türk net en son haber 11 Ekim 2008Güncelleme: 11.10.2008 10:58 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Sarkozy
Fransa
Irak Türkiye İlişkileri
Kuzey Irak
Aktütün - Sınır Karakolu
Muzaffer Eryılmaz
OYAK
Somali
Afrika
Avusturya
Add to Google

22 Ocak 2008 Salı 15:04 Politika

Tayyip Erdoğan: Atatürk'ün kurucusu olduğu İş Bankası İstanbul'a taşınsın kararının altına SEN İMZA ATMADIN MI CHP?

Atatürk'ün bizzat Ankara'da kurduğu Türkiye İş Bankası, sessiz sedasız bir şekilde İstanbul'daki yerini alıyor. Hatta dönemin CHP Genel Başkanı Sayın Altan Öymen de görkemli açılış töreninde yer alıyor.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu ülkede kimse ama kimse demokrasiyi, hukuku sadece kendine hak olarak görmesin, kimse demokrasiyi başkalarından esirgeme yoluna gitmesin, kimse kendisini milli iradenin üzerinde görmesin'' dedi.

Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin büyümesi, kalkınması, refah ve huzurun bütün vatandaşları kuşatması için yılların biriktirdiği sorunları çözüme kavuşturmanın çabası içinde olduklarını söyledi.

AK Parti hükümeti olarak bütün gayretlerinin Türkiye'yi, Atatürk'ün gösterdiği muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkarmak, ülkeyi adaletle, kalkınmayla, demokratikleşmeyle dünyanın yıldız ülkelerinden biri haline getirmek olduğunu anlatan Erdoğan, şöyle konuştu:

''Beş yıllık iktidar dönemimizdeki icraatlarımız, bu hedefe ulaşmak için nasıl bir performans ortaya koyduğumuzu göstermiştir. Önümüzdeki dönemde de tüm amacımız, ülkemizi kalkındırmak, milletimizin refah seviyesini yükseltmek, demokratik sistemimizi geliştirmek, Cumhuriyetimizin temel değerlerini güçlendirmektir. Türkiye'nin gelişiminin temel şartı kronik hale gelen sorunları bir bir çözerek toplumumuzu rahatlatmak, devlet millet kaynaşmasını geliştirmektir.

Sorunlarımızı çözümsüzlüğe mahkûm etme lüksümüz de enerjimizi anlamsız gerilimlerle heba etme lüksümüz de yoktur. Demokrasimiz, hukuk devleti anlayışımız her türlü sorunu tartışacak, değerlendirecek, çözüme kavuşturacak olgunluğa ulaşmıştır. Toplumu huzursuz eden her ne sorun varsa demokrasi içinde özgürce, hukuka uygun olarak, gerilimlere yol açmadan tartışılmak, müzakere edilmek zorundadır. Siyasetin temel görevi toplumun talep ve beklentilerine cevap vermektir. Halkın sorunlarına bigane kalarak, milletin sıkıntılarını göz ardı
ederek ne toplumsal barışı koruyabiliriz, ne de demokratik bir sisteme sahip olduğumuzla övünebiliriz. Biz bu yola, 'Türkiye'nin hiçbir meselesi çözümsüz değildir' diye girdik. 22 Temmuzda milletimiz hem geçen dönemdeki politikalarımıza güvenoyu vermiştir, hem de önümüzdeki dönemdeki talep ve beklentilerine cevap vermemizi istemiştir.''

''BAZI SORUNLAR TEDAVÜLDEN KALKARSA...''

Bütün sorunların üstesinden gelebilecek yürek zenginliğinin de her türlü sorunu çözebilecek kapasiteye sahip bir devlet yapısının da var olduğuna dikkati çeken Erdoğan, ''Üzülerek söylüyorum: Bazı sorunlar sorun olmaktan çıkarsa, tedavülden kalkarsa bazı çevreler adeta işsiz kalacaklarını, tedavülden çıkacaklarını düşünüyorlar'' diye konuştu. Erdoğan, bu yüzden sık sık ''hiç kimse şu sorunu çözemez'' diyen açıklamaların kamuoyunun gündemine geldiğini belirterek, şöyle devam etti:

''Bazıları 70 milyon vatandaşımızı aynı anda düşünmemizi algılamakta güçlük çekiyorlar. Bazıları, milli iradeye dayanarak, milletin sorunlarını siyasetin konusu yapmamızdan rahatsız oluyorlar. Oysa Türkiye olgunlaştıkça, demokrasi çıtasını yükselttikçe, ekmeğini, aşını, itibarını büyüttükçe, hak ve hakkaniyet duygusunu egemen kıldıkça sorunlar kendiliğinden tedavülden kalkıyor. Bizim tek amacımız, demokrasimizin çıtasını yükselterek halkımızı huzur,
güven ve adalete kavuşturmaktır. Bu anlamda halkımızın vicdanı en büyük rehberimizdir, milli irade en büyük dayanağımızdır.İstiyoruz ki bu ülkenin hiçbir vatandaşı devleti ile kendi arasında bir mesafe görmesin, devletine aidiyeti zedelenmesin. Biz tartışmaktan yorgun düşmüş bir Türkiye değil, üretime odaklanan, üretim araçlarını en verimli şekilde kullanan, ülkenin imkanlarını,
kaynaklarını ilerleme, gelişme, kalkınma yolunda harcayan bir Türkiye arzusundayız. Eğitimde, sağlıkta, güvenlikte, ekonomide, dış politikadaki bütün
çabalarımız bunun içindir.''


MİLLİ İRADE

Erdoğan, adaletin samimiyet istediğini, merhametin bütün önyargıları yenmeyi gerektirdiğini iyi bildiklerini ifade ederek, ''Diyoruz ki bu ülkede kimse ama kimse demokrasiyi, hukuku sadece kendine hak olarak görmesin, kimse demokrasiyi başkalarından esirgeme yoluna gitmesin, kimse kendisini milli iradenin üzerinde görmesin. Bu büyük ülke hepimize yeter'' dedi.

Türkiye'nin nüfusunun 70 milyon 586 bin olarak belirlendiğini, yurt dışındakilerle 74 milyon vatandaş bulunduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:

''Bu nüfusun yarısı 28 yaşın altında. Bakınız, bu genç nüfusun tamamı aynı meseleleri, aynı temaları aynı argümanlarla tartıştığımız bir ortamda büyüdü. Dünyayı algılamaya ilişkin çoğu tartışma konularımız, Berlin Duvarından önceden kalma... İçeriye dönük çoğu tartışma konularımız, 12 Eylülden kalma... Oysa bugünkü nüfusumuzun yarısı 12 Eylülü görmedi.

Öyleyse hangi tartışma konusunda bir arpa boyu yol aldığımıza dikkatle bakalım. Diyoruz ki artık bazı tartışma konularını tedavülden kaldıralım da bu toplum, bu millet, bu genç nüfus daha fazla yorulmadan üretime odaklansın. Türkiye Cumhuriyeti, 'muasır medeniyet' çıtasını aşmak için vatandaşlarının arasında ayrım yapmayan, halkını bir bütün olarak kucaklayan bir Cumhuriyettir.

Kimse aksini ispat gayretine girmesin. Bütün adımlarımız dünya tarafından izleniyor, hiç de hak etmediğimiz bir fotoğraf veriliyor dünyaya. Vatandaşlık haklarını birbirinden esirgeyen, demokrasisine güvenmeyen bir Türkiye, uluslararası rekabetin alabildiğine kızıştığı bu büyük yarışta mesafe alamaz.''

MERKEZ BANKASI

Erdoğan, Merkez Bankası'nın Ankara'dan İstanbul'a taşınması konusundaki eleştirilere de, "Öyle bir hava yaratılıyor ki; sanırsınız İstanbul Misak-ı Milli sınırları içinde değil" yanıtını verdi.

CHP'nin konuyu bir rejim tartışmasına dönüştürdüğünü söyleyen Erdoğan, "Türkiye Cumhuriyeti rejimi, bir tuğlanın taşınması kadar basitse, düşünmek lazım. Ama çok güçlü" diye konuştu.

Merkez Bankası'nın İstanbul'da olmasının kurumun bağımsızlığını pekiştireceğini belirten Erdoğan, Almanya, Avustralya gibi bazı ülkelerde merkez bankalarının başkentlerde değil, finans merkezi niteliğindeki şehirlerde olduğunu vurguladı.

Erdoğan, "Kamu bankaları da idare merkezlerini İstanbul'a taşıyacaktır. Merkez Bankası'nın taşınmasının uygun olacağını düşündük. Bankaların idare merkezleri İstanbul'da, borsa orada, finans sektöründe faaliyet gösteren uluslararası şirketler orada, bütün bunların uluslararası camiadaki temsilcileri de orada. Merkez Bankası ve kamu bankalarının, SPK ve BDDK'nın orada faaliyet göstermesinden tabi ne olabilir" dedi.

EKONOMİK DALGALANMA

Son günlerde ''ABD kaynaklı ve gittikçe küreselleşen bir ekonomik dalgalanma'' yaşandığına işaret eden Erdoğan, konuyla ilgili şunları söyledi:

''Şundan tüm kesimlerin emin olmasını istiyorum; Türkiye ekonomisi, daha öncekilerde olduğu gibi bu dalgalanmadan da en az etkiyle çıkmayı başaracaktır. Ekonominin yapısı bu tür şokları kaldırabilecek güçte olduğu gibi, gerektiği zaman, gereken şartlarda da ilgili kurumlarımız önlemlerini alarak uygulamaya koyacaktır. Türkiye ekonomisinin yaşadığı bu köklü ekonomik dönüşüm, İstanbul'un da tıpkı Frankfurt, Londra, New York gibi bir finans merkezi olması yolunda önemli mesafe kaydetmesini sağlamıştır. Bugün özellikle bankacılık sektöründe İstanbul, Avrupa'nın önemli kentleri arasında yerini almaya başlamış durumdadır.''

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, İş Bankası Yönetim Kurulunun, 25 Şubat 1999'da, idare merkezinin İstanbul olması yönünde aldığı kararın altında , dönemin yönetim kurulu üyeleri, CHP milletvekilleri Enis Tütüncü ve Mustafa Özyürek ile Mustafa Timisi'nin imzalarının bulunduğunu söyledi.

Erdoğan, ''Benim Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı farklı yaklaşımımın olduğunu söyleyen Sayın Baykal, o zaman, buradan hareketle böyle düşünüyorsan seni nereye koyacağız? Benim Ankara'ya olan muhabbetimi, sende ölçecek bir mikyas var mı acaba?'' dedi. Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, genel merkezi Ankara'da olan özel bankaların İstanbul'a taşındıklarını söyledi.

Kamu bankalarının da gelecek dönemde idare merkezlerini İstanbul'a taşıyacaklarını belirten Erdoğan, ''Şimdi biz, bu değişimi, finansal dönüşümü görerek, Merkez Bankasının da İstanbul'a taşınmasının uygun olacağını düşündük ve bununla ilgili çalışmalarımızı başlattık. Bankaların idare merkezleri İstanbul'da, borsa orada, finans sektöründe faaliyet gösteren uluslararası ve ulusal şirketler orada... Bütün bunların uluslararası camiadaki temsilcileri de orada. Merkez Bankasının, kamu bankalarının, SPK ve BDDK'nın da orada faaliyet göstermesinden daha tabii ne olabilir?'' diye sordu.

DÜNYADAN ÖRNEKLER VERDİ

Bunun dünyada da örnekleri olduğunu ifade eden Erdoğan, şunları söyledi:

''Bakınız Almanya. Başkenti daha önce Bonn, şimdi Berlin, ama Merkez Bankası Frankfurtta. Neden? Çünkü finansal merkez Frankfurt. Avustralya'nın Başkenti Canberra, Merkez Bankası Sidney'de. Çünkü finansal merkez Sidney. Merkez Bankamızın da İstanbul'a taşınması, burada faaliyet göstermesi, operasyonları açısından, alacağı kararlar açısından, özellikle de bunun altını çizerek ifade etmek istiyorum; kararlarının etkinliği açısından son derece yerinde bir karardır, yerinde bir tercihtir. Şu anda ABD... Merkez Bankası dışında, tüm finans (kuruluşları) New York'tadır.Şimdi biz bunu açıkladık. Belli kesimlerden o bildik itirazlar ayyuka çıktı. Niye? Çünkü bunların fıtratının gereği. AK Parti ne yaparsa yapsın, hiç bir tanesinden bugüne kadar iyi bir söz duydunuz mu? Böyle bir şey bekler misiniz? Bunun kararını kim verecek? Halkım verecek, halkım. Çünkü biz, ülkemiz, halkımız ne kazanacak? Bunun hesabıyla yatıyoruz, kalkıyoruz. Ama bu muhalefetin böyle bir derdi, hesabı yok ki.

Ankara'nın içi boşaltılıyormuş. Hayırdır ya, ne boşaltılıyormuş? Yani şu manzaranın, merkezinin oraya gitmesi, burada şubelerin kalması neyi değiştiriyor? Bizim önemli olan bir vizyon ortaya koymamız. Nedir o? 'Bu ülkenin siyasi, idari merkezi Ankara'dır, ama ticari merkezi de İstanbul'dur' diye dünyaya bir vizyon koyalım istiyoruz, yaptığımız budur. Bunu bir yerlere çekmek, çok ciddi bir yanlıştır, çok çirkindir. Ama bunların her zamanki meslekleridir.Başkent, tuğla tuğla İstanbul'a taşınıyormuş. Yanlarına da bazı figüranlar bulmuşlar, o figüranlarla beraber bu oyunu oynamaya devam ediyorlar. Bunu alıyorlar nereye getiriyorlar?... Rejim elden gidiyormuş. Böyle saçma sapan bir şey olur mu? Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin rejimi, bir tuğlanın taşınması kadar basitse, valla bunun üzerinde iyi düşünmek lazım. Ama değil, çok güçlü. Ülkemizde öyle bir hava meydana getiriyorlar ki sanırsınız, İstanbul Misak-ı Milli sınırları içinde değil. Böyle muhalefet anlayışı olur mu? Anlayan da anlamayan da işi olan da olmayan da ilgilisi de ilgisizi de mikrofonların, kameraların önüne geçiyor, akla hayale gelmez açıklamalar yapıyor. Dikkat edin, hiç biri, Merkez Bankasının faaliyetlerine, faaliyet alanlarına ilişkin tek bir söz söylemiyor. Sorun bakın, Merkez Bankası neyle meşgul? Bunu da bilmezler.''


Merkez Bankasının İstanbul'da olmasının finansal açıdan getirisinden, götürüsünden bahseden olmadığını ifade eden Erdoğan, ''O temcit pilavı gibi, ısıtıp ısıtıp kullandıkları kelimeler var, onları ısıtıp ısıtıp gündeme sürüyorlar'' dedi.

İŞ BANKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜNÜN İSTANBUL'A TAŞINMASI

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Şimdi şuraya bir kez daha dikkatlerinizi çekiyorum: Tarih 25 Şubat 1999. Atatürk'ün kurduğu, idare merkezini Ankara olarak belirlediği, yüzde 28.1 hissesini de CHP'ye bağışladığı Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu bir karar alıyor. Yapılacak Genel Kurulda, bankanın idare merkezinin İstanbul olması yönünde bir değişiklik yapılması kararı... 29 Martta genel kurul yapılıyor, bu değişiklik gerçekleşiyor ve 27 Ağustos 2000 yılında da banka İstanbul'a taşınıp resmen burada faaliyetlerine başlıyor.

Bu kararın altında kimlerin mi imzası var? 3 ismi sizlere açıklıyorum: Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu üyeleri Sayın Enis Tütüncü, Sayın Mustafa Özyürek ve bir de yanılmıyorsam Mustafa Timisi. Atatürk'ün bizzat Ankara'da kurduğu Türkiye İş Bankası, sessiz sedasız bir şekilde İstanbul'daki yerini alıyor. Hatta dönemin CHP Genel Başkanı Sayın Altan Öymen de görkemli açılış töreninde yer alıyor. Yanlış bir karar mı? Elbette hayır. Bu taşınma kararından dolayı İş Bankasının ne kadar isabetli bir tercih yaptığı bugün ortadadır. Ancak o gün, bu taşınma kararına imza atan CHP'nin, bugün Merkez Bankasının taşınmasını bir rejim meselesine dönüştürme çabası son derece yanlıştır. Benim için Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e karşı farklı yaklaşımımın olduğunu söyleyen sayın Baykal, o zaman, buradan hareketle böyle düşünüyorsan seni nereye koyacağız? Benim Ankara'ya olan muhabbetimi, sende ölçecek bir mikyas var mı acaba? Bunlar çelişkidir, samimiyetten uzak yaklaşımlardır.İş Bankasının yüzde 28.1 hissesine sahip olacaksın, bankanın yönetim kurulunda 4 tane temsilci bulunduracaksın. Senin bu temsilcilerin karara imza atacaklar. Bütün bu süreçte sesini çıkarmayacaksın, şimdi kalkıp Merkez Bankasının taşınmasına itiraz edeceksin... Lütfen biraz samimiyet. Enis Tütüncü, Mustafa Özyürek, Cevdet Selvi, Bülent Tanla, Kemal Kılıçdaroğlu, Ali Topuz.

Hepsi bu yönetim kurulundan geçtiler, oralarda bulundular. CHP kontenjanından İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliği yapanlardan yalnızca bir kaçı bunlar. O dönemde ya da sonrasında, hangisi bu taşınmaya karşı çıkmış? Hani, başkentin içi boşaltılıyordu? Hani, Başkent tuğla tuğla İstanbul'a taşınıyordu? Hani, rejim tehlike altına giriyordu? Lütfen biraz tutarlılık. AK Parti bir şey yaptığı zaman, bu kadar önyargı olmaz.''

İlgili Başlıklar:
Tayyip Erdoğanın Sözleri (399 haber)
Merkez Bankası (99 haber)
Tayyip Erdoğan Deniz Baykal Polemikleri (138 haber)
Polemik (176 haber)
Tayyip Erdoğanın Grup Konuşmaları (61 haber)






VE ELEŞTİRİLERDEN ESKİ GENELKURMAY BAŞKANI YAŞAR BÜYÜKANIT DA NASİBİNİ ALDI

MHP, GÖREVDEKİ BİR GENELKURMAY BAŞKANI TARAFINDAN İLK KEZ ZİYARET EDİLİYOR

ANKARA 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz’a ait olduğu öne sürülen ses kayıtlarının “kaydın gerçekliği tespit edilmeden” yayınlayan Kanal 7 televizyonunu kusurlu buldu.

Manisa'da halka hitap eden CHP Genel Başkanı Baykal, şikayet ettikleri halde yine de AKP'ye oy verildiği imasında bulunarak böyle dedi...

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırıldı. Dişli'ye anjiyo yapıldığı öğrenildi.

CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat'ın peşini bırakmıyor... İŞTE KILIÇDAROĞLU'NUN SON AÇIKLAMASI:

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam