|
|
07 Şubat 2008 Perşembe 00:56
|
Politika
|
Adalet Bakanına göre, bir teklifin, önerinin ve eylemin laikliğe aykırı olabilmesi için 4 unsurun bir arada bulunması gerekirmiş
PEKİ BAKANA GÖRE, LAİKLİĞE AYKIRI BİR EYLEMİN 4 UNSURU NELER OLUR?
Adalet Bakanı Mehmet Ali Şahin, başörtüsünün yükseköğretimde serbest bırakılmasını içeren Anayasa değişikliği teklifinin, ''Herhangi bir dini kuralın, devlet kuralı haline getirilmesi şeklinde bir öneri olmadığını'' söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, Anayasa değişikliği teklifinin 3. maddesi üzerindeki görüşmelerde soruları yanıtlayan Şahin, bir teklifin, önerinin ve eylemin laikliğe aykırı olabilmesi için 4 unsurun bir arada bulunması gerektiğini belirtti. Şahin, şöyle konuştu:
''(Mevcut düzeni beğenmeyeceksiniz, kötüdür) diyeceksiniz, kafi değil. Herhangi bir dinin kuralının, devlet kuralı olması önereceksiniz. Üçüncüsü ise önerdiğiniz kural, o dinin iman bütünlüğü içinde yer alacak. Dört, herkes için bağlayıcı olduğunu önereceksiniz. Şu anayasa değişikliği önerisinde, herhangi bir dinin kuralının devlet kuralı haline geldiği öneriliyor mu? Sadece yükseköğrenim kurumlarında, hiç kimsenin eğitim ve öğrenim hakkından mahrum edilmemesi öneriliyor. Dolasıyla laikliği tarif ederken, laikliği anlatırken, mutlaka Anayasanın 2. maddesinde gerekçesi ifade edilen şekilde anlamalıyız.
Hiçbir zaman dinsizlik anlamına gelmeyen laiklik, 'Herkesin inancında, düşüncesinde, istediği mezhebe inanması ve inandığından dolayı başka insanlardan farklı bir muameleye tabi tutulmamasıdır' diye tarif edilmektedir.''
Devletin dini olmayacağını, bireylerin dini olacağını belirten Şahin, şöyle devam etti:
''Üniversiteye giden bir öğrenci, devletin memuru değildir. Eğer devlet yetkisini kullanan bir kişiyle ilgili bir kural getirirseniz ve ona derseniz ki 'Sen de istediğin kılıkla devlet yetkisini kullanabilirsin.' Burada, laiklikle ilgili sorunla karşılaşırız. Ama belediyeye gidip emlak vergisi yatıran vatandaş neyse, üniversitede harcını yatırarak bilim alan kişide odur. Ona herhangi bir kural dayatamazsınız. 'Şu kılıkla gelemezsiniz' diyemezsiniz. Bu düzenleme, üniversitelerde kılık kıyafetle ilgili bir özgürlük imkanı sağlamak amacıyla hazırlanmıştır. Bunun laiklikle ilgisi yoktur. Herhangi bir dini kuralın, devlet kuralı haline getirilmesi şeklinde bir öneri değildir.''
CHP Antalya Milletvekili Atila Emek'in ''Siyasetçinin dinden elini çekmesi gerektiğini'' söylediğini anımsatan Şahin, ''Evet, siyasetçi dinden elini çekmelidir. Çünkü Türkiye'de halkımızı din konusunda aydınlatma görevi, Diyanet İşleri Başkanlığına verilmiştir. Sayın Emek, önce bunu, dün bir cami kürsüsünde konuşuyormuş gibi konuşan Genel Başkanınıza söyleyin. O çeksin dinden elini. O bakımdan dini, siyasete alet etmeme konusunda herkes üzerine düşeni yapmalıdır.''
|
Yorumlar |
|
Ali Gökçen
-
07.02.2008 09:09
|
|
devlet yobazlığa destek olursa laikliği çiğnemiş olur. üniversiteye kadar örtünmeden okuyabilmiş bir kız öğrencinin üniversite yıllarında birden bire örtünme zorunluluğu duyması bir hurafik şartlanmadır. bilime, akla, mantığa aykırıdır ve bu davranışa izin vermek bilime hurafe sokmaktır. o başını bile açmayan kızlar spor akademisinde başörütüsüyle mi koşacak, başörtüsüyle ama bikinili mi yüzme teknikleri geliştirecek? peki boşörtülüler sadece ilahiyat bilimi okuyarak mı bilim insanı olacak? üniversiteleri ve bilim dallarını yakından tanıyan her insan öcüden saklanır gibi giyinerek yapılamayacak sayısız bilim dalı olduğunu bilir. herkesin cahil olma, cahil kalma, hurafe ve tabularla yaşama özgürlüğü tabi ki özgür irade gereği vardır. ama bunu bilime taşıma, meşrulaştırıp yaygınlaştırma, örnek olup benimsetme hakkı asla yoktur!
değişime direniyorsunuz sayın bakan, tıpkı 300 yıl önce matbaaya direnip dini tehlike saydığınız gibi.
|
Arınç, o toplantıda 'Dindar olan kişi yasaklanmamış bile olsa şüpheli işlerden sakınmalıdır' dedi...
Gül, Çankaya Köşkü Resepsiyon Salonu'ndaki iftar yemeğinde, ülkenin huzur ve güvenliği için canlarını veren şehitlerin yakınlarına 'Hoşgeldiniz' diyerek seslendi.
CHP, Deniz Feneri Davası’nda adı kuryelerin arasında geçen RTÜK Başkanı Zahid Akman hakkında Almanya’da başlatılan cezai takibatın deliline ulaştığını iddia etti.
İstanbul Kadıköy’de boş bir arsada 22 Temmuz 2007 genel seçimlerinde kullanılmış oy pusulaları bulundu. CHP, oy pusulalarıyla ilgili suç duyurusunda bulunacak.
Ankara’da Melih Gökçek, İstanbul’da Kadir Topbaş, AKP’nin yeni dönemde de adayları olacak.
CHP Lideri Baykal, NTV'nin canlı yayında Almanya'da devam eden Deniz Feneri yolsuzluk davasıya ilgili önemli bir açıklamada bulundu:
|