|
|
12 Şubat 2008 Salı 16:19
|
Politika
|
Deniz Baykal: Aman, biz seni beyaz çarşaflar içerisinde görmek istemiyoruz
Başbakan'ın psikolojisi bozuldu. 'Beyaz çarşafları giydik' diyor. Biz sizi çarşaf içinde değil. Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır bir başbakan olarak görmek istiyoruz.
CHP Lideri Deniz Baykal partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada türban konusuyla ilgili olarak sert eleştirilerde bulundu.
Deniz Baykal'ın konuşması:
"Dünya coğrafyasında birbirinden farklı insanlar olarak yaşamak zorundayız. Boş sözleri bırakarak kararlarımıza sahip çıkarak yolumuza devam etmeliyiz. Medeniyetler İttifakı'nda fotoğraf vererek olmaz bu işler. Çağdaş topraklarda, bir cinayetin bizim teşkilatlarımızda işlenmemiştir, diyerek sıyrılmak ne kadar acı verici bir olaydı. Terör karşısında uluslarası dayanışmanın, sözde kaldığının göstergesidir. Malesef Belçika hükümeti teröre karşı çifte standartla davrandı.
71 yıl önce insanlar biraraya gelmişler, büyük bir sevinç ve umutla Türkiye'nin büyük bir devlet olmasını gerçekleştirmişlerdir. Aradan geçen zamandan sonra tam tersi yapılmıştır. Türkiye önemli tartışmalar yaşadı. Durumu birlikte tespit etmeye gayret ettik. Arkasında 10 yıllardır devam eden bir birikimin yattığınu görebiliyoruz. Geçen hafta içerisinde bu gündeme geldi. Hepimiz tartıştık. Bu tartışma yararlı oldu. Bazı gerçekler ortaya çıktı. Bu gerçekler önümüzdeki günlerde daha iyi anlaşılacaktır. Olay, sadece bir grup genç kızımızın başlarına türban takarak okuma haklarını kazanma ötesinde bir anlayıştır. Bu mücadelenin ötesinde birşeydir. Çok kalıcı, uzun vadeli sonuçlar oluşturacak bir süreç yaşanmaktadır. Olan olay bir kaç bin kızımızla ilgili değildir, 70 milyonu ilgilendirir. Olan olay çocuklarımızın bu fırastı elde etmesiyle ilgili değil, ülkemizle ilgili, temel niteliği ve dünyadaki yerinin değişmesiyle ilgilidir. Büyük bir değişim gerçekleşiyor. Zannediyor musunuz ki dünya bir kaç bin kişinin sorunuyla ilgilidir. Anayasa değişikliğini birkaç bin kişi için mi yapıyorlar? İnsanların mezhep ayrılıklarından dolayı nasıl ayrıcalıklı kaldığını biliyoruz. Olay Türkiye'nin geleceğiyle ilgilidir. Gelecekteki kuşaklarımızın nasıl bir toplum içerisinde yaşayacağıyla ilgilidir. Demokrasi Türkiye'de büyük dönüşümlerin temel düzeninde şekillenmiştir. Kavganın arkasında cumhuriyetin ilanıyla başlayan mücadele var.
Bu iktidarın arkasında fikri bir plan vardır. Ne yapmak istediklerine daha önceden karar vermişlerdir. Başbakan'ın bilinenleri vardır, bilinmeyenleri vardır. Aynı şekilde Başbakan'ın yanında ideolog konumunda olanların ortaya attığı düşünceler vardır. Başbakan'ın 11 Şubat 1994'te 'çarşaf moda olacak' dediğini biliyoruz. Oluşturmak istediği Türkiye tablosunun yaşam biçimini yansıtıyor. Olay bunun ötesinde, 94'ten başlıyor.
'Belediye çalışanları temiz olmak kaydıyla istediği kıyafeti giyecek', 'Kızlarımız özel otobüsle okula gidecek', '21. asır dine dayalı sistemlerin zamanı olacaktır' bu sözler Başbakan'ın sözleri.
Cumhuriyet bu anlayışla yola çıkmadı. Cumhuriyet'in anlayışı bu değil. Dine değer vermenin, ibadetlerin özgürle gerçekleştirilmesinin temel alındığı bir anlayış.
Laiklik din düşmanlığı değildir. Eskiden çarpıtma saptırılarak laikliği din düşmanlığı olarak görürlerdi, şimdi de din düşmanlığı duygusuyla hareket etmiyorlar. Bir gerçek ortaya çıkmıştır. Laiklik hiçbir şekilde dine karşı bir duygu biçimini anlatmaz. Dini inanç konusu olmaktan çıkartıp, onu resmi devlet yaşamı biçimine dönüştürüyorsanız laiklik o anda devreye girer. Yoksa ibadetinizi gerçekleştirmeniz saygıdeğerdir. Ama siz diyorsanız 'benim inancım devletin kimliği haline dönüşmelidir' laikliğin tersi olur.
Başörtüsü Anadolu'nundur. Yüzyıllardır vardır. Ama türban başka birşey. 1400 yıllık İslam tarihinin hangi noktası var? Peygamberimizin zamanında türban kullanan var mı? 1000 yıldır türban var mı? Türban ne? Türban yabancı bir kavramdır. Türban sanki İslamiyetin şartı. Kelime-i Şahadet yerine koydular. İnsanlara türban giydirebilirsiniz ama devlete türban giydiremezsiniz..
Başbakan'ın psikolojisi bozuldu. 'Beyaz çarşafları giydik' diyor. Biz sizi çarşaf içinde değil. Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışır bir başbakan olarak görmek istiyoruz. Halk Başbakanı demokrasi içinde seni yerinden uzaklaştırmalıdır. Türkiye'yi zorlamamak lazım. Türkiye'yi sıkıntıya sokmamak lazım."
KURYE YAKALANDI: ANCAK KURYE'NİN OLAYIN İÇİNDE OLUP OLMADIĞI HENÜZ BİLİNMİYOR
24 ihracın 19'unda gerekçe, UYUŞTURUCU KULLANIMI; 5'inde ise gerekce İRTİCAİ FAALİYETLER
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, 'Bundan sonra Kılıçdaroğlu, kesinlikle kimseye iftira atamayacak' dedi.
DTP Genel Başkan Yardımcısı Ayna, hükümete yüklendi: AKP'nin savaşçı ve Kürtleri inkar eden tutumu iyice açığa çıktı.
Kılıçdaroğlu, 'Doğalgaz okuma sayaçlarından milyonlarca avro yolsuzluk' yaptığını iddia ettiği Gökçek'i davet etmişti. Gökçek kabul etti ve 'İnşallah kaçmaz' dedi.
CHP lideri Baykal çarşaflı kadınların partisine katılımını savundu. CHP liderinin tek parti dönemindeki kıyafet uygulamasına ilişkin eleştirileri de dikkat çekti.
|