|
|
13 Şubat 2008 Çarşamba 08:57
|
Politika
|
Taha Akyol bile, 'Sayın Cumhurbaşkanı türban serbestisini ONAYLAMAYIN' diye yazdı
KENDİSİNİ ESKİ KATEGORİLERE GÖRE SAĞ'DA TANIMLAYANLARIN EN CİDDİYE ALDIKLARI YAZARLARDAN TAHA AKYOL, MİLLİYET'TEKİ KÖŞESİNDE ŞUNLARI YAZIYOR:
Çankaya ve türban
CUMHURBAŞKANI Sayın Abdullah Gül'ün üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran anayasa değişikliği konusunda nasıl bir karar vereceğini bilmiyorum. Fakat dünkü gazetelerde bir açıklaması var:
"Kaygıları dikkate alırım... AB üyesi Türkiye'de bu kaygılar kendiliğinden kalkar!"
Bu konuda Sayın Gül'e hitaben görüşlerimi yazmak istiyorum.
En son söyleyeceğimi baştan söyleyeyim: Evet, "kaygıları dikkate almak" gerekiyor.
Türban ya da başörtüsü yasağı konulduğu günden beri karşı çıkıyorum. Bu yasağın hiçbir bilimsel araştırmaya dayanmadığını, sadece pozitivist hurafelere, gardırop ilericiliğinin önyargılarına dayandığını söylüyorum. Zaten yargının yasak kararlarının hiçbirinde tek bilimsel araştırmaya atıf yapılmamış, malum önyargılar tekrarlanarak ve parlamentonun yetkisine tecavüz edilerek bu yasak konulmuştur.
Benim endişelerim
Yasak, tanım sınırlarını da aşarak uygulanmış, anneler kızlarının diploma törenlerine alınmamıştır. Prof. Kemal Gürüz, "Yasak öğrenciler içindir, üniversite giriş sınavına giren gençler öğrenci değildir, yasak kapsamına girmez" diye doğru bir yorum yaparken, ertesi yıl, bahçelerde bile yasak uygulanmış, çok gözyaşı döktürülmüş, çok gencin hayatı karartılmıştır. İnsaf ve merhamet duyguları rafa kaldırılmış, gencecik kızlara iç düşman muamelesi yapılmıştır.
Türban yasağının kaldırılması değil, bu şekilde uygulanması bir zorbalıktır.
Bunları "bilgi" olarak bilen, "vicdan" olarak hisseden ve yıllardır mücadelesini veren bir yazar olarak, Sayın Gül'ün bu anayasa değişikliğini onaylamayıp Meclis'e geri göndermesini gerekli buluyorum!
Çünkü gerilimin büyümesinden endişeliyim! Gözü dönmüş fanatiklerin her türlü provokasyonu yapabileceklerini hissediyorum! Gerilim tırmandıkça çatışmaya yönelmesinden kaygılıyım!.. Dahası... Böyle bir "McCarthy'ci ortam"da yargının rahat ve vicdani karar vermekte zorlanacağını düşünüyorum. Hukuk tarihimizde örnekleri az değildir; özgürlüğü genişletelim derken daha da daralmasından, reformların bile çıkmaza girmesinden ciddi olarak endişe ediyorum.
Özgürlükçü bir gerekçeyle
Hayrünnisa Gül Hanımefendi'nin başörtülü olması, bu yasayı Meclis'e geri göndermeyi zorlaştırmaz, aksine kolaylaştırır. Çünkü bu merhametsiz yasağın kalkmasını isteyen yüzde 76'lık çoğunluk, böyle bir vetoyu "düşmanca bir tavır" olarak görmeyecek, ciddi siyasi sebeplere, gerekçelere dayandığını takdir edecektir.
Üniversitede başörtülü kızların da bilim öğrenmesinin laikliğe aykırı olmadığını, liyakat dışında hiçbir sebeple üniversite öğreniminin engellenemeyeceğini belirten özgürlükçü bir gerekçe... Aynı zamanda Türkiye'de geniş bir kesimde derin kaygılar uyandığına dikkat çekerek, bu kaygıları giderici ek düzenlemelerin yapılmasını ve reformların hızlandırılmasını tavsiye eden siyasi bir gerekçe...
Birçok yazar ve akademisyen "Üniversitede yasağa karşıyım ama bu şekilde kaldırılmamalı" falan demiyor mu? Onların da katılımına imkân verecek bir gerekçe...
Özgürlükçü laiklik anlayışını bilimsel literatüre geçirecek tarihsel bir gerekçeyle bu yasayı Meclis'e göndermek ülkeye de özgürlükçü demokrasiye de zaman içinde büyük kazanç sağlayacaktır.
Sayın Cumhurbaşkanı'nın dikkatine sunuyorum.
t.akyol@milliyet.com.tr
|
Yorumlar |
|
Kamil OLGUN
-
13.02.2008 14:22
|
|
Sayın Taha AKYOL'un ne demek istediğini tarafsız olanlar çok iyi anlayabilirler. Ben de çok iyi anlayabiliyorum. Eğer sayın cumhurbaşkanı bu kanunu onaylarsa, hukuk tarihimiz, onarılması güç bir yara alacaktır. Dikkat edin: "Olmayan bir yasak, anayasa değişikliğiyle kaldırılacak bu onaylamayla." Sizlere hiç acıtıcı gelmiyor mu bu durum? Bu yasak nasıl gökten zembille indirildiyse yine aynı yöntemle kaldırılmalı. Bu da ne demek demeyin. TBMM, olmayan yasaklarla mücadele etmemeli. Bunun yerine Yüce Meclise bırakmadan geniş toplum kesimleri, bu yasağı kaldırmakta bir an önce uzlaşmalıdırlar. Yoksa derin güçlerin provokasyonları hazırda bekliyorlar. Huzurlu ve özgür bir ülke istiyorum. Saygılarımla.
|
|
bulut yalçın
-
13.02.2008 11:21
|
|
sayın cumhurbaşkanına neyi sunuyorsunuz anlamadım doğrusu, türban yasağının bu şekilde kaldırılmasına karşıyım diyorsunuz ama hangi şekilde onu açıklamıyorsunuz insanları cahil bir toğluluk görüyorsunuz yazık doğrusu
|
|
Ali Gökçen
-
13.02.2008 11:03
|
|
yasak insani özgürlüğü değil bilimsel özgürlüğü koruma alanında vardır. T.C. devletinde hiçbir zaman sokaktaki, evindeki insanın kılık kıyafetine karışılmamıştır. örtünülen hiçbir islam ülkesinde, bırakın kadını erkekler tarafından bile bilim yapılmamaktadır. iranı örnek vermeyin, iranın kendi teknolojisi olarak lanse ettiği şeylerin hazır rus teknolojisi transferi olduğunu görmemek için safötesi olmak lazım. örtünme peşinde koşanlar 1400 yıl boyunca kendi kitabını bile okuyup anlayamayacak kadar cahil kalmıştır. bunu göremeyip israrla hazır teknoloji ve bilim bağımlısı kalmaya çalışmak gericiliktir. petrol zenginliğinin satınalma gücü olmasa ne olurdu bir düşünün.
cumhurbaşkanı ülkesini yüceltmek istiyorsa kadının örtünmemesi için çabalamalı ve ülkeyi kadınlar için daha güvenli hale getirip örtünerek sağlanan ilkel güvenliğe son vermeli.
|
|
bulut yalçın
-
13.02.2008 10:45
|
|
Yani taha akyolun yazısını okudum ,taha devamlı bu yasağın bu şekilde kaldırılması yanlıştır zorbalıktır falan diyor da ancak hiç sebebini açıklamıyor ,neden zorbalıktır bunun cevabını yazmıyor sözde bir cumhurbaşkanını uyarmak gibi bir cümle kuruyor
|
VE ELEŞTİRİLERDEN ESKİ GENELKURMAY BAŞKANI YAŞAR BÜYÜKANIT DA NASİBİNİ ALDI
MHP, GÖREVDEKİ BİR GENELKURMAY BAŞKANI TARAFINDAN İLK KEZ ZİYARET EDİLİYOR
ANKARA 2. Sulh Ceza Mahkemesi, Çankaya Belediye Başkanı Muzaffer Eryılmaz’a ait olduğu öne sürülen ses kayıtlarının “kaydın gerçekliği tespit edilmeden” yayınlayan Kanal 7 televizyonunu kusurlu buldu.
Manisa'da halka hitap eden CHP Genel Başkanı Baykal, şikayet ettikleri halde yine de AKP'ye oy verildiği imasında bulunarak böyle dedi...
Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Sakarya Milletvekili Şaban Dişli, Koşuyolu Kalp ve Damar Hastalıkları Hastanesi'ne kaldırıldı. Dişli'ye anjiyo yapıldığı öğrenildi.
CHP Grup Başkanvekili Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkan Yardımcısı Fırat'ın peşini bırakmıyor... İŞTE KILIÇDAROĞLU'NUN SON AÇIKLAMASI:
|