|
|
20 Şubat 2008 Çarşamba 15:28
|
Politika
|
Cumhurbaşkanı 69 emekli büyükelçiyi davet etmiş; 40 EMEKLİ ELÇİ 'BİZ GELMEYİZ' DEMİŞTİ
TARTIŞMA DEVAM EDİYOR
YALÇIN DOĞAN, HÜRİYET GAZETESİNDEKİ KÖŞESİNDE YAZIYOR:
69 emekli büyükelçiye Dışişleri Bakanlığı’ndan telefon, şubat başında:
"Sayın Cumhurbaşkanı sizi 22 Şubat’ta Çankaya’ya davet etmektedir. Göreviniz sırasındaki çabalarınız için, size takdirname sunacaktır."
Devlette böyle bir gelenek var. Daveti alan büyükelçiler kendi aralarında tartışıyor. "Gidelim, gitmeyelim" tartışması.
Gitme taraftarı olanlar, "devletin tepesinden gelen daveti geri çevirmek yanlış olur" düşüncesinde.
Gitmek istemeyenler, "türban tartışmasının alevlendiği sırada eşi türbanlı Cumhurbaşkanının bizi çağırması politik manevradır" düşüncesinde.
69 emekli büyükelçinin yaklaşık 40’ı gitmekten yana değil. Durumu Dışişleri Çankaya’ya iletiyor. Ve tören erteleniyor. Bu ilk perde.
YALANLAMA FACİASI
İkinci perde yalanlama faciası.
Büyükelçilerin Çankaya protestosuna dönük haber geçen pazar Hürriyet’te yayınlanıyor. Çarklar dönüyor, Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Levent Bilman sahneye çıkıyor:
"Emekli büyükelçilere plaket verilmesi için belirlenmiş bir düzeleme ve Cumhurbaşkanlığınca yapılmış sözlü veya yazılı resmi bir davet söz konusu olmamıştır."
Yalan bir:
Düzenleme var, tarihi 22 Şubat. Bunu emekli büyükelçilerin hangisine sorarsanız, size söylüyor.
Yalan iki:
Düzenleme var, emekli büyükelçiler arasında çıkan gidelim-gitmeyelim tartışmasının kaynağı bu davet. İki farklı görüş gazetelere yansıyor.
Yalan üç:
Madem Çankaya’dan davet yok, emekli büyükelçilere neden "Cumhurbaşkanı takdirname sunacaktır" deniyor?
Çuvallama:
Düzenleme için Çankaya, Dışişlerine görev veriyor. Bilman’ın sözcüsü olduğu kuruma. Ama, Bilman’ın Dışişleri’nin bu girişiminden haberi yok.
Kıvırma:
Davet doğrudan Çankaya’dan yapılmıyor, Dışişleri protokol üzerinden yürütülüyor. Bu da doğal. Ve hep böyle.
Öyle bir yalanlama ki, baştan sona yalan, çuvallama, kıvırma.
ASIL SORUMLU GÜL
Sözcü ne yapsın? Emir büyük yerden, "yalanlanacak" deniyor, o genç arkadaş da yalanlıyor.
Ancak, yalanlamaların ciddi sonucu var. İnandırıcılık kayboluyor. Sözcülük zor iş, diplomatik manevra yeri, ama yalan söyleme yeri değil. İkisi birbirine karışırsa, yapılan hiç bir açıklamaya kimse inanmaz. Buna diğer ülkeler dahil.
Yine de, asıl sorumlu Abdullah Gül. Kendini kurtarmak için, eskiden başında bulunduğu Dışişlerini ateşe atıyor.
Olayın devamı var. Yeni bir program düşünülüyor. İlerde bir tarihte, emekli büyükelçiler ile yüksek yargı organlarının davet edileceği bir tören. Hele, bu skandal küllensin, zamanına bakarız. Olmazsa, yalanlamak serbest.
KURYE YAKALANDI: ANCAK KURYE'NİN OLAYIN İÇİNDE OLUP OLMADIĞI HENÜZ BİLİNMİYOR
24 ihracın 19'unda gerekçe, UYUŞTURUCU KULLANIMI; 5'inde ise gerekce İRTİCAİ FAALİYETLER
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, 'Bundan sonra Kılıçdaroğlu, kesinlikle kimseye iftira atamayacak' dedi.
DTP Genel Başkan Yardımcısı Ayna, hükümete yüklendi: AKP'nin savaşçı ve Kürtleri inkar eden tutumu iyice açığa çıktı.
Kılıçdaroğlu, 'Doğalgaz okuma sayaçlarından milyonlarca avro yolsuzluk' yaptığını iddia ettiği Gökçek'i davet etmişti. Gökçek kabul etti ve 'İnşallah kaçmaz' dedi.
CHP lideri Baykal çarşaflı kadınların partisine katılımını savundu. CHP liderinin tek parti dönemindeki kıyafet uygulamasına ilişkin eleştirileri de dikkat çekti.
|