|
|
02 Şubat 2008 Cumartesi 07:27
|
Politika
|
Tayyip Erdoğan'ın 'üniversite onurunu koruyacaktır' diyen rektörlere TEPKİSİ böyle oldu: 'ONLAR, REFLEKSLERİNİ ORTAYA KOYDULAR'
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Üniversitelerarası Kurul'un olağanüstü toplantısının ardından yapılan açıklamalara ilişkin, ''Onlar reflekslerini ortaya koydular'' dedi.
Başbakan Erdoğan, Ankara'dan İstanbul'a gelişinin ardından Atatürk Havalimanı'ndan ayrılırken, bir basın mensubunun ''Üniversitelerarası Kurul toplantısından sert mesajlar çıktı. Toplumsal gerilim, gerginlikten bahsediliyor. Toplumsal kamplaşmadan söz ediliyor. Konuya ilişkin son değerlendirmeleri alabilir miyiz?'' şeklindeki sorusunu, ''Onlar, reflekslerini ortaya koydular. Parlamentomuz gayet güzel çalışıyor. Hayırlı olacak'' şeklinde yanıtladı.
Aynı gazetecinin, ''Sıkıntı yok yani'' demesi üzerine Erdoğan, tekrar ''Hayırlı olacak'' diyerek Havalimanı'ndan ayrıldı.
REKTÖRLER DÜN ŞUNLARI SÖYLEMİŞLERDİ
ÜNİVERSİTE ONURUNU KORUYACAK, dediler Üniversitelerarası Kurul (ÜAK) Başkanı Prof. Dr. Mustafa Akaydın, ''Üniversite her türlü baskıya rağmen, onurunu koruyacak ve bu konuyu gündemde tutmaya, Türkiye'nin önemli sorunlarını tartışmaya devam edecektir. Bu bizim sorumluluğumuzdur'' dedi. Üniversitelerarası Kurul, ODTÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde olağanüstü toplandı. Toplantıya verilen arada, kurulun kamuoyuna yönelik duyurusunu okuduktan sonra gazetecilerin sorularını yanıtlayan ÜAK Başkanı Prof. Dr. Akaydın, bir gazetecinin ''YÖK Başkanı, 'toplantının hukuksal zemini olmadığını' söyledi. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?'' sorusunu, ''Biz bunu oy birliği ile aldık. Ve şunu da söyleyeyim, ÜAK çok büyük bir çoğunlukla toplandı'' diye yanıtladı.
''Biz laik Türkiye Cumhuriyeti'nin ciddi bir tehlike ile karşı karşıya kaldığını düşünen ÜAK üyeleri olarak, işin bu boyutuna hiç girmiyoruz. Herhalükarda bu tavrımız böyle devam edecektir'' diyen Akaydın, soruda belirtilen görüşün YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın kişisel görüşü olduğunu sözlerine ekledi. Prof. Dr. Akaydın, konuşmasına şöyle devam etti:
''Biz bugün sadece Türkiye Cumhuriyeti'nin laik ilkelerini değil akademiyi çok önemli etkileyecek bir konuyu tartışıyoruz''
Akaydın'ın konuşması, öğretim üyelerince alkışlandı.
Daha sonra bir gazetecinin ''Anayasa değişikliğinin yasalaşması halinde ÜAK ve öğretim üyelerinin tavrının ne olacağını'' sorması üzerine ise Akaydın, bildirinin ''sadece üniversiteleri değil, tüm Türk ulusunu sorumlu kılan tümcelerle bittiğini'' söyledi. Akaydın, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bundan sonra üniversitelerde neler olacağı elbette ki yaşanacak, görülecektir. Eğer ki bu şekilde sonuçlanırsa; biz böyle arzu etmiyoruz, 1995 yılında neler olduğunu gördük, yaşadık. Beni çok endişelendiren şu anda bazı öğretim üyelerinin, özellikle hanım öğretim üyelerimizin 'Biz bu şartlarda derslere girmeyiz' kaygısı.''
''Anayasa değişikliğine ilişkin çağrıldınız mı?'' sorusu üzerine Akaydın, ''Hayır. Bu konuda asıl fikir sorulması gereken insanlar şimdi bu salonda. Hiç bir şekilde fikir sorulmamıştır'' diye konuştu.
Bir gazetecinin, ''Anayasa değişikliğinin, geçmesi halinde 'derslere girmeme' gibi bir tavır sergileyecek misiniz?'' sorusu üzerine Akaydın, şöyle yanıt verdi:
''Bunu düşünmek bile istemiyorum. Böyle tavırlar belirten öğretim üyeleri var. Bizi işte asıl kaygılandıran konular bunlardan birisi, üniversitelerin kaos ortamına itilmesi. Yani üniversitelerde farklı grupların birbiriyle çatışması endişesi, asıl kaygılandıran endişe... Bunu çözmek sorumluluğu siyasilere aittir.''
Prof. Dr. Akaydın, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Burhan Kuzu'nun ''Rektörler amuda kalkmasın'' sözlerinin hatırlatılması üzerine, ''Bunu esefle karşılıyorum. Daha önce de rektörler hakkında, 1996'da çeşitli hoş olmayan sözler kullanan siyasetçiler vardı. Sonunda onlar hırsızlıktan yargılandılar, bu rektörler hala burada, ayakta'' dedi.
|
Yorumlar |
|
hüseyin özcan
-
02.02.2008 17:10
|
|
Üniversitelerin onurunu korumak ne yazık ki ''ordu göreve '' pankartlarından sonra öğretim görevlilerinin tasarrufundan çıkmıştır..olsa olsa öğrencilerin görevidir artık..Üniversite hocaları Üniversitelerin onurunu koruma sevdası içindeyken insanlık onurunu ayaklar altına aldıklarından habersizler ne yazık ki,eğer bu Memlekette demokrasi varsa,hak hukuk varsa,özgürlük varsa bir takım şeriat sevdalılarının korkusu yüzünden gerçekten inancı ile yaşayan insanları yıllardır cezalandırmak niye...neden başörtü yasağını ısrarla savunuyorlarda bu şeriat delisi insanlara fırsat vermeyecek yeni fikirler üretmiyorlar...kafalarını neden sabit bir noktaya çevirip adeta her olaya tek laiklik açısından yani at gözlüğü ile bakar gibi bakıyorlar...
|
|
senel yavaser
-
02.02.2008 10:30
|
|
Tabiki inasanlar dusuncelerini aciklayacak 'bunlarin icinden faydalisi varsa kullanilir.Fakat Turkiye Buyuk millet meclisinin onunde hic bir guc yoktur!!!guc olmaya calisan bir PKK var kendilerini ayni safa koymak isterlerse! geregi dusunulur.
|
KURYE YAKALANDI: ANCAK KURYE'NİN OLAYIN İÇİNDE OLUP OLMADIĞI HENÜZ BİLİNMİYOR
24 ihracın 19'unda gerekçe, UYUŞTURUCU KULLANIMI; 5'inde ise gerekce İRTİCAİ FAALİYETLER
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, 'Bundan sonra Kılıçdaroğlu, kesinlikle kimseye iftira atamayacak' dedi.
DTP Genel Başkan Yardımcısı Ayna, hükümete yüklendi: AKP'nin savaşçı ve Kürtleri inkar eden tutumu iyice açığa çıktı.
Kılıçdaroğlu, 'Doğalgaz okuma sayaçlarından milyonlarca avro yolsuzluk' yaptığını iddia ettiği Gökçek'i davet etmişti. Gökçek kabul etti ve 'İnşallah kaçmaz' dedi.
CHP lideri Baykal çarşaflı kadınların partisine katılımını savundu. CHP liderinin tek parti dönemindeki kıyafet uygulamasına ilişkin eleştirileri de dikkat çekti.
|