|
|
12 Mart 2008 Çarşamba 16:24
|
Politika
|
‘Bavuldaki 2 trilyon ne oldu?’
CHP, Güney Asya’da 4 yıl önce meydana gelen ve binlerce insanın hayatını kaybettiği deprem felaketinin ardından Kızılay’ın yaptığı yardımı mercek altına aldı
CHP, Güney Asya’da dört yıl önce meydana gelen ve binlerce insanın hayatını kaybettiği depremin ardından, Kızılay’ın depremzedeler için bavulla 2 trilyon liralık döviz götürüldüğünü ve bu paranın bir bölümünün kaybolduğu öne sürüldü. CHP konuyu TBMM’ye getirdi. Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu ‘’Bavulla para taşımak mafyaya özgü bir yöntem’’ dedi. 26 Aralık 2004 günü Güney Asya'da meydana gelen deprem ve tsunami felaketinden Endonezya, Sri Lanka, Hindistan, Malezya, Tayland, Bangladeş, Myanmar, Maldiv ve Seyşel Adaları etkilendi. Depremin ardından Türkiye de seferber oldu. Kızılay ekipleri, felaket bölgesine yardım götüren ekipler arasında yer aldı.
CHP ARAŞTIRMA İSTİYOR
CHP yıllar sonra bu deprem konusunda Kızılay ile ilgili partiye ulaşan bir iddiayı soruşturdu. Bakanlar Kurulu kararıyla Kızılay yönetiminin yeniden oluşturulduğunu belirten CHP, bu değişimin ardından “hukuksuzluklar zincirinin” hız kesmeden devam ettiğini savunarak Kızılay’da yaşananların Meclis tarafından araştırılmasını istedi. CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu GAZETEPORT’a yaptığı açıklamada, Kızılay’ın mevcut yönetiminin yasa dışı olduğunu söyledi. “Bu hükümet döneminde Kızılay’ın bütün şaibeli işlemleri birer birer sorgulanmalı” diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
“Kızılay gibi herkesin üzerinde titremesi gereken, kaynakları sağlıklı olması gereken bir kuruluşun çantalarla para taşıması doğru değil. Bavulla para götürülmüş, kaydı yok ne kadaraı teslim edilmiş belli değil. Hangi gerekçe ve hangi yöntemle bu paraları götürüyorsunuz? Çantalarla para taşımak mafyaya özgü bir yöntemdir. Bu bir kere başlı başına kayıtdışı bir işlem. Kayıtdışı bir işlemle Kızılay yan yana gelemez. Bunu yapanlar mutlaka sorgulanmalı. Çantalarda taşınan paranın miktarı nedir, karşılığında belgesi alınmış mıdır? Parlamentonun mutlaka bu süreci incelemesi lazım”
“PİS KOKU” ÇOK
Meclis araştırmasının gerekçesinde Kızılay gibi saygın ve uluslar arası kabul gören bir kurumun genel başkanlığına hayali ihracattan yargılanan bir kişinin atanmasına dikkat çekildi. Kurumda yaşanan hukuksuzlukların Türkiye’nin ve Kızılay’ın itibarını uluslar arası alanda zedelediği, Kızılay ve Kızılhaç Federasyonu (IFRC) ve Dünya Kızılhaç Komitesi (ICRS) tarafından bu konuda açıklamalar yaptığı vurgulandı. Kızılay’ın kuruluş amacıyla bağdaşmayan yüksek bedeller ödenerek madalya ve nişan hazırlatması gibi faaliyetlerinin hatırlatıldığı gerekçede, kurumun saygınlığına gölge düşürecek bir diğer olayın da Uzakdoğu Depremi’nin ardından yaşananlar olduğu belirtildi.
PARA NE OLDU?
Gerekçede, deprem felaketinin ardından bankadan 2 trilyon çekilmesine karşın, bu paranın gideceği yere banka yoluyla gönderilmediği ve bavul içinde götürülmesine karşılık gümrükten geçişte tutarı konusunda bir tespitin yapılmamış olduğuna vurgu yapıldı ve paranın gittiği yerde ne kadarının teslim edildiğinin belli olmadığı belirtildi. CHP ayrıca, Kızılay yönetiminin taşra örgütünü hukuksuz bir şekilde görevden aldığını, yeni atanan yönetim tarafından çok sayıda Kızılay çalışanı görevden alındığını belirterek, yeni atanan yöneticiler arasında bakan danışmanları ve siyasal yandaşlara yer verildiğine dikkat çekti. Kızılay’ın öğrenci burslarının siyasi iktidar mensubu partinin üyeleri ve belediye başkanlarının çocukları için kullanıldığının öne sürüldüğü gerekçede, Kızılay’ın her türlü siyasi etkiye kapalı, bağımsız bir şekilde faaliyetlerini yürütmesi gerektiği vurgulandı. Dönemin Kızılay Genel Müdürü Ömer Taşlı, Güney Asya Depremi’nden en çok etkilenen Endonezya, Tayland ve Sri Lanka’ya 400 bin dolar nakit yardım götürüldüğünü açıklamıştı. Taşlı, 400 bin dolar nakit para ile bölgeye giden ekiplerin, gidilen yerlerde ilk olarak, sahaya çıkarak ihtiyaç tespiti çalışmalarında bulunacaklarını her ekibin hedef kitlesinin yaklaşık 500 ailenin yaşadığı bir kasaba veya köyün ihtiyaçlarının giderilmesi olacağını belirtmişti.
CHP Sultanbeyli İlçe Merkezi'nde düzenlenen törende, CHP Genel Sekreter Yardımcısı Mehmet Sevigen ve İl Başkanı Gürsel Tekin, Bedir'in adaylığını birlikte açıkladı.
Fransa Ulaştırma Bakanı Domini Qei Bussereau, konuşma yapmak için kürsüye doğru ilerlerken merdivenlere takılarak yere düştü.
'Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kurban Bayramı'nda Diyarbakır'da olacak' denilirken Gül'den şaşırtan bir açıklama geldi: 'KARAR VERMEDİM'...
CHP'li Kılıçdaroğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek'e cevap vererek, 'Umuyorum uygar bir ortamda Melih Bey ile biraya gelir ve tartışırız' dedi.
Eski DEP'li Zana'yı 10 yıl hapis cezasına çarptıran mahkeme, seçme-seçilme ehliyetinden ve diğer siyasi hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına da karar verdi.
Usta yazar Yaşar Kemal, Cumhurbaşkanı Gül'den aldığı ödülün ardından bir teşekkür konuşması yapıyor. İşte o konuşmadan notlar:
|