Kokteyl Network : beygir.com - mackolik.com - sahadan.com - tahminkolik.com - skor.tv - mackolikcomplex.com - havayol.com - magazinkolik.com
türk net en son haber 3 Aralık 2008Güncelleme: 03.12.2008 03:31 rss flas en son dakika haber arama son dakika net haber türk haberler
en net son haber
Ana sayfa haber
Politika Haber
Toplum Haber
Ekonomi Haber
Dünya Haber
Yaşam Haber
Spor Haber
Görüntülü Haber
Haber İndeksi
Haber Arama
Haber Arşiv
Hava Durumu
Yazarlar
Haber Başlıkları
Araştırma Dosyaları
Haber Yorumlar
Haber Üyelik Merkezi
Haber Üyelik Merkezi

Güncel Başlıklar
Avrupa Birliği
YAŞ Toplantıları
Türk Silahlı Kuvvetleri
İlker Başbuğ
Emine Ayna
DTP
Celalettin Cerrah
Polis Emniyet Haberleri
Türkiyede Yabancı Sermaye
Vestel
Add to Google
31 Ocak 2008 Perşembe 16:25 Politika

Deniz Baykal: KELİME-İ ŞAHADET'İN YERİNİ TÜRBAN ALDI

"GÜNÜMÜZDE ÖYLE BİR ŞEKİLCİLİK ORTAYA ÇIKMAYA BAŞLADI Kİ, İSLAMİYET'İN ÖZÜ, GÜZELLİĞİ, DEĞERLERİ KAYBOLMAYA BAŞLADI"

CHP GENEL BAŞKANI BAYKAL'DAN GÜNDEME İLİŞKİN AÇIKLAMALAR...(1)

- DENİZ BAYKAL:

- "BİR BAĞLAMA BİÇİMİYLE İLGİLİ TALİMATIN YASAYA YERLEŞTİRİLMİŞ OLMASINI MAZUR GÖRMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR"

- "TEMEL OLAY ŞUDUR: ARTIK TÜRKİYE'DE DEVLET KURUMLARI İÇİNDE, ANAYASA'NIN BUGÜNE KADAR İZİN VERMEDİĞİ TÜRDEN DİNİ İNANCIN GEREĞİ OLARAK KULLANILDIĞI SÖYLENEN KIYAFETLER YER ALMAYA BAŞLAYACAKTIR. BUNUN ÖNÜ AÇILMAKTADIR"

- "GÜNÜMÜZDE ÖYLE BİR ŞEKİLCİLİK ORTAYA ÇIKMAYA BAŞLADI Kİ, İSLAMİYET'İN ÖZÜ, GÜZELLİĞİ, DEĞERLERİ KAYBOLMAYA BAŞLADI"

- "SİZ KARŞINIZDAKİ ÖĞRENCİLERİN TÜMÜNÜ BİRBİRİNE EŞİT ÖĞRENCİLER GİBİ GÖRME DURUMUNDAN ÇIKIP, DİNE BAĞLI OLANLAR, OLMAYANLAR, ŞU MEZHEPTEN OLANLAR, BU MEZHEPTEN OLANLAR DİYE AYRIŞMIŞ BİR BİÇİMDE SINIFTA KARŞINIZDA GÖRÜR HALE GELMEYE BAŞLARSANIZ, BU ÇOK TEHLİKELİ BİR SÜRECİ BAŞLATIR"

- "KELİME-İ ŞAHADET'İN YERİNİ TÜRBAN ALDI"

- "BİR MEYDAN OKUMA ANLAYIŞI İÇİNDE TÜRKİYE'NİN TARİHİNDEN GELMEYEN, İTHAL EDİLEN YABANCI MENŞELİ BİR KIYAFET, ÜNİFORMA SANKİ İSLAMİYET'İN ÖZÜ İMİŞ GİBİ BİR DAYATMA ORTAYA ÇIKTI"

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, İslamiyet'in kendisini hiçbir biçimde kılık kıyafetle tarif etmediğini belirterek, "Günümüzde öyle bir şekilcilik ortaya çıkmaya başladı ki, İslamiyet'in özü, güzelliği, değerleri kaybolmaya başladı. Kelime-i Şahadet'in yerini türban aldı" dedi.

Baykal, Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç'ın ziyaretinin ardından basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevaplandırdı. Kılıç'ın ziyareti hakkında da konuşan Baykal, görüşmenin Anayasa tartışmalarının ön plana çıktığı bir ortamda gerçekleşmesinin herkesin büyük ilgisi çektiğini, ancak kamuoyunun bu görüşmenin somut bir Anayasa probleminin esasıyla ilgili konuları kapsamadığını bilmesi gerektiğini söyledi. Bir gazetecinin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ı asansörün önünde karşıladığını
hatırlatması ve Kılıç'ı genel merkez önünde karşılamasının nedenini sorması üzerine de Baykal, "Anayasa Mahkemesi siyaset dışı, siyaset üstü, siyasi tartışmaları bazen Anayasa'ya göre karara bağlaması söz konusu olan bir temel cumhuriyet kurumu. Anayasa Mahkemesi'ne, başkanına, Anayasa'ya ve hukuka saygının bir ifadesi olarak özel bir itinayla karşılamam gerektiğini düşündüm ve bu doğrultuda davrandım. Bu, hukuka, Anayasa'ya saygımızın bir ifadesidir" yanıtını verdi.

"GARİP, TUHAF BİR DÜZENLEME"

Türban tartışmaları kapsamında, 'çene altından bağlama' formülüne CHP'nin nasıl yaklaştığının sorulması üzerine ise Baykal, bu konuyla ilgili rivayetlerin muhtelif olduğunu ve kamuoyuna bu konuda yapılan ilk açıklamaların arkasında kararlılıkla durulmadığını söyledi. Baykal, "Böyle önemli bir konuda bağlama biçimiyle ilgili bir talimatın yasaya yerleştirilmiş olmasını mazur görmek, anlayışla karşılamak mümkün değildir. Bu çok garip, çok tuhaf bir düzenleme. Uygulama şansı bulup bulamayacağını hep
birlikte göreceğiz. Ortaya atılan formüller, ifadeler çok yadırgatıcı" diye konuştu.

Başbakan Yardımcısı'nın Anayasa değişikliğinden sonra bile türban olarak bilinen kıyafetle üniversiteye ve liseye giremeyecekleri ve girmek isteyenlerin de polis marifetiyle engelleneceği, kamuda çalışanların da türban kullanamayacağı yönünde açıklamaları olduğunu belirten Baykal, bunların çok yadırgatıcı değerlendirmeler olduğunu söyledi. Anadolu'nun birçok kent ve kasabasında kız öğrencilerin liseye türbanla girebildiklerini, Anadolu'da ve İstanbul'da kamuda türbanla çalışmakta olanların bulunduğunu
belirten Baykal, "Yani yaşanan gerçekle Başbakan Yardımcısı'nın söyledikleri tutarlı değildir" dedi. Bu açıklamaların hepsinin temel bir olayı gözden kaçırmaya yönelik olduğunu kaydeden Baykal, "Temel olay şudur: Artık Türkiye'de devlet kurumları içinde, Anayasa'nın bugüne kadar izin vermediği türden dini inancın gereği olarak kullanıldığı söylenen kıyafetler yer almaya başlayacaktır. Bunun önü açılmaktadır. Bu Türkiye'de fiilen hayatın içinde gerçekleşmekte olan tablonun bundan sonraki gelişme, yaygınlaşma
hızını çok ciddi şekilde artıracaktır. Önemli olan budur. Önemli olan kişilerin bireysel olarak engellenmesiyle ilgili değildir. Önemli olan Türkiye'de yönetimin bir yaygın uygulama olarak giderek kızlarımızın, kadınlarımızın kapalı, örtülü ve giderek daha tek tip örtülü bir doğrultunun içine yerleştirilip yerleştirilmeyeceğidir. Şu anda bu doğrultuya bir yerleşme söz konusudur. Hızla bu alanda bir artışın olduğunu biliyoruz. Yapılan düzenlemeler bu sürecin önünü açacak ve bu gelişmeyi hızlandıracaktır"
şeklinde konuştu.

Bu gelişmelerin çeşitli tartışmaları da beraberinde getireceğini ve liseler ve kamuda çalışanların talepleriyle ilgili tartışmaların ortaya çıkacağını ifade eden Baykal, şunları kaydetti:
"Niçin bir üniversitedeki öğrencinin türban diye bilinen türde bir siyasi, dini bir üniforma içine girmesini Anayasa düzenlemesiyle meşrulaştırmaya, hukuk sistemimizin içine bu konuyu yerleştirmeye yöneliyoruz. Çünkü, diyoruz ki, bazı kızlarımız dini inançlarının gereği olarak o şekilde yaşamaktadırlar. Bu şekilde yaşayan insanların üniversiteye devam etmek hakkıdır. Buna saygı göstermemiz lazımdır diye düşünüyoruz. Bu da bir yaklaşım. Ama bu yaklaşımı bir kere benimsedikten sonra başımıza şu gelecek.
Üniversitede okumak isteyen bir genç kızın dini, siyasi bir kıyafet içinde bir genç kızın üniversitede yer tutmasını kabul ediyorsunuz da, niçin yine dini inancından dolayı lisede okuyan bir kızın eğitim almasına karşı çıkıyorsunuz? Bunu ne hakla sürdüreceksiniz. Bunun dayanağı nedir? Efendim reşitlik. Reşitlikle bunun ne alakası var. Bugün 19-18 yaşında da lise öğrencisi var. Kaldı ki dini inancın reşitlikle de alakası yok. Ergenlik çağına giren bir kız kendi kıyafetini kararlaştırabilir. Bu, lisedeki bir
öğrenci için de geçerli olabilir. Bu çelişkili tabloyu bir devlet ne kadar sürdürebilir? Bir hukuk sistemi, bir Anayasa ne kadar öğrencilerin bir kısmına istediğini giyinme olanağı verirken bir kısmına yasak getirmeye devam edebilir? Bugün 5 yaşında kızların nasıl türban giyerek yaşadıklarını görüyoruz. 'Öğrencilere bu hakkı vereceğiz ama öğretmenlere vermeyeceğiz'. Bunu ne kadar sürdürebileceğinizi zannediyorsunuz? Bir sorunu çözdük diyorsunuz, yeni yeni daha büyük sorunların temelini atıyorsunuz."

"OKULLARDA YAFTALAMA BAŞLAR"

Dini ve siyasi önemi olan bir ayrışmanın bir sınıfın içine yerleştirildiği andan itibaren o sınıfta yer alan öğrencilerin birbirleriyle ilişkisi, öğretmenin öğrenciyle ilişkisi ve okul yönetiminin o öğrencilerle ilişkisinin çok daha karmaşık, çok daha sakıncalı, çok daha sıkıntılı bir noktaya gireceğini savunan Baykal, "Yani kızların 'örtenleri kimdir, örtünmeyenleri kimdir?' 'Niye onlar örtünüyorlar, niye bunlar örtünmüyorlar?' diye sorular ortaya çıkmaya başlar. Ve o sorulara cevaplar çıkmaya başlar.

Etiketleme başlar, yaftalama başlar, niteleme başlar, din konuşulmaya başlanır, mezhep konuşulmaya başlanır, inanç düzeyi konuşulmaya, dindarlık konuşulmaya başlanır. Bunlar konuşulmaya başlanırsa buna göre tarifler ortaya çıkar. Siz karşınızdaki öğrencilerin tümünü birbirine eşit öğrenciler gibi görme durumundan çıkıp, dine bağlı olanlar, olmayanlar, şu mezhepten olanlar, bu mezhepten olanlar diye ayrışmış bir biçimde sınıfta karşınızda görür hale gelmeye başlarsanız, bu çok tehlikeli bir süreci başlatır"
dedi.

İnancı kıyafetle tarif etmenin İslamiyet'in özünde olmadığını belirten Baykal, İslamiyet'in kendisini hiçbir biçimde kılık kıyafetle tarif etmediğini söyledi. Günümüzde bir şekilciliğin ortaya çıktığını ve olaylara şekil ve biçim açısından yaklaşma anlayışının egemen olmaya başladığını ifade eden Baykal, "İslamiyet, insanla Allah arasında, insanın kendi kararıyla kuracağı bir bağlantı. O hale geldik ki biçim ön plana çıktı. Kelime-i Şahadet'in yerini türban aldı. Başörtüsü yeterli değil. Anadolu'da
yüzlerce yıldır toplumun her kesiminden insanın birbirine saygı anlayışı içinde sadece kendi öz saygısını yansıtan giyinme anlayışı yerine, bir meydan okuma anlayışı içinde bir Türkiye'nin tarihinden gelmeyen, Türkiye'nin coğrafyasından, yaşadığı İslamiyet'ten kaynaklanmayan ithal edilen bir yabancı menşeli bir kıyafet standart, üniforma sanki İslamiyet'in özü imiş gibi bir dayatma ortaya çıktı" diye konuştu.

İlgili Başlıklar:
Deniz Baykal (489 haber)
Türban Sorunu (386 haber)





Yorumlar
Mehmet ÖRNEK - 31.01.2008 17:01
ne yapsın artık diyecek kelimeleri şaşırıyor

24 ihracın 19'unda gerekçe, UYUŞTURUCU KULLANIMI; 5'inde ise gerekce İRTİCAİ FAALİYETLER

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, 'Bundan sonra Kılıçdaroğlu, kesinlikle kimseye iftira atamayacak' dedi.

DTP Genel Başkan Yardımcısı Ayna, hükümete yüklendi: AKP'nin savaşçı ve Kürtleri inkar eden tutumu iyice açığa çıktı.

Kılıçdaroğlu, 'Doğalgaz okuma sayaçlarından milyonlarca avro yolsuzluk' yaptığını iddia ettiği Gökçek'i davet etmişti. Gökçek kabul etti ve 'İnşallah kaçmaz' dedi.

CHP lideri Baykal çarşaflı kadınların partisine katılımını savundu. CHP liderinin tek parti dönemindeki kıyafet uygulamasına ilişkin eleştirileri de dikkat çekti.

Anadolu Ajansi net haber son dakika flas haber IHA ihlas haber ajansi net haber son dakika flas haber
NET Haber
Anadolu Ajansı ve İhlas Haber Ajansı
resmi abonesidir.
NetHaber Künye: Genel Yayın Yönetmeni: Nevzat BASIM
Yayın Koordinatörü: Emre KULCANAY
Reklam