|
|
29 Ocak 2008 Salı 00:15
|
Politika
|
AKP ve MHP, anayasa ile YÖK yasasında yapılacak değişikliklerle, ‘başörtüsü’nün çene altından bağlanmasını kararlaştırdı
Ancak değişiklikler, türbanı ilk ve orta öğretimde de serbest bırakabileceği yorumlarına yol açtı
AKP ve MHP, TBMM’de 5 saat süren toplantıda, tarihi bir karar alarak, üniversitelerde türban serbestisi sağlayacak anayasal ve yasal çerçeveyi belirledi. Anayasanın 42. maddesinde yapılacak değişiklikte, yükseköğretim ifadesine yer verilmeksizin “Kimse, kanunda açıkça yazılı olmayan hiçbir sebeple eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” hükmüne yer verildi. Anayasa’daki ucu açık bu ifade, ileride lise ve ilköğretim düzeyinde de türbanın önünü açacak madde yorumlarına yol açtı.
Anayasal tanımın ayrıntılarının ise YÖK Yasası’nda düzenlenmesi kararlaştırıldı. YÖK Yasası’nın Ek 17. maddesinin değiştirilerek, “Hiç kimse başının örtülü olması sebebiyle yükseköğrenim hakkından yoksun bırakılamaz” hükmünün getirilmesi konusunda uzlaşan iki parti sınırı da çizdi. Buna göre, “kişinin yüzünün açık ve kimliğinin tanınmasına imkan verecek ve çene altından bağlanması” esas olacak.
AKP ve MHP’liler, dün MHP lideri Devlet Bahçeli’nin makamında toplanarak, türban yasağını kaldırma konusunda tam bir mutabakata vardı. Toplantı sonrasında iki parti yazılı açıklama yapmayı tercih etti. Açıklamada, türban yerine “başörtüsü” ifadesine yer verilerek, “Bu görüşmede, Anayasanın 10. ve 42. maddeleri ile Yükseköğretim Kanunu’nun ek 17. maddesinde değişikliklerin yapılması konusunda mutabakata varılmıştır” denildi.
MHP’liler görüşmelerde, değişikliğin, türbanı değil, çene altından bağlanma usulüne dayanan başörtüsünü kastettiğini söyledi. AKP’liler ise, tarifin çarşafa karşı önlem olduğunu, türban ve başörtüsü arasında fark olmadığını ileri sürdüler. Değişiklik tekliflerinin bugün TBMM’ye sunulması bekleniyor.
DÜZENLEME NE GETİRİYOR?
10. MADDE: Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde ve her türlü kamu hizmetlerinden yararlanılmasında kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır.
42. MADDE: Kimse, kanunda yazılı olmayan hiçbir sebeple eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Öğrenim hakkının kapsamı ve kullanılmasının sınırları kanunla tespit edilir ve düzenlenir.
YÖK KANUNU EK MADDE 17: Kanunlara aykırı olmamak kaydı ile yüksek öğretim kurumlarında kılık-kıyafet serbesttir. Kimse başının örtülü olması sebebiyle yüksek öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz ve bu yönde uygulama ve düzenleme yapılamaz. Ancak başın örtülmesi kişinin yüzü açık ve kimliğinin tanınmasına imkan verecek ve çene altından bağlanacak şekilde olması gerekir.
Sınırlayan yasa olmazsa önü serbest olacaktır
Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk, Anayasa’nın 42. maddesinde yapılan düzenlemenin, aksine bir yasa olmadığı sürece anaokulundan yükseköğretime kadar türbanın serbest olacağı anlamına geldiğini söyledi. Türk şöyle konuştu: “42. maddede eğitim hakkının kullanılmasının kapsam ve sınırlarının yasayla düzenleneceği belirtiliyor. Eğer böyle bir kanun yapılmazsa, öğrenim kurumlarının her kademesinde hiçbir öğrenciye ‘türbanla gelemezsiniz’ deme hakkı olamayacaktır. Bunun önüne geçmenin tek yolu yeni bir kanun hazırlanması ve bu kanunda başörtüsüyle eğitim hakkının sadece yüksek öğretim kurumları ile sınırlı olduğunun belirtilmesi gerekir.”
İşte Ankara'da yaşanananlar
17.00: AKP ve MHP kurmayları Meclis’te MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin makam odasında toplandı.
18.55: AKP’li Grup Başkanvekili Sadullah Ergin, toplantıdan çıkarak Başbakanlık’a gitti.
18.57: MHP Genel Sekreteri Cihan Paçacı toplantıdan ayrıldı. Paçacı, “Genel Başkan’a bilgi vermeye gidiyorum” dedi. “Metinde anlaştınız mı?” sorusuna Paçacı, “Aşağı yukarı anlaştık” yanıtını verdi.
19.30: Sadullah Ergin, Başbakan Erdoğan’a bilgi verdikten sonra Meclis’e döndü. “42. madde çıktı mı?” sorusuna tepki göstererek, “Bu haberler yalan, uydurma, balon. Sonra mahçup olursunuz” dedi.
19.38: Başbakan Yardımcısı Çiçek, toplantıdan çıkıp Ergin’in odasına geçti. Çiçek “42’den vazgeçtiniz mi?” soruna “Kahve falı açalım isterseniz” yanıtı verdi.
19.42: Çiçek ve Ergin, AKP Grubu’ndan ayrılırken gazetecilerin takip etmemesi için asansör yerine merdivenleri kullandı. İkili birlikte Başbakanlık’a geçti.
20.15: Paçacı, MHP Başkanlık Divanı’-na bilgi verip Meclis’e geldi “Büyük ihtimalle bu akşam sonuçlandıracağız” dedi.
20.20: MHP’li Deniz Bölükbaşı, toplantıdan ayrıldı. Dönüşte basın mensuplarının “Tamam mı?” sorusu üzerine “Tamam. Genel Başkanların onayını bekliyoruz” açıklamasını yaptı.
20.37: AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, AKP Genel Merkezi’ne gitti. Bozdağ’ın ayrılmasıyla toplantıda AKP’den sadece Burhan Kuzu kaldı. Toplantıyı takip eden gazeteciler arasınd, “Kurtlarla kuzu baş başa” espirisi yapıldı.
20.41: Toplantıdaki son AKP’li Burhan Kuzu, toplantı salonundan ayrılarak AKP Grubu’na geçti. Kuzu, gazetecilerin soruları üzerine “Tıkanma yok. Bugün biter, rahat olun” dedi.
21.11: AKP Genel Merkezi’ne giderek Başbakan Erdoğan’la görüşen Çiçek, Bozdağ ve Ergin, Meclis’e geri döndüler. 2 saat aradan snra heyetlerarası görüşmeye yeniden başlandı.
21.18: AKP ve MHP kurmayları için Çırağan Et Lokantası’ndan akşam yemeği için kebap geldi. Yemek sırasında sigortaların atması nedeniyle heyet bir süre odada karanlıkta kaldı.
22.05: AKP Grup Başkanvekili Bekir Bozdağ, basın mensuplarına “Uzlaşma sağlandı” açıklamasını yaptı.
YORUM YAPARSAM BENİ TOPA TUTARLAR, SÖZÜNÜN AKLA GETİRDİĞİ YORUM:
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, Günay için 'Herhalde kafası iyiydi' demişti. İŞTE İKİ AKP'Lİ ARASINDAKİ POLEMİK...
Cemevlerine yasal statü verilecek, Alevi dedelerine de maaş bağlanacak.
CHP Genel Başkanı Baykal, partisine yönelik çarşaflı katılımlara ilişkin, Humeyni’ye gönderme yaparak yanıt verdi.
DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, İngilizler'den 29 Mart yerel seçimlerinde gözlemcilik yapmalarını istedi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’li Yozgat Belediyesi’nin son 4 yılda yaptığı 4 ayrı çiçek ihalesiyle ilgili iddialarda bulundu.
|