|
|
06 Aralık 2006 Çarşamba 13:58
|
Politika
|
Tayyip Erdoğan'ın sadece B planı değil C ve D planları da varmış
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-AB ilişkileri ile ilgili son gelişmelerin ardından Türkiye'nin B ya da C planlarının olduğunu söyledi.
Başbakan Erdoğan, Suriye'ye yapacağı resmi ziyaret öncesi Esenboğa Havalimanı'nda yaptığı açıklamada, Türkiye'nin AB'ye üyelik için elinden gelen bütün çabayı gösterdiğini ifade ederek 'B ya da C planımız var' dedi.
Başbakan, Dışişleri Bakanlığı'nın 11 Aralık zirvesi öncesi telefon diplomasisinin yoğun bir şekilde sürdüğünü ve Başmüzakereci Ali Babacan'ın da Avrupa'da temaslar yürüttüğünü belirtti. Türkiye'nin AB için elinden gelen bütün gayreti sürdürüyoruz söyleyen Başbakan Erdoğan, muhafeti ve siyasi partileri 'rant peşinde koşuyorlar' diyerek eleştirdi.
AB ülkesi 3 ülkenin dün yaptığı toplantının hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, dün yapılan toplantının zirve toplantısı olmadığını hatırlattı. Erdoğan, Paris'te 3'lü toplantı yapıldığını ve Alman Başbakanı Merkel ile bu 3'lü toplantıya giderken bir telefon görüşmesi yaptığını söyledi.
Görüşmeye giderken Merkel ile yaptığı 20 dakikalık telefon görüşmesinde Erdoğan, "Kendilerine özellikle sürece yönelik olarak gerek Dışişleri Bakanları toplantısı ki 11 Aralık'ta bir araya gelecekler gerekse 14-15 Aralık'ta kendileri bir araya gelecekler. Yani buradaki atılacak hatalı adımlar bu sürece yönelik yanlış yaptırımlar veya müdahaleler büyük hata olur dedik. Bunları kendilerine açık net söyledik. Ve kendileri de bu noktada sürece yönelik olarak iyi niyet taşıdıklarını bizlere ifade ettiler" dedi.
Düzenlenen basın toplantısının ardından 'ANA' uçağı ile Suriye'ye hareket eden Başbakan Erdoğan'ı, Esenboğa Havalimanından Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer ve öteki ilgililer uğurladı.
ERDOĞAN: HİÇBİR ZAMAN DUYGUSAL DAVRANMAYACAĞIZ
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AB konusunda Türkiye'nin hiçbir zaman kararlılığını değiştirmeyeceğini söyledi. Erdoğan, "Burada bir olgunluk içerisinde bu süreci takip ediyoruz. Hiçbir zaman duygusal davranmayacağız" dedi.
Başbakan Erdoğan, Suriye'ye hareketinden önce Ankara Esenboğa Havalimanı'nda bir basın toplantısı düzenleyerek soruları cevaplandırdı. Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Başbakan Erdoğan'ı havaalanında uğurladı.
Bölgede suların durulması için somut önerilerin ve bölge ülkelerini bir araya getirme yolunda gayretlerinin olup olmayacağının sorulması üzerine Başbakan Erdoğan, Türkiye'nin Irak'a komşu ülkeler sürecini başlattığını ve bunun şu ana kadar 10. toplantısının yapıldığını söyledi. Erdoğan, "Şimdi bunun devamı istikametinde de çalışmamız var. Bunun devamını sağlayıp bu toplantılarla bölgenin geneline ne gibi katkılarda bulunuruz, bu konularda adımlar atılması için gayretlerimiz devam ediyor" dedi.
AB ülkesi 3 ülkenin dün yaptığı toplantının hatırlatılması üzerine Başbakan Erdoğan, dün yapılan toplantının zirve toplantısı olmadığını söyledi. Erdoğan, Paris'te 3'lü toplantı yapıldığını ve Alman Başbakanı Merkel ile bu 3'lü toplantıya giderken bir telefon görüşmesi yaptığını belirtti.
Görüşmeye giderken Merkel ile yaptığı 20 dakikalık telefon görüşmesinde Erdoğan, "Kendilerine özellikle sürece yönelik olarak gerek Dışişleri Bakanları toplantısı ki 11 Aralık'ta bir araya gelecekler gerekse 14-15 Aralık'ta kendileri bir araya gelecekler. Yani buradaki atılacak hatalı adımlar bu sürece yönelik yanlış yaptırımlar veya müdahaleler büyük hata olur dedik. Bunları kendilerine açık net söyledik. Ve kendileri de bu noktada sürece yönelik olarak iyi niyet taşıdıklarını bizlere ifade ettiler" dediğini ifade etti.
Daha önce 3'lü toplantı öncesi bazı tarihlerin dile getirildiğini kaydeden Erdoğan, bu konuda Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ve Baş Müzakereci Ali Babacan'ın yoğun diplomasi sürdürdüğünü söyledi.
Erdoğan, "Elimizden gelen bütün gayreti ortaya koyuyoruz. Bu süreç böyle rahat bir süreç değil tabii. Ancak bu sürecin çok daha sıkıntılı geçmesini arzu eden bazı anlayışlar var. Biz bu tavrı anlamakta zorlanıyoruz. Yapıcı bir hava içerisinde olmaları gerekirken onlar bu işi nasıl zorlaştırırız. Veyahut da buradan nasıl bir rant elde ederiz. Bunun havası içerisindeler. AB sürecini siyasi partiler için bir rant süreci veya bir rant aracı olarak kullanılmaya gayret ederlerse kazanacakları hiçbir şey yoktur. Bizler bu konularda rahatız. Yapılması gereken ne varsa bunlar yapılıyor. Atılması gereken adımlar da atılıyor" dedi.
AB'nin Türkiye'de gelecek yıl yapılacak seçimleri ve Türkiye konusunun bu ülkelerde iç politika malzemesi yapıldığı yorumlarını değerlendiren Erdoğan, bunun öncelikle Fransa'ya sorulması gerektiğini söyledi. Erdoğan, "Çünkü bizim seçimimize bir sene var. Ama Mayıs ayında biliyorsunuz Fransa'da seçimler var. Ondan sonra da kendi içlerindeki seçimleri düşünüyorlar. Bizim seçimlerimizle alakaları yok. Bizim her şeyimiz yolunda gidiyor. Bizim öyle bir endişemiz de yok onlar gibi" diye konuştu.
Türkiye'nin stratejik ve politik ilişkileri değerlendireceği yorumları konusunda konuşan Başbakan Erdoğan, "Bu konularla ilgili bizim şüphesiz ki bir B planımız olacaktır. Bir C planımız olacaktır. Ama bunlar henüz dile getirilecek şeyler değill" diye konuştu.
Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz AB yolunda gidişimizi durdurmak gibi bir anlayışın içerisinde değiliz. Türkiye'deki bazı çevreler ve AB ülkeleri içerisindeki bazı çevreler Türkiye'nin bundan artık umudunu kesip bu gidişi durdurmak istiyorlar. Bizim öyle bir niyetimiz yok. Biz yine aynı şekilde müzakerelerle ilgili fasılların açılmasında yapılacak olan ne varsa bunların hepsini yapmaya devam ederiz."
Erdoğan, Türkiye'nin aksi bir durumda Kopenhag Kriterleri'ne Ankara ve Maastricht Kriterleri'ne İstanbul Kriterleri adını koyarak yoluna devam edeceğini söyledi.
YORUM YAPARSAM BENİ TOPA TUTARLAR, SÖZÜNÜN AKLA GETİRDİĞİ YORUM:
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, Günay için 'Herhalde kafası iyiydi' demişti. İŞTE İKİ AKP'Lİ ARASINDAKİ POLEMİK...
Cemevlerine yasal statü verilecek, Alevi dedelerine de maaş bağlanacak.
CHP Genel Başkanı Baykal, partisine yönelik çarşaflı katılımlara ilişkin, Humeyni’ye gönderme yaparak yanıt verdi.
DTP Tunceli Milletvekili Şerafettin Halis, İngilizler'den 29 Mart yerel seçimlerinde gözlemcilik yapmalarını istedi.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, AKP’li Yozgat Belediyesi’nin son 4 yılda yaptığı 4 ayrı çiçek ihalesiyle ilgili iddialarda bulundu.
|