinci bile çıkardı. Öyle bir sinerji yaratılmıştı. Ama her şey mükemmel giderken, Mumcu, geçen seçimde Kemal Derviş'in sola oynadığı oyunu, sağda sahneye koydu ve DP'yi daha kurulurken bitirdi.
Mumcu niye böyle davrandı, bilmiyorum. Parti liderleri içinde "Arkadaşım" diyebileceğim tek kişi o.. Evime gelir.. Birlikte ne keyif geceleri yaşadık geçen yaz.. Ama sormadım bile "Neden" diye.. Bir şeyler söyleyecek mutlak. Ben inanmayacağım. O zaman niye sorayım ki..
Ne var ki, söylenenleri o da duydu sanırım.
Bir fiskos.. Süleyman Demirel aramış "Mehmet Ağar'dan kop" demiş.. Hüsamettin Cindoruk'tan naklediliyor bu söylenti.
İkinci fiskos.. Amerika'dan Fethullah Gülen'den maddi, manevi büyük baskı gelmiş.. "Amerika ve ben, AKP'nin bir dönem daha kalmasını istiyoruz. Kenara çekil, sıranı bekle, gelecek seçimde seni destekleyeceğiz. Şu da sus payın.."
İkisi bir birinden tatsız fiskosların. Ama Mumcu öyle beklenmedik bir şey yaptı, pişmiş aşa soğuksuyu öyle öldürücü bir anda katıp AKP karşısında en güçlü olacak, hatta seçimden birinci çıkacak partiyi öylesine bitirdi ki, herkes öküzün altında buzağı avına çıktı, haklı olarak.
Şimdi artık DYP bile olmayan DP barajı aşabilir mi?.. Zor görünüyor..
Ayrıca Mehmet Ağar'ın söylemleri giderek AKP'ninkilere yaklaşıyor. Seçim sonrası AKP ortak aramak zorunda kalırsa hükümet için, DTP'li Bağımsızlar (!) kadar, Mehmet Ağar da yakın onlara..
O zaman geriye kalıyor MHP..
Babam bu partinin adayıyken ve Milli Bakiye Sistemi varken, yani ülke çapında verilmiş her oy Meclis'e yansırken bile, ben bu partiye oy vermedim..
Bugün, AKP'nin böylesi iktidara gelmesine sebep olan ve geçen seçimde partisine tam bir hezimet yaşatan Devlet Bahçeli'ye, hele o miting meydanlarındaki "İp" ayıbından sonra nasıl oy veririm peki?.
Vermek zorunda olduğum için..
AKP'yi durdurmanın yolu, benim için MHP'den geçiyor bu seçimde..
Seçim öncesi en demokrat davranan lider oldu, Bahçeli.. Muharrem Şemsekler, Tuğrul Türkeşler başta, tüm muhaliflerini en iyi yerlerden liste başı yaparak Deniz Baykal'a ders verecek kadar.
İstanbul'da, benim bölgemde de tepeye Gündüz Aktan'ı koydu. Gündüz sınıf, kantin ve spor salonu arkadaşım benim Mülkiye'den.. 4 yılımızda hemen her gün beraberdik, Gündüz, Ahmet (Kışlalı) ve ben.. Öylesi.. Çok iyi tanırım. Çok güvenirim. Yıllarca Büyükelçilik yaparak dünyayı tanıdı. Dışı da, içi de iyi bilir.. Radikal'deki yazılarının hemen hepsine imzamı atarım.
Öteki sınıf arkadaşlarım, Mustafa Özyürek (CHP) ve Burhan Özfatura (DP) kusura kalmasınlar.. Bu seçimlik Gündüzcüyüm..
Oyum MHP'ye, yani!.

İlgili Başlıklar:
Hıncal Uluç (42 haber)
22 Temmuz 2007 Seçimleri (394 haber)
MHP (273 haber)






Açıklamada, Cumhurbaşkanı Gül'ün, Deniz Feneri ve diğer kamu yararına çalışan derneklerin incelenmesi ve denetlenmesi için talimat verdiği şeklindeki haberler yalanlandı.

Aydın'ın Kuşadası Belediye Başkanı Fuat Akdoğan, AKP'den istifa etti.

AKP il binasında düzenlenen törende konuşan Alibeyoğlu, 'Çıraklık ve kalfalık dönemi bitti artık sıra ustalıkta' dedi.

Baykal'ın 'Alacağım kardeşim' diyerek 'tek partili dönem eleştirisi' yapması CHP'yi böldü. Arat, Baykal'ın sözlerinin partide 'Redd-i miras' olarak algılandığını söyledi.

AKP Adana Milletvekili Fırat, 'seçim bölgesinin belediye başkanı Aytaç Durak'ın temayül yoklamasına kabul etmemesini yadırgadığını' söyledi.

CHP'de, Hac şakasıyla halkın tepkisini çeken Önder Sav'ın bulunduğu Genel Sekreterlik makamının güçlü dönemi sona eriyor.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam