|
|
13 Ağustos 2007 Pazartesi 12:48
|
Politika
|
Baykal: 'Siyasetçiler Silahlı Kuvvetleri şamar oğlanı yapma çabasından uzak dursun'
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, CNN Türk'teki Ankara Kulisi programında Fikret Bila'nın Cumhurbaşkanlığı seçimi ile ilgili sorularını yanıtladı.
Kulislerde konuşulan Mecdi Gönül ve Murat Başesgioğlu isimleri ile ilgili de düşüncelerini açıklayan Baykal, "Ben hiç bir zaman isim telaffuz etmedik. Meclis başkanlığı seçiminde de isim telaffuz etmedik. Seçim sürecinde de bir isim konuşmadık" dedi. AKP Gül'de ısrar ederse 27 Nisan'ın rövanşını mı almaya çalışacak?
Baykal sözlerini şöyle sürdürdü: Demokrasinin bir kritik noktası ve herşeyin netleşeceği bir olay haline getiriliyor. Yerinde olsada olmasa da hak etse de etmese de bu ortamda bir ismin cumhurbaşkanı olması ile ilgili bir sistem işletiliyor. Türkiye'de Silahlı Kuvvetlerin haddini bildirilmesi gibi medyada kök salan bir fikir var. Silahlı Kuvvetlerin iktidarı ele geçirsek de ülkeyi biz yönetsek gibi bir düşüncesi yoktur. En azından ortada böyle bir kanaat yoktur. Türk Silahlı Kuvvetleri ülkenin meselelerine un duyarlı kurumdur. Laik ve üniter devlet konusunda Türkiye'de duyarlılık vardır. TSK suçlama hedefleri haline gelen bir kurum haline getiriliyor. Siyasetçiler Silahlı Kuvvetleri bir şamar oğlanı haline dönüşmesine karşı çıkmalıdır.
Cumhurbaşkanlığı seçimi bir krize dönüştürülmeden aşılmalıdır. Bu falan kişiyi yapacağız inatlaşmasıyla olmaz.
Başbakan hâlâ bir cumhurbaşkanı adayı telaffuz edememiştir. meydanlarda o kadar konuşuyordu. Desin bakalım desin de görelim adayını. Niye tereddütleri var. Niye tavşan adaylar çıkarıyor. Niye üç aday? Meclis Başkanlığı için niye üç aday çıkarılmadı? Bu tiyatro niye? Demin üzerinde durduğumuz argümanların ciddiyetinin başbakan'ın zihniyetinde yer ettiğinin belirtisidir bunlar. Gül diyemiyorsun. Bin dereden su getiriyorsun. Gül de.. Hiç kimseyi dinleme seçtir. Seçim kampanyasında Abdullah Gül Abdullah Gül deyip durdun. Şimdi bu noktaya getirdin. Yapacağını yap madem.
Tırmanan terörün Kuzey Irak'tan beslendiğini biliyoruz. Irak resmen "PKK terör örgütü değildir" dedi. Irak, PKK'yı resmen meşrulaştırıyor. Maliki geldi istediğimizi aldık mı? Hükümet terör konusunda gerekli tavrı sergileyememiştir. Sanki Türkiye'nin bir PKK sorunu yok gibi?
Adayın Cumhuriyet'in kuruluş felsefesine problemi olması uygun değildir
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, "Cumhurbaşkanını Meclis seçecektir, milletvekilleri seçecektir ama milletvekilleri seçerken sadece kendilerini, partilerini düşünemezler. Tüm Türkiye'yi düşünecekler, geçmişe değil geleceğe bakacaklar" dedi. Baykal, CNN Türk televizyonunda, gazeteci Fikret Bila'nın sorularını yanıtladı.
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül'in cumhurbaşkanı adaylığının sürmesi durumunda tutumlarının ne olacağının sorulması üzerine Baykal, bu konuya genel ve sürekli bir anlayışla yaklaştıklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı seçiminin, bir partinin iç işi gibi algılanamayacağını ifade eden Baykal, seçilecek kişinin tüm Türkiye'yi kucaklayacak bir isim olması gerektiğini ve CHP'nin konuya bu anlayış içinde yaklaştığını belirtti. Baykal, 23. Dönem parlamentosunun TBMM Başkanı'nı seçerken uzlaşmadan yana bir tavır izlediğini kaydederek, bu uzlaşma anlayışının cumhurbaşkanı seçimine da hakim olması gerektiğini kaydetti. Baykal, "Cumhurbaşkanını Meclis seçecektir, milletvekilleri seçecektir ama milletvekilleri seçerken sadece kendilerini, partilerini düşünemezler. Tüm Türkiye'yi düşünecekler, geçmişe değil geleceğe bakacaklar" dedi. Baykal, Abdullah Gül için "militan" kavramını kullandığının hatırlatılması ve "Neden Gül'e karşısınız?" sorusu üzerine, şunları kaydetti: "(Militan) sözünü sayın Gül'ü üzecek, ona saygısızlık anlamına gelecek bir deyim olarak kesinlikle düşünmedim. Bir ideolojik iç çemberin bilinçli bir üyesi. Yani malum tartışmalara girmek istemiyorum. Abdullah Bey'in öyle yazıları var ki o yazılar ancak çok ideolojik derin bir angajmanla yazılır. Bunlar öyle sıradan ayak üstü söylenmiş sözler de değil. Bir temel siyasi çizgiyi ortaya koyan bir şey ve Türkiye'nin tarihiyle hesaplaşmaya yönelik değerlendirmeler. Anayasa'nın özüyle hesaplaşmaya yönelik bir değerlendirme."
-"KILIK KIYAFET MEVZU DEĞİL"-
Gül hakkında, "Türkiye Cumhuriyeti'nin temel kuruluş felsefesini içine indirdiği konusunda güven vermeyen bir siyaset çizgisi ortaya koymuştur" değerlendirmesinde bulunan Baykal, "Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanının Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesiyle problemi olması uygun değildir" şeklinde konuştu. Baykal, Gül'ün, Türkiye Cumhuriyeti'nin, toplumun büyük çoğunluğu tarafından özümsenmiş genel çerçevesini hiç olmazsa hayatının uzunca bir dönemi boyunca kabul etmediğini ve şu anda da bu anlayıştan çıktığına yönelik bir işaretin olmadığını savundu. Deniz Baykal, Abdullah Gül'ün eşinin türbanlı olmasını cumhurbaşkanı olmasının önünde bir engel olarak görüp görmediğine yönelik soruya ise "Hayır. Benim bakış açımda kılık kıyafet, eşinin kılık kıyafeti mevzu değildir. "Kafasının içi konusunda güven veren herkes olabilir" yanıtını verdi.
Abdullah Gül'ün başbakanlık yaptığı, halen Dışişleri Bakanlığı görevini yürüttüğünün hatırlatılması ve "Neden cumhurbaşkanlığı yapamıyor?" sorusu üzerine de Baykal, cumhurbaşkanlığının sınırlı bir görev değil, tüm kurumların, devletin temel organlarının belirlenmesinde yetki kullanan bir makam olduğunu ifade etti.
Baykal, "Bir parti ideoloğunun, üstelik ideolojisi Türkiye'nin Cumhuriyet çizgisiyle problemliyse, Cumhuriyet çizgisini özümsemiş değilse, buna ciddi itirazları varsa, uluslararası mahkemelere bu kavgaları götürmüşse bu kimliği ortadaysa, böyle bir çizgiden geliyorsa, bu insana 'yargıyı da belirle üniversiteyi de belirle' demek, sen devletin bir fonksiyonunu, -önemli bir fonksiyonu olabilir bu- 'belli bir çerçeve içinde götür' demekten farklı bir şeydir bu. Başbakanın dahi Türkiye'de Anayasa Mahkemesi'ni belirleme yetkisi yoktur, yargıyı belirleme yetkisi yoktur. Bunlar çok hayati olaylar. Burada belirli bir zihniyetin bir süre devam etmesi 5 yıl 10 yıl devam etmesi Türkiye'yi 10-15 yıl sonra bambaşka tablolarla karşı karşıya bırakır."
-"ABDULLAH GÜL DIŞINDA BİR BAŞKA İSİM..."
Abdullah Gül'un cumhurbaşkanı seçilmesi halinde Türkiye'nin siyasi dengesinde değişmelerin ortaya çıkacağını savunan Baykal, "Bir süre sonra Anayasa Mahkemesi, Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu, bir süre sonra Türkiye'nin siyasi dengesi şu ankinden daha hızlı bir biçimde Türkiye'yi bir Orta Doğu, dini kimliği ağır basan, ulusal duyarlılıkları ihmal edilen, Kuzey Irak'ta PKK sorunu karşısında gereken duyarlılığı sergilemeyen bir siyaset çizgisinde dış güçlerin oyuncağı haline daha kolayca dönüşür. Bu süreç işlemektedir. Bu süreç daha da derinleşir" diye konuştu. Baykal, bir başka soru üzerine de, milli iradenin TBMM olduğunu vurgulayarak, Meclis'in demokratik kimliğini koruyarak Abdullah Gül'ün dışında bir başka isim belirleyebileceğini söyledi. Baykal, kendisinin cumhurbaşkanı seçimi sürecinin hiçbir aşamasında aday ismi telaffuz etmediğini de belirtti.
"AKP'nin, Gül'ün adaylığında ısrarcı olup 27 Nisan'ın rövanşını alacağı yönündeki görüşlere katılıyor musunuz?" sorusu üzerine Baykal, şunları söyledi: "Ben kimsenin niyeti hakkında bir şey söyleyemem ama cumhurbaşkanı seçim kampanyasını götüren yazılara, çevrelere bakınca görüyorum ki olay, sadece bir kişiyi belli bir cumhurbaşkanlığı noktasına getirme konusu olarak anlaşılmıyor. Onun ötesinde bir değer, bir hesaplaşma, demokratikleşmenin bir kritik dönüm noktası, her işin belirleneceği bir olay gibi algılanıyor ve bir anlamda da Türkiye'de uzlaşma talep eden anlayışın etkisizleştirilmesi, yenilmesi, ses çıkaramaz hale getirilmesi için fırsat olarak kullanılması, iyi bir cumhurbaşkanı olsa da olmasa da, hak etse de etmese de bu ortamda bunun mutlaka yapılması gerektiği kanaati sistemli bir şekilde işleniyor. Bu sağlıklı bir yaklaşım değildir. Türkiye'de askere yönelik, anayasal kurumlara yönelik, Yagıtaya, Anayasa Mahkemesine, üniversitelere yönelik anlayışların sağlıklı bir noktada olmadığı açıktır. Anayasa Mahkemesinde işe gelmeyen bir karar çıktığında 'gerekirse kapatırız" anlayışı ortaya çıkmıştır. Türkiye'de silahlı kuvvetlere haddinin bildirilmesi gerektiği noktasında giderek medyada kök salan bir yaklaşımın ortaya çıktığını görüyorum. Bu sağlıklı bir yaklaşım değildir. Türkiye'de siyasetçilerin de silahlı kuvvetleri bir şamar oğlanı, bir suçlama hedefi haline getirme çabalarından uzak durmaları lazımdır." Baykal, Türkiye'nin cumhurbaşkanı seçimini bir kriz konusu haline getirmeden atlatması gerektiğini belirterek, "Herkesin kafasına yatırdığı 'falan kişiyi yapacağız' inatlaşması dışında bir çözüme kavuşması, hiçbir şekilde Türkiye'de bir demokrasi zafiyeti olamaz" dedi.
Başbakan Erdoğan'ın, seçimlerin hemen ardından cumhurbaşkanı seçimi konusunda uzlaşmadan söz etmesine karşın henüz partisinin adayını açıklamadığına da dikkati çeken Baykal, "Bu tiyatro niye? Niye günlerdir bu konuda bir tereddüt var. 'Ortada problem yok, Gül' deyin bitirin ama diyemiyorsun, bin dereden su getiriyorsun" diye konuştu.
-MALİKİ'NİN ZİYARETİ-
Baykal, Irak Başbakanı Nuri El Maliki'nin Türkiye ziyareti ve terörle mücadele konusundaki soru üzerine de terörün Kuzey Irak'tan beslendiği görüşünü yineleyerek, Türkiye'nin daha etkin bir dış politika izlemesi gerektiğini kaydetti. Irak'ın, terör örgütü PKK'yı "terör örgütü olarak görmeyen bir anlayış içinde olduğunu" savunan Baykal, bu tavır karşısında hükümetin "vurdum duymaz ve duyarsız bir yaklaşım sergilediğini" öne sürdü.
|
Yorumlar |
|
hüseyin özcan
-
13.08.2007 17:04
|
|
Sn.BAYKAL ; bu memlekette yıllarca asker, siyasetçiyi şamar oğlanı yapmadı mı,hatta en son gece yarısı E-Bildirgesi bunun en taze örneği değil mi...kaldı ki siyaset hiç bir zaman ve şimdi de askerleri sizin dediğiniz bir duruma sokmadı,sokmaya da cesaret edemedi zaten..zira hemen silahın dipçiğini ensesinde hissetmedi mi...
siz nerede yaşıyosunuz yıllarca,bu memlekette değilmisiniz..Böylebir söylemi nasıl söylersiniz...size söyleyecek o kadar söz var ki aslında..ama sadece şunu söyleyeyim ; SİZE HAYRET EDİYORUM....
|
‘Almanya’daki Deniz Feneri yolsuzluğu iddianamesinde adının geçtiği’ haberlerine çok kızan Başbakan Erdoğan, Aydın Doğan’a yüklendi.
‘Ahlakım konusunda Başbakan sicil amirim değil’
AK Parti'nin, 2004 yerel seçimlerinde CHP'ye kaptırdığı İzmir Büyükşehir Belediyesi Bakanlığı için, Türk sinemasının yıldızı Hülya Koçyiğit'i düşündüğü dedikoduları gündeme bombo gibi düştü.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ermenistan ile bu akşam Dünya Kupası grup eleme maçı oynayacak A Milli Futbol Takımı kafilesini ziyaret etti.
ÖDP Genel Başkanı Ufuk Uras Türkiye’nin Ermenistan ile oynayacağı maçı izlemek üzere dün Erivan’a gitti.
|