|
|
11 Mart 2008 Salı 00:05
|
Politika
|
Emin Çölaşan'ın eşine, Cemil Çiçek'in TEPKİSİDİR: YARGI MENSUPLARI EMEKLİ OLUNCA KONUŞSUNLAR
ÇİÇEK'TEN 27 MAYIS DARBESİNİ ÖVEN DANIŞTAY BAŞSAVCISI ÇÖLAŞAN'A SERT TEPKİ
- BAŞBAKAN YARDIMCISI ÇİÇEK:
- "YARGI MENSUPLARI EMEKLİ OLUNCA KONUŞSUNLAR"
- "3 TANE DEVLET ADAMINI ASARAK, BU ÜLKE NE ELDE ETMİŞTİR, ONA İYİ BAKMAK LAZIM"
- ÇİÇEK, KONUŞMA KAYITLARI YOUTUBE'A DÜŞEN SAVCI VE BÜROKRATLARA SESLENDİ
- "KONUŞMALARI YAYINLANAN KİŞİLER AÇIKLAMA YAPMALIDIR"
Hükümet Sözcüsü, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, 27 Mayıs askeri ihtilalini 'devrim' diye nitelendiren Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan'a sert çıktı. Çiçek, "Yani 3 tane devlet adamını asarak, bu ülke ne elde etmiştir. Ona da oturup iyi bakmak lazım. Yargı mensupları konuşacaklarsa emekli olduktan sonra konuşsunlar" dedi. Çiçek, konuşma kayıtları 'youtube' adlı internet sitesine düşen bürokratlara ve savcılara da, "Önemli iddialar gündeme geldiğine göre bence bir açıklama yapmaları gerekir. Söyledilerse içeriye suç teşkil eder. Onunla ilgili yargı makamlarının, cumhuriyet savcılarının işlem yapmaları gerekir" diye konuştu.
Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Çiçek, 27 Mayıs 1960 darbesini överek, Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu'nun idamının ardından ülkede coşku yaşandığına yönelik sözlerini değerlendirdi. Çölaşan'a sert çıkan Cemil Çiçek, hukuk adamlarının hukukun dışında gelişen olayları tasvip eder gibi açıklama yapmasının doğru olmadığını söyledi. Yargı mensuplarının yaptığı açıklamaların, kurumlarıyla ilgili tartışmaları da beraberinde getirdiğini ifade eden Çiçek, yargı kurumlarının tartışma dışı tutulması için herkesin hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguladı. Çiçek, bu tür açıklamaların kurumları da tartışmaya açacağını söyledi. "Kim bu ülkede ne çözüm arayacaksa hukuk içinde aramalıdır" diyen Çiçek, Çölaşan'a tepkisini şu sözlerle dile getirdi: "Bu ülkede 27 Mayıs'ı tasvipkar olan var mıdır, onu da merak ediyorum. Yani 3 tane devlet adamını asarak, bu ülke ne elde etmiştir. Ona da oturup iyi bakmak lazım, Eski bir Adalaet bakanı olarak, yargı mensupları keşke konuşmasalar diyorum. Batıda bir başsavcının, mahkeme başkanının konuşmasına şahit olan var mı, bilmiyorum. Bunlar kurumları da yıpratıyor. Buna herkesin dikkat etmesi gerekir. Hele de böyle dikenli konularsa ya da toplumda büyük ve derin yaralar açmış konularsa. Konuşacaklarsa emekli olduktan sonra konuşurlar, buna engel yok. O kadar ifade özgürlüğü var, 301'e girmez o".
'YOUTUBE'A DÜŞENLER AÇIKLAMA YAPSIN'
Çiçek, bir gazetecinin önemli bürokratların, savcıların konuşmalarının 'Youtube' adlı internet sitelerinde yayınlanmasının bir güvenlik zafiyeti oluşturup oluşturmadığının sorulması üzerine ise, gazetelere yansıyan bu haberleri kendisinin de okuduğunu ancak ismi geçen kişilerin bu işlere ne dediğini bilmediğini, şu ana kadar bir açıklama da yapmadıklarını bildirdi. kamuoyunu bu kadar meşgul eden bir konuda, konuşmaları yayınlanan kişilerin açıklama yapmaları gerektiğini ifade eden Çiçek, şöyle konuştu:
"Bu isimleri geçenler belli görevleri yapmış, yapmakta olan insanlardır. Önemli iddialar gündeme geldiğine göre bence bir açıklama yapmaları gerekir. Bunlar söylenmediyse ortada suç teşkil eden hususlar vardır. İlgili makamlara başvurmaları lazım. Söyledilerse içeriye suç teşkil eder. Onunla ilgili yargı makamlarının, cumhuriyet savcılarının işlem yapmaları gerekir. Türkiye'de hiçbir şey boşlukta değildir. Yargı makamlarının kendiliğinden harekete geçmeleri gerekir. İnternet çağımızda karşılaştığımız yeni bir durumdur. İnternet suçları diye geçmişte hazırladığımız bir yasa tasarısı vardı. Yazılan şekliyle bu kişilerin bir açıklama yapmaları gerekir. Kamuoyunun da bilgilenme hakkı vardır. İki şeyi ayırmak gerekir. Özü itibariyle doğru olabilir ama o bilgiye erişmek yasa dışıdır. 1 Haziran 2005'te yürürlüğe giren ceza kanununda ayrı bir suç olarak tanımlanmıştır. İçeriğine baktığımız zaman da o kişiler demeli ki 'Biz bunu dedik ya da demedik'. Belli görevleri yapanlar açısından kamuoyunu bilgilendirmek bir etik sorundur, ahlaki sorundur".
CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.
Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.
'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...
CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.
Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:
|