|
|
15 Kasım 2007 Perşembe 10:20
|
Politika
|
ARALARI PEK İYİ DEĞİL MİŞ... Deniliyor ki Başbakan ile Cumhurbaşkanı’nın arası son zamanlarda pek iyi değil
Özetle aralarında bir ego çatışması yaşanıyor gibi bir görüntü var.
Akşam gazetesinin yayın yönetmeni Serdar Turgut, bugün bu iddiaları yazdı:
Gerçi ikisi de iddialı olan yüksek egolu insan arasında bu tür gerginliklerin zaman zaman olması şaşırtıcı değil
Ankara’da ve İstanbul iş çevrelerinde bizi son derece rahatsız eden bir konu konuşuluyor. Bu bir söylentiden ibaret ama söylentinin aktörleri Cumhurbaşkanı ve Başbakan olunca söylenti de olsa insan acaba doğruluk payı olabilir mi diye endişe ediyor.
Deniliyor ki Başbakan ile Cumhurbaşkanı’nın arası son zamanlarda pek iyi değil. Özetle aralarında bir ego çatışması yaşanıyor gibi bir görüntü var. Gerçi ikisi de iddialı olan yüksek egolu insan arasında bu tür gerginliklerin zaman zaman olması şaşırtıcı değil. Ancak Başbakan ile Cumhurbaşkanı arasındaki ego çatışmasının devlet işlerine yansıması hoş olmayabileceğinden endişemizi şimdiden belirtelim istedik ve inşallah söylentilerde doğruluk payı yoktur bunu da açıkça belirtmeliyiz.
Ancak ‘ateş olmayan yerden duman çıkmaz’ lafını doğrularcasına Başbakan ve Cumhurbaşkanı’nın arasındaki ego çatışmasının devlet işlerine yansıması çoktan yaşandı bile. Ankara’da konuşulan Cumhurbaşkanı’nın özellikle dış politikada aktif bir rol üstlenmesinin ve Dışişleri Bakanı Babacan’ın Bakanlar Kurulu’ndaki Cumhurbaşkanı’na en yakın iki isimden bir tanesi olmasının (diğeri de İçişleri Bakanı Beşir Atalay) dış gelişmelerin bu kadar önem kazandığı bir dönemde Başbakan’ın pek hoşuna gitmediğidir. Devlet zirvesindeki bu gerginlik protokol gibi nitelendirilebilecek rutinlere de yansıyor. Örneğin dün SABAH Gazetesi’nde ilginç bir haber vardı: Habere göre Cumhurbaşkanı ‘Kral Abdullah’ı uğurlamak ve iki ülke arasındaki anlaşmaya imza koymak için Swissotel’e giderken Başbakan’ın orada olacağını bilmiyordum’ diyor. Böyle bir şey olabilir mi? Türkiye’nin Başbakanı ve Cumhurbaşkanı yabancı bir konukla ilgilenmek için davranıyorlar ve birbirlerinden habersizler. Devletin bu tür konularda kuralları vardır ve bunlar hep işler. Eğer bir teknik aksama oluyorsa işleyişte bir sorun var demektir. Yine Başbakan ve Gül arasındaki ilişkilere Hürriyet Gazetesi’ndeki köşesinde değinen Yalçın Doğan ‘Başkent’te mutsuz bir Başbakan’ başlıklı yazısında Ankara’daki bütün gazete temsilcilerinin önünde cereyan eden bir olayı aktarıyor: Peres ve Abbas öğle yemeğindeler, Cumhurbaşkanı orada. Başbakan’ın katılması bekleniyor ancak o gelmiyor. Bu da tabii Ankara’daki söylentileri hayli yoğunlaştırıyor.
Dediğimiz gibi bu söylentileri taraflardan bir tanesi doğrulamadı. Doğrulaması da beklenmiyor, ancak gözle görülen bir gerginlik var aralarında hatta bazıları bu gerginliğin eşler düzeyinde de yaşanmakta olduğunu söylüyorlar.
Bizler için insana ait olan hiçbir şey yabancı değildir ve daha önce söylediğimiz gibi ego çatışmaları bir dereceye kadar normal ve sağlıklıdır da. Ancak ülkemiz çok kritik bir dönemden geçiyor ve devlet yönetiminde hiçbir koordinasyonsuzluğa tahammülümüz yok. Özellikle bu dönemde birtakım çekişmelerin eğer mümkünse bir kenara acilen bırakılması gerekmektedir.
Serdar TURGUT
|
Yorumlar |
|
cevat GEREN
-
15.11.2007 16:57
|
|
doğruları mişlerle ifade edersek karşımızdakilere haksızlık etmezmiyiz
|
Açıklamada, Cumhurbaşkanı Gül'ün, Deniz Feneri ve diğer kamu yararına çalışan derneklerin incelenmesi ve denetlenmesi için talimat verdiği şeklindeki haberler yalanlandı.
Aydın'ın Kuşadası Belediye Başkanı Fuat Akdoğan, AKP'den istifa etti.
AKP il binasında düzenlenen törende konuşan Alibeyoğlu, 'Çıraklık ve kalfalık dönemi bitti artık sıra ustalıkta' dedi.
Baykal'ın 'Alacağım kardeşim' diyerek 'tek partili dönem eleştirisi' yapması CHP'yi böldü. Arat, Baykal'ın sözlerinin partide 'Redd-i miras' olarak algılandığını söyledi.
AKP Adana Milletvekili Fırat, 'seçim bölgesinin belediye başkanı Aytaç Durak'ın temayül yoklamasına kabul etmemesini yadırgadığını' söyledi.
CHP'de, Hac şakasıyla halkın tepkisini çeken Önder Sav'ın bulunduğu Genel Sekreterlik makamının güçlü dönemi sona eriyor.
|