|
|
23 Ekim 2007 Salı 08:54
|
Politika
|
Hakkı Devrim: Bahçeli'nin, okulun bahçesinde kavga kışkırtan haylazların muzır heyecanıyla 'Vur! Vur!' diye tezahürat yapmasını, ben yadırgıyorum
Hakkı Devrim, Radikal gazetesindeki köşesinde 'Aklıselimde buluşabilmek' adını verdiği yazısında yukarıdaki yargısını şöyle ifadelendiriyor:
Paylaştığımız bir duygu bu. Gencecik çocuklarımız öldürülüyor ve canımız yanıyor. Bireyler olarak benzer hallerde ölçüsüz tepkiler verebiliriz. Toplum olarak buna hakkımız yok. Devlet sorumluluğu taşıyanların, çok haklı olduğumuz durumlar da dahil bu duygulara karşı durmak gibi, hayli güç, ilave bir görevleri daha var.
Devlet Bahçeli'nin, okulun bahçesinde kavga kışkırtan haylazların muzır heyecanıyla «Vur! Vur!» diye tezahürat yapmasını, ben yadırgıyorum. Deniz Baykal'ın dün, iktidarı, harekete geçmekte çekingen davranıyor diye kınamaya çalışmakta nasıl zorlandığı, grup toplantısındaki tutukluğundan, cümle kurarken duraklamasından anlaşılıyordu.
Başbakan'ın, daha sonra Cumhurbaşkanı'nın, Genelkurmay'ın da katılımıyla yaptıkları toplantılarda, kısa ifadesiyle, Meclis'in verdiği yetkinin gerektiği an nasıl kullanılacağına dair çalışıldı. Dün hükûmetin gündemi de, sınır ötesi müdahale konusuydu. Bu son toplantıda gelinen nokta hakkında, Başbakan Yardımcısı ve Hükûmet Sözcüsü Cemil Çiçek açıklamada bulundu, gazetecilerin suallerini cevaplandırdı. Bu arada, size söyleyemeyeceğim şeyler de var demekten geri durmadı. Bence tavrı inandırıcı ve güven vericiydi. Daha sorumlu mevkide bulunmasına rağmen, muhalefet liderlerinden daha selim ve daha makul konuştuğunu teslim etmeliyiz.
Ana cümlelerinden biri şuydu: «Tedbirlerin niteliği ve zamanı konusunda tüm kurumlar mutabakat halindedir.» Yani ihtimallere ve alınacak tedbirlere, sivil-asker olarak farklı gözle bakmıyoruz, diyordu.
Altı çizilmesi gereken bir cümlesi de şuydu: «Tezkereyi dolapta dursun diye çıkarmadık.» Çıktı diye hemen harekete geçmeyeceklerini de ifade etmiş oluyordu.
*
PKK terörüyle Türkiye 1984'ten beri meşgul. Bu açıdan yazık ki, tecrübesiz bir ülke olduğumuzu söyleyemeyiz. Evlatlarımızın kanı ve canı bahasına edinilmiş pahalı bir tecrübedir.
İmparatorluk, kurtuluş savaşı, neredeyse sıfırdan başlayarak yeniden kuruluş tecrübelerinin sahibi olan bir milletin hükûmetidir karar mevkiindeki.
Siyasetçinin, hele hele devlet adamının makbulü, asıl tansiyonun yükseldiği zamanlarda aklın sesini her şeyden ve herkesten üstün kılabilendir.
Ben muhalefet olsam, şu günlerde karar toplantılarında yer alabilmenin yolunu arardım; iktidarın zaaflarını değil.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı’nın ilk günü Diyarbakır’daki vatandaşlarla bayramlaşacak. Gül, bayram namazını tarihi Ulu Camii’nde kılacak.
''Bu kadar darbe gördüm ama kendimi hiç böyle çaresiz hissetmedim, dediğim anlar oldu. Bunaldığımda demişimdir böyle şeyler. Çünkü çaresizlikle karşı karşıya olduğumuz kesin. O da insanı çok üzüyor
Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat ödülleri bugün veriliyor. Daha önce “Devleti affetmeyeceğim” diyen Yaşar Kemal, ‘barışa katkı için’ Köşk’te olacak.
Açıklamada, Cumhurbaşkanı Gül'ün, Deniz Feneri ve diğer kamu yararına çalışan derneklerin incelenmesi ve denetlenmesi için talimat verdiği şeklindeki haberler yalanlandı.
Aydın'ın Kuşadası Belediye Başkanı Fuat Akdoğan, AKP'den istifa etti.
AKP il binasında düzenlenen törende konuşan Alibeyoğlu, 'Çıraklık ve kalfalık dönemi bitti artık sıra ustalıkta' dedi.
|